|
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ilerlediği yol boyunca, tespit edilmiş 200 küsur pkklının cesedi dağlara yayıldı... Bu ikiyüz insanın ölümüne sebep olan, zavallı aldatılmış insanların kanları üzerinde tepinenler pkknın başında oturan terör ağaları ile onların emirlerinde, Türkiye'nin şehirlerinde isyan provaları tezgahlayan sözde siyasetçi terör bezirganlarıdır... Bunları, pkk çetesinin Avrupa'da beslenen TV kanalında görüyoruz...
Bu kimliklerin, söz konusu ekrana çıkıp, katmerli yalanlarla "pkknın TSK'ya karşı zafer kazandığı" haberleri sunup, müritlerini gaza getirmeğe çalıştıklarını ve kendi çıkarları için daha yüzlerce insanı ölüme sürebilecekleri yolu açık tutmaya çabaladıklarını görüyoruz!.. Ekran, bir vampir kulübü gibi çalışıyor, kan arıyor, kin kusuyor!.. Yayının türü, üslubu öylesine naylon ve gayri ciddi ki, bu yayını yapanların, hitap ettikleri kitleyi bu kadar salak yerine koymaları çok şaşırtıcı geliyor... Dahası, bu yayın sahipleri, yaptıkları yayına kendisini dinleyenlerin körü körüne inandıkları gibi bir sonuçtan da emin görünüyorlar... En azından bölge insanının kafalarını örseleyip yönlendirme gibi bir taktik uyguluyorlar... Bu televizyon ekranından operasyonun ilk gününden beri, Türk TV'lerinden çalınan görüntülerle şehit haberleri istismar ediliyor, şehit cenazeleri üzerine Türk askerini aşağılayan metinler yazılıp okunarak, pkknın kazandığı zaferden dem vuruluyor... Hem de hiç ortalıkta görünmeyen, kendilerini daha güvenli Barzan bölgelerinde emniyete alan eşkişa şeflerinin arşiv görüntüleri ile bunu yapıyorlar... En inanılmaz bilgiler de, çarpışmalardan mantıksız sonuçlar üretmeleri!.. "Kaçanı vururuz" tehdidi ile sipere sürdükleri militanların yüzlerce cesedini nasıl açıklayacaklarını hesaplamadan, "Yüz asker öldürdük, bizim beş kaybımız var" diye tabanını bir zafere inandırmaya çalışıyor!.. Çarpışma alanları bilindiği gibi yoğun karlı alanlarda geçiyor... pkknın uzun namlulu silahları ile verdiği zayiatın, sebep olduğu şehit sayısının müsebbiblerinin yaptıklarını bu karlar üzerindeki cansız bedenleri ile ödedikleri açıktır... Çete, geride kalan kaşarlaşmış kadrolarını ekran önüne sürerek uyduruk çarpışma hikayeleri ile TV programları üretiyor... Ekrana gelen çulsuzlar beş kişi ile Türk askerini nasıl püskürttüklerini, yarım yamalak ve tedirgin bir yüz ifadesi ile anlatıyorlar!.. Kendilerine ezberletilen sözleri bile doğru dürüst tekrarlamakta zorlanıyorlar ve konuştukları mekan dikkat çekiyor... Bu mekanın karlı olmaması, düz ovadan propaganda yaptırıldıkları anlaşılıyor... Öncede belirttiğim gibi, avanak yerine koydukları kitlenin buna inanacağına emin görünüyorlar!.. Bütün bu anlattıklarım doğal!.. Elbette çete kendisine göre bir medya devinimi içerisinde olacak... Şırıngalayabildiği kadar lehine yalanı şırıngalayacak... Anormal olan durum, Türkiye'yi yönetenlerin aldırmazlığı ile ilgili... Bu televizyon, dün yaptığı yayınlarında, Ankara, Habur, Hakkari gibi Türk topraklarında isimlerini zikrederek temsilcileri ile temaslar kurdu... Bu temsilciler, pkk militanları gibi açıklama ve bilgilerle rahat rahat ekrana geldiler... Yetmedi, hem telefonda hem de Belçika'daki stüdyoda DTP'li vekiller ve Belediye Başkanları boy gösterdi... Mesela Batman Belediye Başkanı olan Hüseyin Kalkan adlı kişinin yaptığı konuşma, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir tam göbeğine dalışı yapan konuşması kimsenin kılını bile kıpırdatmadıktan sonra... Eşkıya çetesinin bu kadar rahat propaganda yapabilmesi mümkün ise... Yalanlarının rağbet görmesi elbette bir şekilde mümkündür... Kötü olan şudur... Bu yalanlarla oluşturulan hayal dünyasında, çete ölüme sürükleyecek insan kaynağını diri tutabiliyor... Üstelik ölümlerine sebep olduğu çocukların hesabını soracak aileleri de susturuyor... Devlet için, Kandil'i temizlemek kadar kendi vatandaşlarının bu çete tarafından sürdürülen tahakkümüne de sonlandırması şarttır... Roj vampirlerini sustururak başlayabilir...
|