|
TBMM’de gurubu olan siyasi partiler salı günleri toplanıyor... Toplantılarda liderler partililere hitap ediyor...
Haber kanalları da bu konuşmaları yayınlıyor... Dün gazeteye gelirken, otomobilin radyosunda “Bahçeli’nin konuşması” anons edildi ve bağlantı yapıldı, dinliyoruz... Bahçeli, konuşmasında ABD’nin Türkiye üzerindeki çirkin oyunlarını sıralamaya başladı, birdenbire yayın kesiliverdi!.. Spiker araya girdi ve “Bahçeli’yi dinlediniz!” dedi... Oysa daha konuşma başlamamıştı bile... Radyo malum, Türk kaşığı ile ABD çanağı sıyırmaya çalışan kitapsızlara ait!.. İsimlerini bile İngilizce telaffuz ediyorlar!.. Tepeden tırnağa teslimiyet!.. Gazeteye gelir gelmez, ajansdan MHP Lideri Bahçeli’nin konuşmasını alıp baktım... O radyo/tv’nin bu konuşmayı vermemesi doğal!. Bendeniz de inadına bu konuşmadan, köşenin istiap haddi kadar bölümleri alıp sizlere aktaracağım, izninizle... Bahçeli şöyle dedi: “Türkiye’nin küresel dayatmalara maruz kaldığı, teslimiyetin diplomatik başarı olarak takdim edildiği, milletimizin bekasını doğrudan ilgilendiren vahim gelişmelerin yaşandığı karanlık bir dönem kamuoyunun gözü önünde gerçekleşmektedir Cumhuriyetimizin temel dayanakları olan, ulus devlet ve üniter yapının tasfiyesi ve milletimizin kimliksizleştirilmesi ile sonuçlanması planlanan önümüzdeki dönemde, bu hassasiyetlerin farkına varılmış olması ve bunun mücadelesinin verilmesi artık kaçınılmaz bir vatan görevi haline gelmiştir... Türkİye, Başbakan Erdoğan’ın bilinçli ve maksatlı olarak başlattığı bir sürecin sancılarının ve sarsıntılarının yaşandığı çok tehlikeli bir dönemden geçmektedir. Bu süreç, 5 Kasım 2007 tarihinde Beyaz Saray’da yapılan Bush-Erdoğan görüşmesiyle harekete geçirilerek hayatiyet kazanmıştır. 5 Kasım süreci, aradan geçen onyedi haftalık süre içinde somut gelişmelerle şekillenmiş, niyetler ve hedefler bütün unsurlarıyla ortaya çıkmıştır. Son dönemde yaşananlara bakıldığında, herkes şu gerçekleri görecektir: - Etnik bölücülük, meşru bir siyasi amaç olarak zemin ve statü kazanmış, - Demokratikleşme adına bölünme dinamikleri bütünüyle harekete geçirilmiş ve, - Türkiye terör tehdidi ile siyasi çözüm dayatmaları arasına sıkıştırılmıştır. Bu sürecin önünün kesilememesi halinde, korkarız ki Türkiye sonuçları tahmin edilemeyecek kadar ağır bir iç çatışma ortamına sürüklenecek ve Türk milletinin bin yıllık kardeşlik hukuku ateşe atılacaktır. Terörle mücadelede hedef küçülterek pkkyı tasfiye amacından uzaklaşan Başbakan Erdoğan, bölücü terörün siyasi amaçlarına silah kullanmadan ulaşacağı siyasi çözüm sürecini, hükümeti için Anayasal görev ve sorumluluk olan terörle mücadelenin önüne geçirmiştir. Bu çerçevede şu hususlar üzerinde önemle durulması yerinde olacaktır. pkknın askeri tedbirlerle bitirilemeyeceği ve askeri operasyonların yetersizliğinin anlaşıldığı söylemleri son dönemde yoğunlaşmış, kara harekâtı adeta bu konuda bir gerekçe olarak kullanılmak istenmiştir. - Bunun gerisinde yatan amaç açıktır: Siyasi çözümü yegâne çıkış yolu olarak Türk milletine pazarlamaya çalışan çevreler, hükümetin askeri müdahale konusundaki ürkekliğini bunu ispat vasıtası olarak kullanmak istemektedir. - Askeri harekâtın sınırlı ve ölçülü olmasını savunanlarla, siyasi çözüm çığırtkanlığı yapanların aynı çevreler olması, bu konudaki niyetlere ışık tutmaya tek başına yetecektir. - Bu çevrelerin Meclis bünyesinde mutabakattan kastettiğinin AKP ile PKK’nın uzantısı DTP arasındaki görüş birliği olduğu anlaşılmaktadır. - AKP’nin Meclis çoğunluğu ile DTP’nin sayısal desteğinin bu ihanet projesini uygulamaya yeterli olacağını düşünen bu mihrakların değerlendirmeleri hakkında, AKP milletvekillerinin ne düşündüğünü bilmemiz mümkün değildir. PKK patentli bu ihanet projeleri Meclis zeminine taşınırsa, 549 milletvekili, vatan, millet, devlet ve bayrak anlayışlarını gösterecek bir tutum benimseyecek ve Türk milletinin ve tarihin huzuruna çıkacaktır...” MHP Lideri Bahçeli’nin konuşmasının tam metnini, Parti’nin internet sitesinden okumanızı tavsiye ederim...
|