|
Geçen hafta başında gözler Anayasa Mahkemesi'ndeydi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya' nın AKP'nin kapatılmasına ilişkin iddianamesi resmen "dava" olarak mahkemenin gündemine girdi.
Bu hafta da gözler AKP'de... Anayasa Mahkemesi'ne ve davaya karşı nasıl bir tutum izleyecekler? Başbakan dahil, kafalar karışık... Önce kafa tutmayı denediler... İddianameyi yok saydırmanın yollarını aradılar. Gerekirse her şeyi yapabileceklerini, Anayasa Mahkemesi'nin elini kolunu bağlayabileceklerini ifade ettiler... Olmadı... Hemen politika değişikliğine gittiler, çanak tutmayı denediler... Başbakan'ın ağzından "hukukun üstünlüğü" sözlerini bile duyduk! Erdoğan , iki gündür Anadolu'nun değişik yerlerinden bildiriyor ve bindiriyor! Konuşmalarında Menderes 'ten giriyor, halktan çıkıyor... Geçmiş yıllardaki toplumsal çelişkileri kaşıyor... Bir lider salt geçmişe dayanarak siyaset yapmaya başlamışsa, bugünü ve yarını yok demektir! *** Anadolu'da Menderesçilik yapan Erdoğan, Avrupa'da ne yapıyor? Önce AB'nin geçen hafta verdiği mesajları özetleyelim. Şu sözler AB temsilcilerinin: "Türkiye'de yargı darbesi var... Bunun önüne geçmeliyiz..." "AKP kapatılamaz... Bu davanın hiçbir haklı yönü yok!" "Türkiye'de insanların adil yargılanacaklarını düşündükleri bir ortam yok." "AKP kapatılırsa müzakereler askıya alınır..." Farklı zamanlarda dile getirilen bu sözlerin ortak paydası şu: "AKP'ye sahip çıkmak." AB katlarından Türkiye'deki yasalarla ilgili yorum gelse, Siyasi Partiler Yasası'nın antidemokratik yanlarına vurgu yapılıp bunların değiştirilmesi istense, bir ölçüde anlarız... Ama AKP'nin derdi Türkiye'deki siyasi yaşamın demokratikleşmesi değil, AKP'nin kurtarılması! Hani AKP, doğrudan AB'nin kendisine ait bir kuruluş olsa, bu kadar sahip çıkılır! Kökten AKP'cilik AB'nin iç mekanizmalarında da tartışılmış olmalı ki, son iki gündür AB'nin AKP'yi korumayı değil, demokrasiyi korumayı hedeflediği vurgulanmaya başladı. Bu noktada da sormak gerekir: Türkiye'de demokrasinin zaafa uğramasında AKP'nin hiç mi suçu yok? Avrupa kurumlarından PKK ile ilgili haberlerle AKP korumacılığını birleştirince çok tatsız yorumlar yapmak durumunda kalırız, şu aşamada hiç girmeyelim! *** Yazının başlığı, AKP-AB anlaşmasının fotoğrafıdır. AB Türkiye'ye saldırdıkça; AKP, AB'nin ipine sarılmaya çalışıyor. Bu bağlamda yeni bir "uyum paketi" söz konusu... Kimileri farklı rakamlar dile getiriyor ama, gelecek paket, uyumun onuncusu... Bu gidişle sonuncusu olmayacak. Anayasa Mahkemesi'nin karşısına çıkıp kendisini savunması için AKP'nin önünde 3 hafta var. Bu süreçte AB'nin ipine sarılma yeğlenirse, hemen parti kapatmayı zorlaştıran "AB'ye uyum" yasaları gündeme gelecek... Anlaşılan Anadolu'ya da gidilip, devlet kurumları şikâyet edilecek... Böylece yeni bir AKP dengesi oluşacak: AB'ye "uyum" paketi... Anadolu'ya "oyum" paketi... AKP'ye küçük bir anımsatma: Halkı bir süre kandırabilirsiniz, sürekli asla...
|