|
Bilindiği gibi Tarihi çarpıtmaya çalışan bazı entrikacı çevreler, ATATÜRK sonrası CHP içinde başlayan dörtlü takrirden beri, Emperyalistlerle bir olup halkı ezen Anadolu rant çevrelerinin katkıları ile gelinen yozlaşmayı ve sosyal adaletsizliği, Kemalizm’in suçu gibi göstermeye çalışmaktadırlar.
Bu çevreler uzun süredir beklentileri sonucu destek verdikleri ve paylaştıkları Anadolu’nun rantından en büyük payı alan liberal çevrelerden ayrışarak, çeşitli iç ve dış beklentileri iyi hesaplamış, halkla ilişkileri çok iyi kullanmış ve zaten Ekonomi politik anlayışlarında farklılık bulunmayan liberalleri bünyelerine toplamış büyük payı ele geçirmişlerdir.
Atatürk ün ölümünden sonraki süreç içinde, siyasi ve ekonomik rant paylaşım kavgaları sonucu oluşan tarikat destekli çarpık kapitalist sistemin çıkar ilişkileri, eğitim seferberliğini ve sosyal devlet yapılanmasını dışlayarak toplumsal sınıflar oluşturmuştur. Bu Emperyalizmin işbirliğinde gelişen ve sömürüye dayanan hengâmede oluşan alt sınıflar, ucuz emek durumuna indirgenerek hem ekonomik hem kültürel olarak ezilmiştir. Bu hiyerarşik oluşumda, hem ekonomik imkânsızlıklar, hem eğitimsizlik, ezilen insanların devinim ve gelişim özgürlüğünü elinden alıp, kendilerini gerçekleştirme imkânlarını tıkamıştır. İşte bu olgu, sisteme alternatif İslami devrim olgusunu işlemeye hazır karşı devrimci güçlerin ihtiyacı olan hakları savunulacak ezilen halklar alt yapısını oluşturmuştur. Bu sosyolojik olgu iyi incelenirse, ideolojik bir karşı devrim sürecinin yarattığı sosyal adaletsizliğin, şeriatçı bir ideolojinin, karşı devrim için ihtiyaç duyduğu altyapının oluşmasına nasıl sebep olduğu görülecektir.
Kurtuluş savaşı ve Kemalist devrimler sürecinin getirdiği kazanımları ve motivasyonu söndürüp dönüştürmeye çalışanlar, ucu başı belirsiz çarpık kapitalist ilişkiler içinde, batı lehine temelsiz ve çıkarcı siyasetler izleyip, sosyal devlet yapısını, siyaset, tarikat, ticaret ilişkilerine kurban etmişlerdir. Bu ekonomi politik sürecin yarattığı elit sınıf, şu sıralarda uluslar arası sermayeye eklemlenmekte hatta vatanı parselleyip Milleti ucuz emek ve üstelik borçlu olarak Emperyalistlere teslim etmektedir. Tabi ki bunları söylerken vatansever ve çıkarları için ilkelerinden ödün vermeyen, Milletini hiçbir zaman sömürmeyen, cesur, mert ve bu uğurda canını vermeye hazır dürüst vatan evlatlarını ve Türkiye Cumhuriyetinin emniyet sübabı olan, değerli Askeri ve sivil Bürokratları tenzih ediyorum. Zaten Emperyalistlerin ve vatan hainlerinin bu kesimlerden başka ne engeli vardır ki amaçlarına ulaşmak için?
|