Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
28
Ekim
2008
Sahte Milliyetçiler, Mumcu ve Cumhuriyet Yazdır E-posta
Serdar ANT   
Perşembe, 24 Ocak 2008

Serdar ANTUğur Mumcu, Cumhuriyet'te "Sahte Milliyetçiler" başlıklı yazısında "ünlü Fransız bilim adamı Maurice Duverger, bizim gibi ülkeler için "proleter uluslar" kavramını kullanıyor" diyerek şunları söylüyordu: 


"Proleter ulusların tek kurtuluş yolu, uluslararası kapitalizme karşı savaş vermelerine bağlıdır. Buna, "antiemperyalizm" diyoruz. Gerçek "milliyetçilik" budur. Üretimi, yabancılara karşı sömürtmemektir milliyetçilik! Proleter ulusların milliyetçiliği, ancak ve ancak "antiemperyalist" bir çizgiye oturtulabilir. Bu milliyetçilik anlayışında, ulusallık ve sınıfsallık iç içedir. Kurtuluş Savaşımız ve savaşın önderi Mustafa Kemal Atatürk, proleter uluslara özgü "milliyetçiliğin" yirminci yüzyıldaki görkemli örnekleri sayılır."


Kalpaksız Kuvvacı'ya göre gerçek milliyetçilik budur!

Ne var ki bir başka "milliyetçilik" daha vardır. Mumcu onu da şöyle tanımlıyor:

"Yoksul ülkelerdeki, proleter uluslarda rastlanan bir başka "milliyetçilik" bunun tam tersidir. Çarpık ekonomik yapıda palazlanan ve çoğu yabancı sermayenin desteğindeki ticaret burjuvazisi ve kurulu siyasal düzen, uyanan antiemperyalist bilinci yok etmek ya da yozlaştırmak için bir başka "milliyetçilik" akımına sarılır.

…Bu milliyetçilik, baştan tırnağa yabancı sermayeden yanadır, ülke içinde ticaret burjuvazisine, dışında yabancı kuruluşlara toz kondurmaz; işçiden, emekçiden değil, işverenden yana tavır alır, alabildiğine din sömürücüsü ve düşünce özgürlüğü düşmanıdır."


* * *

Mumcu'nun "Sahte Milliyetçiler"i yazmasının üzerinden neredeyse 29 yıl geçti. 1993'te alçakçasına katledilen Uğur Mumcu artık aramızda değil!

Peki, bugün Cumhuriyet hangi tür milliyetçiliği savunuyor?

Daha açık soralım: Uğur Mumcu'nun tanımladığı gerçek milliyetçiliği mi savunuyor Cumhuriyet gazetesi?

Gazetenin başyazarından üç örnek vererek bu soruyu yanıtlayalım:


Tarih: 29 Ekim 2004…

İlhan Selçuk, "Kurtuluşun Önkoşulu" başlıklı yazıda AB'yi şöyle tanımlıyor:

"AB'nin durumu daha ilginç! Bu örgütün laik ve demokratik kurallar temelinde bir uygarlık oluşumunu simgelediği kesindir; Türkiye bu uygarlık hedefine yönelik pusulayı Atatürk'ten beri benimsemiştir; yol haritamızı değiştirecek değiliz..."


Tarih: 21 Aralık 2005…

İlhan Selçuk, "Cumhuriyet AB'ci mi, Değil mi?" başlıklı yazısında bu sefer şunları söylüyor:

"Cumhuriyet AB'ye girmekten yanadır; bu fikir çeşitli zamanlarda dile getirilmiştir."



Tarih: 16 Eylül 2005…

İlhan Selçuk, TÜPRAŞ'ın Koç-Shell ortaklığına satılmasını, köşesinden "TÜPRAŞ, Koç'a hayırlı olsun. Cesareti ve kararlılığı için kutlarım. Stratejik davrandığı için de…" şeklinde alkışlayan Orhan Bursalı'yı da şöyle destekliyor:

"Orhan sevinmiş. Ne yalan söyleyeyim, ben de çoğu kişi gibi sevindim, bu milletin malını kökü dışarıda şeriatçılara ucuza pazarlamak isteyen bu iktidardan korkuyorum… Koç, yüreğimize su serpti, TÜPRAŞ'ı kurtardı."


* * *

Uğur Mumcu'nun alçakça öldürülmesinin üzerinden 15 yıl geçti. Bugün "AB'ye girmekten yana" olduğunu açıklayan ve TÜPRAŞ'ın emperyalist tekel SHELL ile yerli işbirlikçisi KOÇ'a peşkeş çekilmesini "yüreğine sular serpilerek" alkışlayan Cumhuriyet'in bugünkü çizgisi, "Kalpaksız Kuvvacı" Uğur Mumcu'nun savunduklarıyla örtüşüyor mu peki?

24 Ocak'ta gazetenin önüne gidip Mumcu'yu anacak olanlar önce bu sorunun yanıtı vermelidirler.


1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Davacı
24 Ocak 2008 08:48 29
Başarı Göstergesi: +1

Uğur Mumcu'yu saygı ve özlemle anıyorum;ruhu şadolsun..Cumhuriyet Gazetesi konusunda yazarın endişelerini ve sorgulamalarını paylaşıyorum...Ne yazık ki Atatürkçüyüm,Cumhuriyet Türkiye'sinden yanayım diyenlerin samimiyetine güvenmiyoruz;ard niyetlerini ,işbirlikçiliklerini anlamaya çalışıyoruz.Çünkü "teslimiyetçi" iktidar mensupları ve yandaşları eliyle kadrolara olduğu gibi "kafalara

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy