Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
22
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow MUSTAFA MUTLU arrow Adalet Bakanı... Suçluysan özür dileme, istifa et!
Adalet Bakanı... Suçluysan özür dileme, istifa et! Yazdır E-posta
Mustafa MUTLU   
Çarşamba, 15 Ekim 2008

Mustafa MUTLUİlk kez altı gün önce yazmıştım: Sol içerikli yayın yapan Yürüyüş isimli bir dergiyi dağıttıkları için 29 Eylül’de Sarıyer’de polisler tarafından dövülerek gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan beş gençten biri olan Engin Ceber, Metris Cezaevi’nde ölmüştü!

Bu gencin avukatı Taylan Tanay, müvekkileriyle en son bayram öncesi görüştüğünü ve gözlerinin morluklar içinde olduğunu, kendisine “Gardiyanlar bizi sürekli dövüyor” dediklerini söylüyordu.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e çağrıda bulunmuş ve “Bu gencin ölüm nedenini en kısa zamanda kamuoyuna açıklamak boynunuzun borcudur!” demiştim.

***
Deniz Feneri’yle ilgili sorulara “Bana ne yaaa” diye yanıt veren Adalet Bakanı, önce bu çağrımı duymazdan geldi.

Ama konu manşetlere taşınınca lütfedip olayın soruşturulmasını sağladı ve dün tarihi bir açıklama yaptı:

“Engin Ceber’in yakınlarından devletim ve hükümetim adına özür diliyorum.”

Daha sonra da Engin’i işkence yaparak öldürmek iddiasıyla 19 cezaevi çalışanının görevden uzaklaştırıldığını söyledi.

Yani Türkiye Cumhuriyeti devletindeki cezaevlerinde 21. yüzyılda işkence yapıldığını itiraf etti!

***
Şimdi kendisine bir çağrıda daha bulunuyorum:

Dün dilediğin özür, iktidar yanlısı gazeteler tarafından yere göğe sığdırılamayacak Mehmet Ali Bey! Ama sen, o “sahibinin sesi plakları”na kanma...

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki asıl sorumlu bizzat sensin!

Unutma ki sen, “işkence yapılan cezaevlerinin bulunduğu” bu ülkenin Adalet Bakanı’sın!

İşini hakkıyla yapsaydın...

Görevlerinden birinin de “tutukluların ve hükümlülerin yaşama hakkını sağlamak” olduğunu hatırlasaydın...

Bunu gardiyanlara ve cezaevi yöneticilerine de hissettirseydin...

Bu çağda bu iğrenç olay olmazdı!

O nedenle “görevden el çekmesi” gereken kişi sensin Mehmet Ali Şahin!

***
Kırk yıllık hukukçu olarak çok iyi bilirsin ki bir cinayetten sonra özür dilemek yetmez, ödenecek başka bedeller de olmalı!

Senin de dört çocuğun var...

Bir an için tüm siyasi giysilerini üzerinden çıkar ve onlardan birinin böylesine kalleşçe, alçakça bir cinayete kurban gittiğini düşün...

Sonra da Adalet Bakanı denilen kişinin karşına geçtiğini ve “Özür diliyorum” dediğini...

Ne yapardın?

***
Bu gibi durumlarda sorumluluğu kendisinde hisseden ve özür dileyen her kamu yöneticisi istifa eder Mehmet Ali Bey...

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü’yle birlikte sen de istifa etmelisin...

Sadece bakanlıktan değil, milletvekilliğinden de istifa etmelisin ki dokunulmazlığın kalkmalı, yargılanman için engel kalmamalı!

Yine şımarık çocuklar gibi, “Bana ne yaaa” deme...

Dün dilediğin özrün sadece lafta kalmadığını davranışınla da göster!

Haydi...

*****
GÜNÜN SORUSU

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, partisinin Yüksekova’daki ilçe kongresinde “Hakkari ve Yüksekova’da belediyeyi kazanırsak, bu bölgeye çok büyük hizmetler yapılacak” demiş!

Devlet olanaklarıyla seçim rüşveti vaat etmek suç değil mi?

*****
Üniversite affı, ‘türban affı’na dönüştürülüyor!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı ve 28 Haziran 2000’den itibaren her ne sebeple olursa olsun üniversiteden ilişiği kesilenlere ek sınav hakkı getiren yasa tasarısı dün Meclis Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı.

AKP’nin “türbancı” kafası yine devreye girdi ve verilen bir önergeyle affın başlangıç tarihi, 7 Haziran 1995’e çekildi. Böylece affedilecek öğrenci sayısı neredeyse iki misline çıkartıldı!

Bu önergenin verilmesinin tek nedeni, “türban militanları” nı tekrar üniversitelere döndürmek! Çünkü 1995-2000 yılları arasında üniversiteyle ilişiği kesilenlerin büyük bir çoğunluğunu, onlar oluşturuyor...

Eğer bu tasarı yasalaşırsa (ki yasalaşacak), sadece üniversitelerdeki türban kavgası şiddetlenmekle kalmayacak aynı zamanda üniversiteler bunca öğrenciyi okutmak için yer bulamaz hale gelecek...

***
AKP’nin, türban sevdası uğruna yaptıklarına gerçekten inanamıyorum!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy