Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Yiğit BULUT arrow Benim rüyam aslında hepimizin kabusu
Benim rüyam aslında hepimizin kabusu Yazdır E-posta
Yiğit BULUT   
Pazar, 12 Ekim 2008

Yiğit BULUTBugün Pazar ağır konulardan bahsetmeyelim. Gelin size akşam gördüğüm rüyayı anlatayım: Bir televizyon kanalının hazırlık odası. Duvardaki takvimi hatırlıyorum Kasım 2007. Sabah saatleri. Herkes yayına çıkmak için hazırlanıyor. Hatırladığım ve rüyadan anladığım kadarıyla burası bir ekonomi televizyonu, benim de rüyamda başka bir yer görmem de mümkün değil zaten!

Yalnız bir özelliği var çalışanların tamamı “sarı saçlı kızlar.” Yayına çok az bir süre kalmış ama kimsenin verilere baktığı yok. Sarı saçlarını daha sarı yapma peşindeler. Aralarında geçen konuşmalar da çok ilginç kızın biri, saçının boyasından, diğeri parmak arası terliğinden bahsediyor. Tam bir curcuna. Bir ara biri soruyor “Kızım bugün ne diyeceğiz?” Diğeri cevabı yapıştırıyor “Aman ne olacak canım, birazdan free boylardan biri gelir, o zaten birşeyler söyler. Zaten baksana ‘Semiz Mötçe’ de yazmış ‘Kriz mriz olmazmış, herşey çok iyiymiş.’ Ay bu bankaları satmayalım diyenler ne manyak kız! Allahtan Semiz Abi onların da hakkından gelmiş. Herşeyi satmak çok iyiymiş kızım. Bak buldum bugün ne diyeceğimizi, biz en iyisi ‘Fiyatlar düştükçe alım fırsatıdır’ diyelim. Ay bugün bir geçse de akşam Reina’ya bir atsak kapağı”... Bu konuşma olurken aralarında “free boy” dedikleri “baba pararıyla Florida’da okuyup, bir Amerikan finans kurumunun Türkiye’de trader’ı veya ekonomisti olan” çocuklardan biri de çıkageliyor “Hey millet n’aaber!”...

Dünyadan bihaberler...

Kızlar cevap veriyor “Senden?” Konuşma böyle devam edip gidiyor, sonrasında ekrana taşınıyor kızlar bir taraftan, free boy bir taraftan Amerikan İngilizcesi’ni andıran Türkçe’leri ile “55.000’den geri çekilen borsada halka düştükçe alın, 2008 iyi geçecek, düşüşler alım fırsatıdır” diye gazı verip duruyorlar! Zaten “Semiz Mötçe” tadındaki bütün “abileri” de öyle yazmamış mı! Sevgili dostlar, rüyamdan hatırladığım birinci bölüm bu. Dünya çok ciddi bir çöküşün eşiğinde ama “bu odadakiler ve okudukları abileri” dünyadar bihaber! İkinci bölüm daha da ilginç... Birinci yayın sonrası yine aynı odadayız. Kızlar gazeteleri okuyup “köşe yazılarını” kesiyorlar. Çok sevdikleri abileri Semiz Mötçe, yine aşırı iyimser ekonomist Darpettin Mürsel ve o dönemin “iyimser bakanı” Sami Mamacan’ın sözlerini, fikirlerini değerlendirip, akıllarına kopyalıyorlar. O ara kızlardan biri dayanamayıp ağzındaki baklayı çıkarıyor “Bizim patron da ağzına kadar hisse senedi pozisyonu varmış, valla kötü konuşan yanar.” Tam o sırada canlı yayın logoso dönüyor ve iyimser bakan Sami Mamacan ekranda görünüyor. Anlattıkları kızları çok etkiliyor, özellikle ekonomideki “mucizeyle” ilgili söyledikleri anlamayanlara tam bir “elma şekeri!” Sarı kızlar tabi sadece “ekonomi yazarlarını” ve bakanı takip etmiyorlar. Halka önemli fikirlerini aktardıkları “büyük siyaset üstadı” yazarlar da var. Eskiden “Cuma namazı çıkışı” Beyazıtta gösteri yapanların “tadında” kanal 7777’de boy gösteren sonrasında “sınıf atlayıp” elinde şarap kadehi “yeni sınıfına” transfer olan “fikir adamı Samet Sakan da” okudukları yazarlardan. “Daha üstat” yazarlar da var tabi Müzeyt Mülksever de onlardan biri! Samet Sakan “liberallikte” o kadar ileri gitmiş, o kadar büyük “bir fark yaratmış ki” bırakın Cuma namazı çıkışı gösteri yapanların tadında bir “duruşu”, o artık Ramazan günü elinde rakı kadehi “ortalarda” resim bile veriyor. Ha bir de önemli bir detay çalıştığı kanal 7777’nin “hortumlandığı” dönemde orada tam ruh ve bedenle olmasına rağmen, o dönemi unutmuş gibi şimdi bir de onları eleştiriyor...

Herşeyi bilen akıllılar!

Sevgili dostlar, rüyamın ikinci bölümü de böyle. Derin bilgiye sahip sarı kızlar, “aşırı iyimser yazarlar-semizler” ve atladığı sınıf mesafesi ile başımıza “herşeyi bilen” kesilen “eski cahil” yeni “akıllılar!”

Gelelim rüyamın son bölümüne... Siyasetçileri, entellektüel takımı, yazarları ve bilgi aldıkları televizyonları bu tip “arkadaşlardan” oluşan bir ülkede, rüyamın son bölümü halkın arasında geçiyor. Gerçekte 2 bin dolar olan ama kendine 10 bin dolar olduğu iddia edilen geliriyle “gün geçirmeye” çalışan, yılda 52 milyar doları “çocuklarını şehit eden örgtütü besleyen ülkelerin para sahiplerine” faiz diye ödeyen ve her krizde “soyulan” halkın durumu, inanın rüyamda bile göremediğim kadar kötü!

Tam bu rüyayı görüyordum ki kapı çaldı gazeteler geldi. Aldım elime “pırıl pırıl yazarlar.” Açtım televizyonları “pırıl pırıl insanlar.” Neyse derin bir nefes aldım, Allahtan gördüğüm rüya benim ülkemde değil!

Neyse bugün Pazar, sizi sıkmak istemedim, bazı yerleri eğlenceli rüyamı sizlere aktardım. Gülebildiyseniz buyrun gülün !


 

0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy