|
Diziye teşekkür eden ilk köşe yazarı! |
|
|
|
Çiğdem BAYRAKTAR
|
|
Cumartesi, 27 Eylül 2008 |
|
Yüksel Aytuğ, köşesinin hakkını vermek için “bütün gün” televizyon izleyen yazarlardan. Öyle ki; yapımların arka planında gizlenen ekipleriyle bile yakın ilişkileri var. Artık dizilerde yaşananları gerçek sanıyor.
En son “Teşekkür ederiz Sıla” diye başlayan bir yazı yazmış Aytuğ, nedenleri aynen şöyle: “Kızların okumasının ne denli önemli olduğunu anlattığın için... Toprak ağalığı düzenine karşı durduğun, "babalığın", ağalıktan çok daha önemli, erdemli ve saygın olduğunu haykırdığın için... "Töre"nin mukadderat olmadığını, direnerek, severek, sevilerek, inat ederek, anlayarak, anlatarak bazı şeylerin değişeceğine hepimizi inandırdığın için...” Yüksel Aytuğ yukarıda belirttiği gibi izleye izleye sevdiği dizilere saygınlık kazandırmak için de uğraşan yazarlardan. Yani bazıları onun için neredeyse sanat eseri halini alıyor bir zaman sonra. Bu o kadar ileri gidiyor ki; yüzlerce yıllık Anadolu törelerine ve geleneklerine bir diziyle karşı durulduğunu ya da bu sayede değişime doğru inancımızın arttığını bile söylüyor. Bu traji komik bir yazı. Yüksel Bey"in bu yazısı, televizyonun eğlence unsuru olmaktan çıktığının resmi gibi göstermiş Sıla"yı. Oysa acaba kaç ağa Sıla"ya bakarak yumuşadı, kaç kadın okula kaydoldu Doğu illerimizde ya da toprak ve aşiret bütünlüğünün içine ne kadar sızdı diyaloglarıyla? Bunlar marazi ve havada kalan sözler. Toplumumuzun eksik yalarını tamamlamaya binlerce değil, milyonlarca Sıla gerek! Bir kadının hikayesinin ekseninde gerçek haksızlıkları teğet geçmek ise en büyük yanılgımız. Traji-komik bir yazı. Ama bizden de teşekkürler ekibine, attıkları en değerli somut adım için. Mardin"e diktikleri okul için! Diziyle bütünleşip öyküyü gerçek sanmanın aksine, geriye kalacak tek gerçek şey için!
|