|
Genelkurmay Başkanı, Taraf Gazetesi’nin yayıncılık anlayışını sert bir üslupla eleştirdi ya... Başbakan da dün sözüm ona destek vermeye çalışırken yine elmalarla armutları birbirine karıştırdı!
Kendisinin de medya sorumlularına defalarca ricada bulunduğunu kaydederek, şunları söyledi:
“(Ne olur şu işleri anlatmayın, bu acılı resimleri göstermeyin, yazmayın) dedik ama ne derseniz deyin aynı durumu devam ettiriyorlar.”
***
Taraf Gazetesi’nin yayıncılık anlayışını nereden, kimler tarafından ve ne amaçla sızdırıldığı belli olmayan, doğruluğu bile tartışmalı belgeleri yayınlamasını ben de onaylamıyorum...
Ama bu anlayışla mücadelenin yolunun, Genelkurmay Başkanı’nın bu gazetenin adını bile vermeden, bütün gazetecileri töhmet altında bırakarak fırçalamasından geçtiğine de inanmıyorum.
Başbakan’ın bu durumdan yararlanarak medyaya yaptığı baskıları haklı göstermeye çalışmasını ise tek kelimeyle çirkin buluyorum!
***
Başbakan Erdoğan...
Dediklerinizi yapmaya kalksak bu ülkedeki insanlar Dağlıca’da, Aktütün’de onlarca askerimizin öldürüldüğünü öğrenemeyecekti!
İntihar eylemcisi kızı, Güngören saldırısını, Selimiye Kışlası’na atılan roketleri bilmeyecekti...
Hatta daha dün Hakkari ve Şırnak’ta 5 askerimizin öldürüldüğünü duymayacaktı!
Eğer şehitlerimizin acılı yakınlarının fotoğrafları yayınlanmasaydı sizin işiniz görünürde daha kolay olurdu elbette!
Çünkü olup bitenlerden habersiz bir toplum, teröre karşı bir an önce çözüm bulmanızı istemezdi sizden...
***
Ama unutmayın ki bu çağda bu haberleri gizlemek de mümkün değil...
Biz yayınlamasak bile terör örgütü bu saldırıları, kendi internet siteleri ve televizyonu aracılığıyla yalan-yanlış şekilde dünyaya duyurur... Bu bilgiler de kulaktan kulağa yayılarak, çok daha büyük tepkilere yol açar!
O yüzden kusura bakmayın ne kadar acı olursa olsun, biz bu haberleri ve fotoğrafları yayınlamaya devam edeceğiz!
Sizin benimsediğiniz, “her kötü olayda, önce basını susturmak” fikri, sadece diktatörlerin yöntemidir Başbakan!
Biz sadece gazetecilik sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz...
Siz de bir diktatör değil, “demokrasiyle yönetilen bir cumhuriyet devletinin başbakanı” olduğunuzu hatırlayın ve ikide bir bizi hedef göstermekten vazgeçin!
*****
TERİM’E ZAM!
Dünya devi şirketler bile kriz nedeniyle üst düzey yöneticilerine verdikleri maaşı ve primi düşürürken, Futbol Federasyonu, FatihTerim’in maaşını ikiye katlamış...
Beyefendinin aylık ücreti tam 220 bin YTL olmuş!
Sakın bana, “Diğer milli takımların teknik direktörleri kaç para alıyor” gibi beylik sözlerle itiraz etmeyin!
Önce Türkiye’de, son bir yılda Cumhurbaşkanı dahil kimin ücretine yüzde 100 zam yapıldı, onu söyleyin!
***
Haydi Terim... Vatan sevgini göster ve zammı kabul etme!
*****
GÜNÜN SORUSU
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni hedefi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler... “Belgeli muhalefet”in liderinin Bakan Bey’e sorusu şöyle:
“17 Aralık 2007’de İstanbul Vow Otel’de İsrail Enerji Bakanı ile yemek yiyerek hangi konuyu konuştunuz? Bu yemeğin bedelini hangi şirketler grubu karşıladı? Yoksa siz bir sermaye grubunun mu bakanısınız?”
*****
Mahkemelere güvenmek istiyoruz!
Adnan Oktar’ın avukatlarının talebi üzerine önceki gün VATAN’ın internet sitesine erişimi engelleyen Silivri’de görevli Hâkim Hanım, yaptığı hatadan dün sözüm ona dönmüş ve sitenin açılmasına ama Adnan Oktar’la ilgili tüm haberlerin engellenmesine karar vermiş!
Hâkim Hanım bu kararı bir okurun, sitedeki Adnan Oktar’la bir haberin altına yaptığı yorum yüzünden veriyor...
Sadece o yorumu kaldırtacağına, tüm Adnan Oktar haberlerini yasaklıyor!
***
Dünyaca ünlü hukukçu Louis D. Brandeis, “Eğer yasalara saygı gösterilmesini istiyorsak, önce saygı duyulacak yasalar yapmalıyız” der... Biz de eğer mahkemelere güvenilmesini istiyorsak, önce mahkemelerin güven veren kararlar vermelerini sağlamalıyız!
Çünkü adalet, önündeki yasaları umursamayan hâkimlerle tecelli etmez!
|