Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
11
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Mustafa BALBAY arrow Ağır Silahlarla Irak'ın Kuzeyinden Saldırı!
Ağır Silahlarla Irak'ın Kuzeyinden Saldırı! Yazdır E-posta
Mustafa BALBAY   
Pazar, 05 Ekim 2008
Mustafa BALBAY

Terör, bayram tatilinin sonunda yine kanlı yüzünü gösterdi.

Irak sınırına 4 kilometre uzaklıktaki Aktütün Karakolu’na düzenlenen saldırı sonucu; 15 askerimiz şehit oldu, çok sayıda yaralı var. Türkiye öyle bir gündem kıskacında ki, böyle bir saldırı ne zaman yapılsa,mutlaka güncel pek çok gelişme ile bağlantı kurulabilir.

Son saldırı hangi gelişmeler sonrası yaşandı?

Nasıl bir nitelik taşıyor?

Yapılan resmi açıklamalar ışığında analiz etmeye çalışalım...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bu göreve gelişinin hemen sonrasında medya aracılığıyla terörle mücadelede yeni dönemin ayrıntılarını kamuoyu ile paylaştı. Org. Başbuğ, gazetecilerle düzenlediği toplantıda, 24 yıllık terörle mücadele sürecinin kilometre taşlarını aktardı ve şu saptamayı yaptı:

Terör örgütünün ciddi bir kırılma içinde olduğunu görüyoruz. Bu dönemi iyi değerlendirirsek, daha ileri sonuçlar elde edebiliriz... Diyarbakır ve Van gezim sırasında vatandaşların bana yönelik sevgi gösterisi gözlerimizi yaşartacak düzeydeydi...

Öyle anlaşılıyor ki, terör örgütü hem bitmediğini kanıtlamaya çalışıyor hem de bölge halkına devletle bağ kurma diyor!

***

Aktütün saldırısının iki önemli boyutu var:

1- Saldırı Irak’ın kuzeyinden.

2- Ağır silahlarla...

Kendi içinizde ne kadar ciddi önlem alırsanız alın, komşu bir ülke teröre destek veriyorsa, yaptığınız mücadele bir ölçüde sepete su doldurmaya benzer!

Terörle mücadele değişik evrelere ayrılabilir; ana bölümlemelerden biri 1984-1998 arası. Başlangıcından, terör örgütü başı Öcalanın Suriye’den sınır dışı edildiği güne kadar olan süre. O zamana dek, terör örgütü temel lojistik desteğinin yüzde 60’ını Suriye’nin Lazkiye Limanından sağlıyordu. 1998’de Suriye ile imzalanan Adana mutabakatı ile bu ülke teröre destekte büyük ölçüde devre dışı bırakıldı. Buna bağlı olarak terör sindirildi.

Ne zamana kadar?

ABD’nin Mart 2003’te Irak’ı işgaline dek...

Terör örgütü başlangıçta ABD’nin kendilerine nasıl davranacağını kesitiremedi. İşgalin tamamlanmasından kısa bir süre sonra rahatladılar!

Ve terör yeniden azmaya başladı.

Geçen yıl yine ekim ayında yaşanan Dağlıca saldırısının ardından sınır ötesi operasyon izni çıktı. Bu iznin yeniden Meclis’te oylanmasına günler kala, Aktütün saldırısını yaşadık. Üstelik, daha çok düzenli bir orduda olabilecek ağır silahlarla!

***

Böylesine acılı bir günün ardından Ankara’nın tutumunu sütuna yatırıp yüklenme niyetinde değiliz ama, çok sık kullanılan şu tümceye bir kez daha vurgu yapmadan geçemeyeceğiz:

Terörle mücadele bir bütündür. Eğer bu bütünlükte bozulma olursa, ne yapılırsa yapılsın sonuç almak zorlaşır.

Daha geçen hafta Türkiye ve Irak’ın Cumhurbaşkanları ile Dışişleri Bakanlarının son derece samimi bir ortamda ABD’de yaptıkları görüşme hâlâ belleklerde. Önümüzdeki günlerde Bağdat’a en üst düzey ziyaret için görüş birliğine varıldı...

Komşular birbirine gidip gelmesin mi?

Elbette gitsin. Bu sütunlarda hep,önce komşular politikası vurgusu yapılıyor.

Ancak Suriye örneğinde olduğu gibi komşu canını acıtıyorsa, uygun bir dille ve ülke olarak koro halinde yanıt vermek gerekir.

Erbil’den dün yapılan açıklama şöyleydi:

Olayı kınıyoruz. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Orası insansız dediğimiz kontrolsüz bölgedir.

Irak’ın kendi yönetimi böyle diyorsa, Türkiye’nin bu durumda o bölgeyi ben kontrol ediyorum deme hakkı yok mu?


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy