yazı, düşünce özgürlüğü tutukevlerinde. Hukuk devleti? Yargının AKP’ye uygun adım yürümesini sağlayacak yasal düzenlemeler peşindeler. Bağımsız yargı sözde var, gerçekte yok!
Sosyal devlet mi? AKP’nin oy politikasına göre kimi uygulamalar içeriyor.
RTE masallarını dinlerseniz AKP iktidarı altı yılda yurdu bir baştan öteki başa şantiye haline getirdi. Sosyal yaşamda artık fakir fukara garip gureba sayısı neredeyse sıfıra indi.
Başbakan’ın mantığında, konuşmalarında her ay yayımlanan yoksulların sayısı ile fakirlik sınırına değinen tek sözcük bulamazsınız.
Oysa (KESK’in) 15 Eylül 2008’de yayımladığı sonuçlara göre açlık sınırı 730, yoksulluk ise 2 bin 310 YTL.
Bu rakamlar 400 YTL asgari ücret alan milyonlarca insanımızın açlık sınırında yaşadığını gösteriyor.
***
Ne umurunda. Elbette bu gerçekleri biliyor. Biliyor ve geçen genel seçimde olduğu gibi Mart 2009’daki yerel seçimlerde yoksulların, açlık sınırında yaşayanların oylarını toplayabilmek için AKP’ye özgü yöntemlere başvuruyor.
Üstelik devlet kesesini kullanarak.
Geçenlerde basına yansıdı. Artık AKP’nin bu tip yöntemlerine alışıldığı için olacak, fazla üzerinde durulmadı.
Bu yıl dağıtımına erken başlanan ve bir milyon aileye ulaşacağı söylenen kömür, ayrıca gıda ve giyecek yardımlarına milleti bağımlı yapıp oy toplayan RTE’nin son oyunu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kanalıyla yoksullara gönderilen yardımlarda yeni bir stratejiyi içeriyor.
Daha önce sadece Şeker ve Kurban Bayramlarında yılda iki kez ödenen yardımlar, bundan böyle yılda 4 kez prim biçiminde verilecek.
İlk ödeme bu bayram öncesi yapıldı. İl ve ilçelere gönderilen yardım miktarı 250 milyon YTL olarak gerçekleşti.
Devlet olanaklarını parti propagandası adına kullanan AKP gibi duyguları sömüren bir iktidara ilk kez rastlanıyor.
***
Sosyal hukuk alanında çok şey yaptıklarını her vesileyle ilan eden RTE ve bakanları, ne çare ve ne yazık ki –tabii ana muhalefetten geldiği için– sosyal güvenlik alanında birçok öneriye kapıları kapattılar.
CHP belirli süreler içinde ve sosyal alanda gereksinimler ortaya çıktıkça 14 öneride bulundu ve hepsi hükümetin emriyle AKP Meclis çoğunluğu tarafından reddedildi.
Bu önerilerden birkaç örnek verelim: Ana muhalefet örneğin 18 yaşını doldurup, evlenmemiş ve geliri olamayan kız çocukları, anne ya da babalarına sosyal sigorta haklarından yararlanarak tedavi olabilsinler, dedi. Reddedildi.
Cezaevinde çalışıp gelir elde eden mahkûmlar da sigorta olsun, dedi. Reddedildi.
Emekli aylıklarının artışında sadece TÜFE değil, milli gelir artışı da dikkate alınsın, bu ülkenin emeklileri, ikinci sınıf yurttaş olmasın, dedi. Reddedildi.
Aylık bağlanacak çocuğu bulunmayan sigortalının dul eşine, halen olduğu gibi başka hiçbir koşul aramadan yüzde 73 oranında ölüm aylığı bağlansın, dedi. Reddedildi.
Yabancıların kronik hastalıklarının tedavilerini engelleyen hüküm yasadan çıkarılsın, dedi. Reddedildi.
Prim borcu olan esnaf ve sanatkâr ile aileleri de sağlık yardımlarından yararlansın, dedi. Reddedildi.
Çok prim ödeyenin düşük, az prim ödeyenin de fazla emekli aylığı aldığı geçmiş uygulamalar (intibak) düzeltilsin. Bu öneri ek yük getiriyorsa zamana yayarak bu haksızlığı giderelim, dedi. Reddedildi.
Kayıt dışı çalışma çok yaygın, reforma önce bu alandan başlayın, dedi. Reddedildi.
Yoksullukla kurumsal mücadelenin yolunu açmak için “Aile Sigortası” uygulaması getirin, dedi. Reddedildi.
İş başına gelse uygulayacak ne bir planı, ne de projesi var. Durmadan sadece söz ve slogan üretiyor diye halka jurnal ettikleri ana muhalefetten gelen, bireylerin sosyal durumunu daha iyileştirmeye yönelik önerileri geri çeviren; parayı, kömürü, gıdayı oy mekanizması diye kullanan AKP iktidarı ile daha sağlıklı, huzurlu ve barış içinde bir toplum yaratmak ha?
Olmayacak duaya amin demek gibi bir şey!