Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Kaçıyor Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Cumartesi, 04 Ekim 2008
Cüneyt ARCAYÜREK

Deniz Baykalın halk önünde tartışalım önerisini kabul etmek cesaretini gösteremiyor.

Oysa Baykalın önerisi üç olasılığı içeriyor:

a- Başbakanla canlı yayına çıkıp her şeyi tartışalım.

b- Bunu kabul etmezse Başbakanla benim dokunulmazlıklarımız kaldırılsın, ikimizle ilgili her şey araştırılsın.

c- Eğer bunu da kabul etmezse o zaman sadece benim dokunulmazlığımı kaldırsınlar, hakkımdaki iddialar didik didik edilsin.

RTEnin kamuoyunda giderek yer eden bu önerilere verdiği yanıt hayli eğlenceli.

Benim öyle prim yaptırma diye bir gayretim yokdiyor.

Baykal makaraya taktı ya RTEyi, halk önünde gırgıra alıyor:

Niye kendine güvenmiyorsun? Karşı karşıya gelirsek o prim yapar, ben yapamam diye mi? Belki sen prim yaparsın, geliver canım!

Yok, geliveremiyor. Gönlü de kafası da elvermiyor. Hükümet olarak icraatı, önceki ve bugünkü kişisel maddi durumu ortaya dökülecek, halkın gözünden kaçan pek çok gerçek açıklanacak diye korkuyor.

Prim yaptırmam diye sudan bir bahane ile ana muhalefet liderinin çok boyutlu önerisinden kaçmak, Kasımpaşalılığa yakışıyor mu?

***

Bir başka açıklaması basına kapattığı AKP grup toplantısından sızdırıldı.

Korkunun bir başka belirtisine işaret ediyor. Diyor ki; (Baykal) Bizi kendi minderine çekmek istiyor.

Gerilimin, kavganın partisine yararı olmadığını söylüyor.

Öyle ifadeler ki, sanki son aylarda toplumda gerginliği yaratan kendisi değil de başkaları. Herhalde ana muhalefet. Oysa bütün kavgaları başlatan bizzat kendisi.

Son örnek ortada. Medyaya durup durduk yerde saldırdı.

Hürriyet Almanyadaki Deniz Feneri soruşturmasını haberleştirdi. Vay efendim, sen misin benim fenerime dokunan diye ayağa kalktı RTE ve Alman Deniz Fenerine sempatisini, ilgisini örtmek, asıl nedeni gizlemek için Doğan medyasının AKPyi un ufak etmeye giriştiği gibi dam üstünde saksağan vur beline kazmayı türünden saldırıya geçti.

Günlerce sürdürdü bu kampanyayı ve ne çare gerçeğin üstünü örtmeye nefesi yetmedi.

Tek başına iktidar olmanın avantajıyla medyayı yerden yere vuramayacağının bilincine vardı mı bilmek olanaksız elbette.

Oradan buradan derken girdiği çıkmaz yoldan kurtulmak için örneğin Baykalın mal varlığıyla ilgili tartışmayı gündeme getirdi.

İnanılması güç bir durum yaratıyor. Kavgaları çıkaran kendisi değilmiş gibi yarattığı dayanaksız gerginliğin içinden çıkmak için olayları başkalarına fatura etmek gibi boşuna bir çaba harcıyor.

Herkese hesap sorabileceğini, ancak hesap vermeyeceğini sanan bir kafa yapısı, bir anlayış sergilediğinin farkında değil.

***

Baykaldan açıklamasına karşın hâlâ mal beyanı isterken RTE, acaba oğlunun eğitim parasını yakın bir arkadaşına ödetecek kadar maddi güçten yoksun olduğunu, buna karşın son mal beyanına göre maşallah trilyonlara nasıl eriştiğinin tartışılabileceğini hesaba katmıyor.

Çevresindekilerin, kimi bakanların varlıklarını dünden bugüne ne kadar büyütüp genişlettiğinin gün gelir hesabı sorulacağını düşünmüyor.

Örnek mi, işte Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ailesi. Mısır kısır derken ailenin bir ampul sevdasına düşmesindeki nedenleri neden araştırmıyor.

Olay çok basit. Basit yoldan büyük paralar kazanmayı sağlayacak türden bir olay.

Başbakanı bir genelge yayımlıyor. Kamuda elektrik giderlerini asgari düzeye indirmek için tasarruflu ampul kullanılmasını istiyor.

Genelgenin yayımlanmasından 20 gün sonra Unakıtan ailesi şıpın işi tasarruflu ampulleri ithal edecek bir şirket kuruyor. Şirketin büyük ortağı Kemal Beyin kızı.

10 milyonluk sermayeli getirisi yüksek bir şirket.

Baba Kemal Unakıtan şirketi sınırlı sermayeli ve o kadar ampul alamaz diye savunuyor.

RTEden ses yok. Tıpkı DMM Fıratın hayali ihracatla ve diğer kimi olaylarda suçlandığı zaman iki numaralı adamını savunmadığı gibi... ampul şirketi girişimini de duymazlıktan geliyor.

***

AKP dünyası ve hükümet icraatı ile ilgili olaylara hemen her gün bir yenisi eklenirken; RTE Baykalla canlı yayına çıkıp neyi savunacak?

Oy hesabı ile fakir fukaraya devlet kesesinden dağıttığı katrilyonları, iç ve dış siyasetteki sapmaları, laiklik düşmanlığını, belirli bir kadronun, AKPli yerel yöneticilerin altı yılda zengin olduklarını nasıl savunacak?

Henüz bilinmeyen savunamayacağı kimi olayların ortaya çıkabileceğinden ve dokunulmazlığının kaldırılıp yargı önünde hesap vereceğinden korktuğu için... mesnetsiz gerekçelerle canlı yayına çıkmaktan kaçınıyor, kaçıyor!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy