|
Tatilden döndüm, ayağımın tozuyla gazeteye geldim, daha soluk almadan gazetemizin CEO’su Ertin Akgüç tepeme dikildi:
- Kriz geliyor, önlem almak gerek... Cumhuriyet’in CEO’su hesabını kitabını bilir, bu da yetmiyormuş gibi Atatürkçüdür; ama uyarısı üzerine içimde bir isyan duygusu kabardı, Tayyipleşmeye başladım, dilimin ucuna geldi, neredeyse diyecektim ki: - Bize bir şey olmaz... Kendimi tuttum... * Cumhuriyet’e bir şey olmaz mı?.. Düşünelim... Hem Cumhuriyet okurları, hem Cumhuriyet çalışanları düşünsünler... Türkiye ekonomisi dışarıya bağımlıdır, Amerikan Doları patlarsa, kâğıt fiyatları artarsa, reklam gelirleri azalırsa yük kimin sırtına biner?.. Cumhuriyet okurunun... Hazırlıklı olalım, krizin faturasını Batı kapitalizmi bize, bizim gibilere kesecek... Cumhuriyet okurlarının bilinci yeryüzü çapında yıkılan neoliberalist planlamanın içeriğini, içyüzünü, katakullisini, üçkâğıdını gazetesinin yayınlarıyla yıllarca öncesinden zaten algılamıştı... Şaşkınlığa düşecek halimiz yok; ne gerekiyorsa elbirliğiyle yaparız... * Peki, bu durumda Batı kapitalizmi ne yapıyor?.. 21’inci yüzyılda ‘Batı’ deyince akla beş harfli iki vurgulama geliyor: ABD.. AB.. Ne oldu?.. Her ikisi de paçayı kurtarmak için devletçiliğe sarıldılar... Oysa devletçilik Batı’da neydi?.. Tu kaka... Kapitalizm kilisesinin papazlarına göre devletçilik, tövbe estağfurullah, ‘AIDS’ gibi bir şeydi... Şimdi neoliberalizm gümbür gümbür yıkılınca, kapitalist düzen bunalıma girince, başpapaz neye sarıldı?.. Gelsin devletçilik.. Devlet kurtarıcı oldu.. Müdahaleci oldu.. SOS oldu... * Allahaşkına bu durum karşısında ne demeli?.. Sözlüğe göre devletçilik “devletin ekonomik ve toplumsal alanlara karışmasını gerekli gören öğreti”dir. Atatürk 1931 Kurultayı’nda devletçiliği CHP’nin programına yazdırdı... 1937’de devletçilik ‘altı ok’ ile birlikte anayasamızın 2’nci maddesinde yerini aldı... Ne demek bu?.. Demek ki ‘dâhi Atatürk’ daha 1931’de devletçiliğin kaçınılmazlığını öngörmüş... * 21’inci yüzyılın başında, Atatürk’ten yaklaşık 70 yıl sonra, kapitalizmin ağababaları ABD ile AB devletçiliğe öyle bir sarıldılar ki demeyin gitsin... ABD de, AB de, ikisi de, Atatürkçü olup çıktılar... Bizim kraldan çok kralcı neoliberaller bu işe ne diyorlar?.. Onlar Batı kilisesinin Türkiye’deki takıyyeci imamlarıdır... Batı ne derse kürsüde ona göre vaaz verip bir de utanmadan Müslümanlık taslarlar...
|