Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Yeni Yol Haritası mı? Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Çarşamba, 08 Ekim 2008

Cüneyt ARCAYÜREK17 şehitle sonuçlanan son saldırıdan sonra hükümet olaydan gerekli dersleri çıkaracak, gereken önlemleri alabilecek mi sorusuna yanıt aranmıyor.

Gözler bugün TBMMde yapılması beklenen tezkere görüşmelerine ve perşembe günü toplanacak olan asker-sivil karması terörle ilgili toplantıya çevrildi.

Meclisteki görüşmelerde hükümetin terörle ilgili savaşımda izlediği siyaset sorgulanacak mı? Ya da AKP hükümeti muhalefetin eleştirilerine, önerilerine her zaman yaptığı gibi yine kulaklarını kapatacak mı?

Perşembe günü asker ve polisin öteden beri öne sürdüğü yasal önlemlerin hangisine hükümet sıcak bakacak, yasalarda veya anayasada değişiklikler gerektiren düzenlemelere girişecek mi?

İçeriye dönük önlemlerin yanı sıra diplomatik girişimler neler olacak?

Hükümet (Irak ve ABDye) diplomatik girişimlerde bulunurken masaya yumruğunu vurabilme güç ve cesaretini gösterebilecek mi?

Büyük ABD dostu Çankayadaki AKPli ile Başbakanlıktaki AKPliden böylesine cüretkâr bir hareket beklenebilir mi?

***

K. Iraktan gelip Türk askerini vuran örgütün eylemlerinin önünü alabilmenin iki ayağı var: Bağdattaki hükümetin acizliği ve örgütün saldırılarını nihai hedeflerinde bir araç gibi görerek içlerinden destekleyen Barzani ve Talabaniye ABD desteği!

Bu iki ayağı kırmadıktan sonra örgütün gerçekleştirdiği saldırıların önünü almak olanaksız.

Yoksa bu dönem de günlerce konuşulan yeni yol haritasına ilişkin yasal veya idari yöntemlerle göstermelik birtakım açıklamalar veya uygulamalarla mı geçiştirilecek?

Diplomatik girişimlerin ucu göründü: Bağdat hükümetine sert bir nota. ABDye işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik olumlu sonuçlar vermeyecek istemler... Sonra?

Bağdat işbirliğine hazır olduğunu ilan edecek. Çankayadaki AKPlinin büyük dostu ikiyüzlü Talabani koşarak Barzaniye gidecek. K. Irakta iki aşiret reisi Türkiyeden gelmesi olası baskı dalgasını geçiştirmek için birlikte ne yapacaklarını görüşecekler. Ama kamuoyunu, hükümeti uyutmak için sınırlarımızı aşan terör hareketlerine asla rıza göstermediklerini ve göstermeyeceklerini ilan edecekler.

Oysa terör örgütü Barzaninin hükmettiği topraklarda her türlü yardımı ve yakınlığı görüyor. Aktütün olayında örgütün kullandığı ağır silahlar K. Irakta insansız diye nitelenen, fakat Barzaninin denetimi altındaki topraklardan geçerek üzerimize geliyor.

TSK, bu gerçeği açıklıyor. Barzani ile Talabani aksini söylemekle yetiniyorlar. Bütün bu olgulardan yola çıkarsak sonuç gayet berrak:

Ankaranın Bağdat nezdindeki girişimleri derde deva olmaktan uzak, kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm!

***

Ya ABD? Büyükelçi Ross Wilson Dışişlerine çağrılarak ABDdendaha yakın işbirliği istenildi. Örgüte karşı daha etkin mücadele beklenildiği söylendi.

Büyükelçinin Barzani ile ABD yetkililerinin görüştüklerini söylediği öne sürülüyor. Bu, ne demek? ABD’nin, dostu ve mutlak anlamda desteklediği Barzaniye terör örgütü ile savaşımda hiçbir etkisi olmayacak kimi göstermelik uygulamalarla Türkiyeyi yatıştırmayı tavsiye etmesi güçlü bir olasılık.

Ankaranın diplomatik girişimlerden de beklenen veya istenilen sonuçları alamayacağı gün gibi aşikâr!

***

Diplomatik -girişimlerin yanı sıra- yol haritasının diğer parçası yasal ve idari yeni önlemler.

Önlemler mi: Terörle mücadelede asker ve polisin öteden beri mutlak anlamda gerekli gördüğü ama Avrupa Birliği baskısı altında yürürlükten kaldırılan kimi yasal gereksinimleri yeniden yaşama geçirmek!

Eskiden var olan ama ABden ve içerideki AB çığırtkanlarının baskısıyla yasalardan çıkarılan yetersiz önlemler yeniden yaşama geçirilirse

Terör ve örgütün eylemlerini önlemekte büyük mesafe alınacak veya bu eylemler sona erecek mi? Elbette hayır!

Önceki gün eski önlemlere dönüş hazırlığına başlandığını içeren haberler yayımlanmaya başlar başlamaz bu uygulamaların AB ile ilişkilere zarar vereceğini öne süren görüşler TVlerde boy gösterdi.

İlk soru şu: Geçmişte -örneğin Devlet Güvenlik Mahkemeleri vs. gibi- önlemler vardı ama terör azaldı mı?

Teröristin ifadesini avukatı yanında alma kuralını kaldırmayı, şüpheli kişinin elbisesini çıkarmayı, askerin, polisin hâkim veya savcı kararı izni olmaksızın ev ve işyerini araştırmayı Yeniden ihya etmek, ABnin insan hakları ölçütlerini çiğnemek anlamına geliyor diyen yorumlar giderek yoğunlaşıyor.

Hükümetin eski yasal önlemleri AB korkusu altında ne ölçüde yeniden gerçekleştirme iradesi göstereceğini Hükümetin göstermelik diplomatik girişimlerinin somut ve olumlu bir sonuç vermediğini Kısa süre içinde göreceğiz!

Tabii terör örgütünün eylemlerini asgari düzeye indirecek önlemlerin bu aşamada alınamadığını da!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy