Giriş
07
Ocak
2009
Bu Ametler Cesareti Nereden Alıyorlar? Yazdır E-posta
Perşembe, 23 Ekim 2008
ImageTaraf Amet’e bakıyorum, tarafını aleni belli eden, sapıkça cinsel eğilimleri olan, bilmem neresinde aklını taşıyan korkak, ödlek adamın teki.  Onda ne cesaret var, ne de bu kadar akıl!
Diğerine, kaoscu Amet’e  bakıyorum, şu kadın halimle, narin yapım ve bir mezuralık boyumla hööyyt desem adam tırsar kaçar eminim. Hele bir de sekiz oktavlık sesimle bağırdım mı sanıyorum ki altına yapar kaçarken.

Ama her iki Ametlerde bakıyoruz ki maşşallaah cesaret abidesi. Güvendikleri  bir yer var. Yoksa her ikisinin de yüreklerinin hacmi, öttükleri gibi değildir.
Haberleri izliyorum Türkiye’nin doğusu yangın yeri gibi. Bakıyorum önlerde polise taş atan  minnacık, bir şekere kandırılmış çocuklar.
Bu mermiler bizim kalemimiz!” diyen minicik,  ama koca yürekli çocuklara YALAN diyenler, bu manzara karşısında ne yapacaklar? Benim ki de laf! Tabi ki her zamanki gibi cafcaflı cümleleri “geniş zamanlı fiillerle”  süsleyecekler!
Ametlerin güvendikleri yer sadece ABD mi?  Yok mu içerden?
Var , var! Hem de 81 yıl önce söylemiş Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından. Ama bizler duvar süsü yaptık o canım “ Gençliğe Hitabe’yi! “

Anımsayınız, Barzani  başbakanın muhatabı değildi! Postal yalayıcısı olarak görülen zat, Görüşmelere ayağına kadar  gidilen zat oldu.
Ne diyordu Leyla Zana “bizim üç liderimiz Barzani- Talabani –apo diye bu katilleri saymıyor muydu?

20 yıl öncesinde bırakın böyle dayılanmayı filan, federasyonun lafı bile geçmiyordu. Şimdi geldiğimiz duruma bakın “İç savaştan” söz edilmeye başlandı.
Bu iç savaş kimlerin işine yarayacak? Sınırlarımızın değişikliğini isteyenlere, kendi şahsi emellerini müstevlilerin siyasi emelleriyle birleştirecek olan hainlere yarayacak! Bu iç ve dış düşmanlara kimler, hangi zavallı hain piyonlar  yardım ve yataklık edecekler?
Elbette “taraf Ametler, kaosçu Ametler!...

Her gün bir tarla yanıyor… Tarlası ve tarlasında ki mahsulü yanmayanlar bakıyor trene bakar gibi!
Yangına tedbir alacakları yerde, komşu tarladaki mahsulün yanışını söndürecekleri yerde, bekliyorlar yangın sıçrasın o zaman düşünürüz diye? Ateşle oyun olmayacağını anlamaları için ortalığın kızıl alevlerle kaplanması mı lazım?
Herkes aklını başına alsın!

Sultan Alpaslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarına ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna girip telaşla:
--“300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor“ der.
Alpaslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
--“ Bizde onlara yaklaşıyoruz!”

Kıssadan hisse…
Biz ne zaman yaklaşacağız?

 

Saygılar.

1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Zafer Yücel
23 Ekim 2008 12:34 09
Başarı Göstergesi: +0

Doğru yaklaşana doğru, art niyetli yaklaşana boyun eğmez sert yaklaşmasını biliriz. Türk, Kürt meselesi değildir bu, Türk'ün, Kürt'ün vs. nin uyanıkları bir oldu hepimizi yediler senelerdir. Ulusun kardeşliği esastır, paylaşamadıkları ve bu yüzden kapıştıkları ''varlık'' ulusun toplam varlığıdır.

Kalemine sağlık Yiğit hanım, saygılar.

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy