|
Eskiden Amerika bütün dünyayı gözetler, "Büyük birader seni izliyor" atmosferiyle her şeyi kontrolü altında tutardı...
Şimdi bütün dünya Amerika'yı gözetliyor, "ne olacak bu ABD'nin hali" endişesiyle New York-Washington çıkışlı haberleri dikkatle izleyip sonuçlar çıkarıyor.
Kapitalizmi bir başka anlatımla, başlıktaki gibi özetleyebiliriz:
Yöntemini bul, istediğin işi "kap"...
İstemediğini, her türlü yöntemi kullanarak "it"...
Çıkarına olan ne varsa "al"...
Bunun sonuna bir de "izm" ekle, olsun sana kapitalizm!
ABD'den gelen son haberler ise işin rengini değiştirmiş görünüyor. Arkadaşlar artık, "kap" deyince kapat, "it" deyince itiraf, "al" deyince önlem almak algılıyorlar...
Konunun teknik ayrıntıları, sonuçları, alınması gereken önlemlerin ekonomi bilimine göre anlatımı uzmanların işi... Bizim gazeteci olarak gördüğümüz şu:
Küreselleşme deyince anlaşılan tek şey vardı: Sermayenin küreselleşmesi...
Demokrasi deyince anlaşılan tek şey vardı: Finansal demokrasi!
Bütün bunlar tepetaklak... Amerika'ya yön verenler ikilem içinde:
Piyasaların kontrolü, yeni kuralların getirilmesi, denetim gibi kavramlar bugüne kadar sürdürdüğümüz iddiaların sonu mu olur, yoksa çıkış için bunlara mecbur muyuz?
***
Moskova'ya 1990'ların başından sonuna kadar birkaç kez gittim. Hem sonuna doğru da olsa Sovyet dönemini hem de değişim dönemini gördüm...
Kremlin Sarayı'nın çevresindeki bir dizi müze, ülkenin nereden geldiğini, neleri hedeflediğini gösteriyordu. Politeknik Müzesi beni etkileyenler arasındaydı. Ruslar, Sovyetik mantık içinde nasıl bir toplum tasarlamışlar, neler yapmışlar, net bir şekilde ortaya çıkıyordu.
Örneğin sağlık bölümünde şu bilgiler yer alıyordu:
Bir kişinin tüm sağlık bilgileri dikkatle tutuluyor, yaşam çizgisi izleniyor. 7 yaşında gözü kontrol edilen kişinin, olağanüstü bir durum olmaması halinde 70 yaşında gözünün ne durumda olacağı, hangi hastalıkların riskini taşıdığı biliniyor.
Ne güzel...
Arkadaş, ileride karşılaşabileceği hastalıklardan dahi haberdar...
Ancak müzenin günlük yaşamdaki gelişime ilişkin bölümlerini dolaşınca ortaya şu çıkıyordu:
Sağlığı düşünen anlayış, o kişinin aynı zamanda başkalarınkinden farklı, güzel bir gözlük takmak isteyebileceğini düşünmemiş!
O nedenle kimileri kara mizahvari de olsa, Sovyet deneyiminin çöküşünü kot pantolonla kolaya bağlıyor...
***
Her şeyin eşit planlandığı bir yapı doğanın dengesine de ters.
Bunda kuşku yok...
Ancak, her şeyin kontrolsüz olarak özgür bırakıldığı bir yapı da doğanın dengesine ters.
15 gündür, ABD'nin ne kadar "sosyalizme" kayacağı konuşuluyor! 700 milyar dolarlık devletleştirmeyi anlatmanın yöntemlerinden biri de bu olsa gerek.
1990'ların başında "tarihin sonu" deyip 2000'lerin başında "affedersiniz" demek durumunda kalanlar, şimdi yaşananların "kendilerinin sonu" olduğunu kabul etmek istemiyorlar. Bunun yerine, "Aman kapitalizme bir şey olmasın. Bundan vazgeçemeyiz ama, bazı değişiklikler de şart gibi görünüyor" yorumunda birleşiyorlar.
Aklın yolu, şu aşamada yukarıda aktardığımız iki ucun ortasını bulmak.
Bulunabilir mi?
Kısa sürede zor...
Ama gidiş kaçınılmaz olarak bu yöne...
|