AKP seçim hazırlıklarına çoktaaan başladı. RTE’nin şu ve bu vesile ile durmadan illeri gezmesindeki asıl amaç; seçimi kazanmanın yollarını araştırmak veya kaynağı devlet kesesi olan yeni olanaklar bularak seçmeni AKP’ye bağımlı duruma getirmek!
Kömür yardımına yaz ortasında başladı. Yoksullara devlet yardımını ikiden üçe çıkardı. Kuşkunuz olmasın yiyecek giyecek paketlerinin hazırlığı sürüyor. Kim bilir daha niceleri…
***
Muhalefet partileri, örneğin CHP, AKP’nin seçmeni bağlayan parasal yöntemlerine karşı ne yapabilir?
Çok şey yapabilir. Bölgesel, kentsel kimi vaatler dışında kullanacağı başka silahlar yok mu? Var!
Örneğin yurdu bir baştan öteki başa saran yolsuzluk olayları öncelik alıyor.
AKP’li belediyelerin halka maddi yardımlarda bulunurken bir yandan da partili veya partiye yakın olanların zenginleşmesine olanak sağladıklarını Mısır’daki sağır sultan bile duydu.
AKP’nin masumluk maskesini indirmek sadece merkezdeki büyük yolsuzluk olaylarını dillendirmekle olmuyor.
Yerel yönetimlerdeki pek çoğu halk arasında konuşulan yolsuzluk olaylarını hemen her ilde ilçede belgeleriyle tabii seçimden en az bir ay önce gündeme getirmek ve fakir fukara yoksul gureba edebiyatı yapan iktidar partisinin gerçek yüzünü sergilemek gerekiyor.
AKP belgeli muhalefetten o denli korkuyor ki; örneğin partinin ikinci adamı Dengir Bey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun belgelerle kanıtladığı olayları geçen haftanın salı günü karşı belgelerle çürüteceğini ilan etti.
Salılar geçiyor. Dengir Bey’den ses çıkmadı. Ortağı olduğu şirketin hayali ihracat yaptığı kanıtlandı. Hükümetinden aldığı belge; ortağı olduğu, yönetiminde bulunduğu şirketin altında imzası olan başvuru ile (daha önce kilolarla uyuşturucuyla yakalanan) TIR’larının gümrüklerde denetime tabi tutulmamasını istediğini doğruluyor.
Deniz Feneri olayının kapanmasını neden istiyor AKP? Çünkü halkın din duygularını kullanarak toplanan paralarla siyaset yapmak, oy toplamak gibi bir aracın ellerinden kaydığını görüyor.
***
İktidarda kalmak, yerel seçimleri kazanmak için her yola başvurabilirler.
Zira RTE, yerel seçimleri kazanırsa ulusun 2007’de kendisine verdiği yetkiyi bir kez daha tazelediğini ilan etmeye hazırlanıyor.
CHP, yerel seçimlere hazırlanırken belediye başkan adaylarını halkın beğenisini kazanmış kişilerden seçmeye özen göstereceğinin ilk işaretlerini veriyor.
Ankara’da bugün ne yapılmışsa bunların fikirsel ve yapısal temellerini atan Murat Karayalçın’ı Ankara Anakent Belediye Başkanı adayı seçiyor.
Karayalçın siyaset alanındaki talihsizliği bir yana; belediyeci olarak Ankaralılara ve CHP’ye (pek çok yorumcunun belirttiği gibi solda birleşmeye) hizmet verecek yetenekte bir politikacı.
Karayalçın’dan sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul adaylığı da gerçekleşirse; CHP topluma din ve para ile beyinleri yıkamadan hizmet vermenin ne demek olduğunu kanıtlayacağı gibi genel seçimlere sağlam temeller atarak girme olanağını da kazanacak.
***
Karayalçın’ın adaylığı Melih Gökçek’i fena halde korkutmuş olmalı ki, Baykal’la görüşmesinden hemen sonraki saatlerde kendisine bağlı kimi iletişim kanallarında Karayalçın’a tutarsız, modası mazide kalmış kimi olaylarla saldırıya girişti.
Kuşku yok Ankara’da Karayalçın, İstanbul’da Kılıçdaroğlu altı yıldır bu kentlerdeki yolsuzlukları bir bir kamuoyuna anlatacaklar.
Bu arada Ankara’da anakent belediyesini kazanmak hesapları yapan, ne ki son yerel seçimde Çankaya dışında hemen her ilçede seçimi yitiren CHP, bu seçimde Çankaya’yı yitirmemenin hesaplarını da yapmalı.
Zira Melih Gökçek Çankaya’yı AKP’ye kazandırmak için üstün bir çaba gösteriyor. CHP Çankaya Belediyesi ise bu çabaları olanakları çerçevesinde karşılayamıyor.
Bugünkü Başkan Muzaffer Eryılmaz’la başarıyı aramak yerine Çankaya’ya Çankayalıların benim belediye başkanım diyebilecekleri bir aday bulmak gerekiyor.
Zira Cumhuriyet’e yazı yazmakla… Lozan, Atatürk edebiyatı ile seçim kazanmak olanaksız.
CHP politikaları yeni bir yol ayrımında. Partinin değil halkın benimsediği insanlarla yürümeye hazırlanıyor.