Gazetede Deniz Feneri konuşuluyor, içimizden biri diyor ki: - Karar çarşamba günü verilecekmiş...
- Yok canım, olamaz... - Gazeteler yazıyor... - İnanmam... * Ergenekon davasında yalnız soruşturma bir yıl sürdü... Dava ise bir ömür boyu sürecek; belki de ‘ömür boyu’ aşılacak, ölen ölecek, kalan kalacak; yargıçlar, savcıların da bu zaman diliminde -Allah uzun ömürler versin- ne olacakları belli değil... Yalnız iddianame 2450 sayfa... Eklerle birlikte düşündüğümüz zaman ortaya bir gerçek çıkıyor; hiçbir savcı bu iddianameyi doğru dürüst okuyamaz ve salim kafayla yazamaz... Ama, dava ilk iddianame ile de sınırlanmıyor ki... Bir de ek iddianame hazırlanıyormuş... * Demek ki bir yıllık soruşturma yetmemiş... Soruşturma sürüyor... 2450 sayfalık iddianame, gazete tefrikalarında olduğu gibi, iki sözcükle bitiyor: “- Devamı yarın...” ‘Yarın’dan amaç ne?.. Bir hafta mı, bir ay mı, bir yıl mı, beş yıl mı?.. Bir dava bir yıl süren soruşturmadan sonra da yasal, kesin ve tutarlı iddianamesini yazamaz da ‘ek iddianame’ lafıyla soru işaretine dönüşürse, hukuk guguk olmaz mı?.. İddianame yasalara göre yazılır... Yasa masa nerede?.. Adalet nerede?.. * Frankfurt Ceza Mahkemesi’ndeki Deniz Feneri davasında karar çarşamba günü verilecekmiş... Ergenekon davasında da karar çarşamba günü verilecek... Ama, çıkmaz ayın son çarşambasında... * Ergenekon davasında tutuklu iki E. Orgeneral haklarında açılacak ek iddianameyi bekliyorlar... Birisi E. Jandarma Genel Komutanı.. Öteki E. Ordu Komutanı... Devletin ağır sorumluluk isteyen noktalarında bulunmuş bu iki komutan daha ne kadar bekleyecekler?.. Tahliye edilirlerse kaçacaklar mı?.. Delilleri mi değiştirecekler?.. Darbe mi yapacaklar?.. Olay ilk iddianame ile bir komedyaya dönüştü... Ek iddianame ne zaman yazılacak?.. Ek iddianame de ilk iddianameye benzerse ne olacak? * Frankfurt Ceza Mahkemesi’nde karar çarşamba günü verilecekmiş... Ergenekon davasında ne zaman verilecek?.. Soruyu yineleyelim: Çıkmaz ayın son çarşambasında mı?... Çıkmaz ayın son çarşambasında verilen kararın ne adaletle ilişkisi olur, ne hukukla, ne de yasalarla... * Yargı gücü demokrasinin üç kuvvetinden biridir... Ünlü deyiştir, Büyük Frederik Almanya’da demokrasi oluşurken ne demişti: “- Berlin’de yargıçlar var...” Türkiye’de de yargıçlar var... Ve bu yargıçlar şimdi Türkiye’de anayasa ve yasalara göre demokrasiyi savunmak, daha da ötesi koruyup kollamakla görevli ve sorumludurlar...
|