Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
26
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Montrö Lozanın Tacıdır
Montrö Lozanın Tacıdır Yazdır E-posta
Mustafa BALBAY   
Cuma, 22 Ağustos 2008
Mustafa BALBAY

2004 yılıydı... Önemli bir bilgi almıştım:

ABD Karadenizde söz sahibi olmak istiyor, bunun için kullanabileceği en önemli su yolu olan Boğazlarda Montrönün kendisine uygulanmasını istemiyor!

Bu bilgiyi Dışişlerinden bir yetkiliye doğrulatmak istedim. Yetkili kişi, konuyu dinledikten sonra kısa bir nefes molası verip şöyle dedi:

Mustafa Bey, bu haber doğru. Ama yazarsanız yalanlarız!

ABDnin Irak operasyonu sırasında Türkiyenin Karadeniz limanları içinde kullanım hakkı istemesi o günlerde çok tartışılmış, şu soru gündeme gelmişti:

Karadenizle Irakın ne alakası var?

Şu alakası vardı:

ABD Ortadoğudan yukarı bir çatalla çıkmak istiyor, sağ coğrafyada Kafkaslar ve Asya, solda Balkanlar, Batı Karadeniz, Baltık hattı kurmayı hedefliyor!

Bunun için Karadenizde varlık göstermesi, bayrak dalgalandırması çok önemli.

ABD, Montröyü dolaylı olarak etkisiz hale getirmek için pek çok seçenek oluşturdu. Bunlardan biri Karadeniz Barış Gücü Projesi idi, öteki Romanya gibi Karadenize kıyısı olan bir ülkeyle özel bir anlaşma yapıp üs kurmaktı.

***

Irak operasyonunun ilk günlerinde bir gazeteci öngörüsüyle şunu vurgulamıştık:

Önümüzdeki yıllarda Montrö çok konuşulan bir anlaşma olacak...

O günler gelmiş görünüyor!

ABD Gürcistana insani yardım yapmak için savaş aracı statüsünde gemilerle Boğazları geçmek, Karadenizde uzun bir yol kat edip Gürcistan limanlarına ulaşmak istiyor.

Burada görüntüdeki amaç Gürcistana insani yardımsa, bize göre perde gerisinde asıl Montröyü delip fiili durum yaratmak var.

Ankara-Washington hattında yoğunlaşan Karadeniz trafiği için şimdilik orta yol bulunmuş görünüyor. Gemilerin tonajı düşürülecek, statüsü değiştirilecek vs. ABD bununla yetinir mi?

Sanmıyoruz. Montröye göre barış zamanlarında Boğazlardan geçecek savaş gemilerine ciddi kısıtlamalar var. Örneğin Karadenize kıyısı bulunmayan bir savaş gemisi filosu Boğazlardan geçip Karadenize girdiğinde 3 hafta içinde terk etmesi gerekiyor.

***

Montrö için şöyle bir tanım yapabiliriz:

Montrö Lozanın tacıdır! Lozan Türkiye Cumhuriyetinin tapu senedi. Kurtuluş Savaşının ardından cephede kazandıklarını masada bütün dünyaya onaylatan Mustafa Kemal yönetimi, daha sonra bunun tamamlayıcı unsurlarına yöneldi. 1936 yılında başta Avrupa olmak üzere büyük devletlerin tümü 2. Dünya Savaşına mayalanıyordu. Atatürk, diplomaside de kullandığı dehasıyla bu süreci çok iyi değerlendirdi ve Boğazlar Sözleşmesini belli başlı taraf devletlere 1 aylık bir müzakerenin ardından onaylattı. Bu tarafların içinde ABD yoktu.

2. Dünya Savaşı sonrasında şekillenen dünya, 21. yüzyılda yeniden şekilleniyor. Daha açık deyişle yeniden kuruluyor. İçimizdeki, çevremizdeki sancıların temel nedeni bu. ABD bu kurguda Karadenize hâkim olmadan Asya-Avrupa hattında denge kurmasının güçlüğünü görüyor. İstanbul ve Çanakkale Boğazı her anlamda Asya ile Avrupanın boğazı!

Türkiyenin Boğazlardaki hâkimiyetini daha net açıklamak için şunu da vurgulayalım:

Dünyada iki yanı aynı ülkeye ait stratejik su yolu yok denecek kadar az.

Cebelitarıktan Kızıldenize önemli su yollarının iki yanı hep farklı ülkelerin kontrolündedir.

Aman Lozanın tacını taca atmayalım!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy