İddiaya göre, Çankaya’daki AKP’li, Kafkaslar’da son barış umudu.
Düşünmüş taşınmış, Türkiye’nin yıllardır haklı olarak öne sürdüğü koşullarla Ermenistan’la ilişki kurulamayacağı sonucuna varmış.
ABD yıllardır Ermenistan’la ilişkileri normalleştirmemizi istiyor. Bu gerçeği kanıtlayan belgeler Dışişleri arşivlerinde ve gazete koleksiyonlarında.
Çankaya’daki hiç gereği yokken Beyaz Saray’ı neden aradı? Türkiye’yi ilgilendiren veya zora sokan başka hiçbir sorun yokken Erivan’a gideceğini söylemek için. Başkan Bush da Çankaya’dakini övgü dolu sözlerle destekledi.
***
Erivan ziyaretinin altyapısı yok. Daha önce -İngiliz Guardian da yazdı- Türk diplomatlarıyla Ermeni diplomatları arasında şurada buradaki görüşmelerde Erivan’ın Ermeni anayasasına girmiş Ağrı Dağı’na uzanan toprak isteklerinden, soykırım iddialarından vazgeçeceğini gösteren herhangi bir işarete, bir belirtiye rastlanmıyor.
Bizim medyanın tarihi diye nitelediği Erivan ziyaretinden sonra ortaya çıkan sonuç nedir:
Toprak istekleri, soykırım iddiası ve Türkiye aleyhine dünyanın dört bir tarafında sürdürdükleri -hâlâ devam eden- aleyhte propagandayı durduracağına ilişkin hiçbir ipucu yok, yok, yok!
Sonuçta Ermenistan’ın ABD ve AB desteğinde sürdürdüğü politika kazandı!
***
Kazandı; çünkü günlerdir yazıyoruz. İlk planda, öncelikle yoksulluk ve yokluk içinde kıvranan Ermeni halkının yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için her şeyden önce Türkiye’nin sınır kapılarını açması gerekiyor.
Erivan’ın iyi ilişkiler kuralım derken öne sürdüğü ilk ve değişmez koşul bu.
Koşulun ikinci ayağı diplomatik ilişkilerin kurulması. Böylece, Türkiye ile aralarındaki sorunların -çözümü demek de zor- çözümsüzlüğünü gelecek yıllara bırakmak!
CNN Türk; muhabirinin Erivan’da 10 Eylül 2008 günü Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan ile yaptığı görüşmeyi haber bültenlerinde yayımladı. Nalbandyan, şöyle diyor:
“… Bölgenin tam entegrasyonu ve iki ülke arasındaki ilişkiler ‘bu sınır kapalı olduğu sürece’ sağlanamaz…”
Bizimkilerin değinmedikleri ve bu sırada değinilmemesini istedikleri soykırım sorununa gelince; Nalbandyan, “… Ermenistan tarafından bu sorunun ‘yakın zamanda’ gündeme getirilmeyeceğini…” ve:
“…. Bütün sorunların ancak ilişkilerin normal bir ortamda olduğu sırada çözümlenebileceğini…” söylüyor. Yani:
Kapılar açılır, Ermenistan’ın ve halkının yaşamsal sıkıntıları asgari düzeye indirilir.
Ancak bu koşul yerine geldiği zaman… Ermenistan asla vazgeçmeyeceği soykırım iddialarını görüşmeye başlayabilir.
Çankaya’daki ne yazık ki Ermenistan’ın ola ki yüzüne söylediği bu koşulları kabul etti ve…
… Tarihsel bir başarı kazandığına inanarak Ankara’ya döndü.
Medyamız öngörü yetersizliğini alkışladı, alkışlıyor.
İsmet İnönü, 1965’lerde Kıbrıs’a müdahalemizi ABD’nin engellemesinden sonra, “yeni bir dünya kurulur ve Türkiye bu dünyada yerini alır” demişti.
İnönü’nün, tabii ABD bağnazlığına karşı söylediği bu söz, 43 yıl sonra gerçekleşti:
Türkiye, AKP-ABD’nin kurduğu yeni bir dünyada yerini aldı!
ABD’nin kuyruğuna takılarak!