Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
02
Ekim
2008
Muhalefet Yazdır E-posta
Mahir KAYNAK   
Salı, 08 Temmuz 2008

Mahir KAYNAKBir hareketi güçlendiren etkenin o hareketi başlatan odağın etkisi olduğu sanılır. Oysa çoğunlukla bu etki çok sınırlıdır. Yani yeni bir düşünce bir başlangıçtır ama asıl büyüten etken ona yönelik muhalefetin eylemleridir.

Mesela Erbakan İslamcı hareketi başlattığı zaman yüz kişiyi bulmayan kalabalıklara hitap ettiği gazetelere yansırdı. İnsanların inançları ve bu inanca yönelik tavırları kısa sürede değişmez. Halkımız o zaman ne kadar dindarsa bugün de aşağı yukarı aynı ölçüde dindardır.

Hareketi güçlendirmenin tek yolu muhalefetin halkın dini duygularına yönelik tavrında kitleleri rencide edici bir duruşun sergilenmesiydi ve bu yapıldı. Muhalefet siyasi harekete değil onun savunduğu inanca yöneldi ve halk bir partiyi değil inancını savundu.

Söz konusu hareketi güçlendirmenin ikinci aşaması alternatiflerini yok etmektir. Mesela halk pirinç bulamayınca ona en yakın saydığı bulguru tüketmeye başlar. Siyasette de bir hareketi güçlendirirken halkın alışık olduğu, desteklediği hareketi yok ederek onun yerine yenisini desteklemesi sağlanır. Bana göre 2001 ekonomik krizi bu amaçla planlandı ve o güne kadar etkili olan siyasi partileri tasfiye etti. Halk en yakın bulduğuna yöneldi.

Siyasette ve ekonomide geçerli olan görüş söylediklerimi reddeder. Yani bu olaylar herhangi bir aklın yönlendirmediği, kendi dinamikleriyle gelişen olaylardır. İnsanlar doğa olayları karşısında nasıl davranıyorsa bu olaylarda da yapabileceği, gelişmeleri yönlendirmek değil, onlara karşı uygun bir tavır sergilemekten ibarettir.

Son zamanlarda gelişen olaylara bu açıdan baktığımızda şu sonuçlara varırız: Ulusalcı hareket ideolojiyi ön plana çıkarmakta ve muhalefetini ekonomik ve siyasi konulara değil insanların yaşam biçimi ve inançları konusuna yöneltmektedir. Bu onu sınırlamakta ve dar bir alana hapsetmektedir. Kimse ulusalcılığı ekonomi ve dünya üzerindeki konumumuzla ilgili görmemekte sadece yaşam biçimimizin ve inançlarımızın değiştirilmek istendiğini düşünmektedir.

Ulusalcı cephe içinde yeni bir akımın yaratıldığı ve bunun CHP’yi yeterli saymadığı gözleniyor. Mitingler partiden giderek ayrışan ve sadece ideolojiyi ön plana çıkaran bir grubun toplantıları haline dönüşüyor. Darbe teşebbüsü ve aynı grubun buna yakın durması onların sınırlarını çiziyor ve bu sınır, kalın çizgilerle, toplumdan ayrışmayı simgeliyor.

Buradan şu sonuca varıyorum: AKP’ne yönelik operasyonla sol kanattaki gelişmeler birbiriyle ilgili değil sadece eş zamanlıdır. Yani bir yandan AKP yeniden şekillendirilirken diğer yandan sol benzer bir operasyona maruz kalıyor ve solun katı ideolojisini destekleyenler tasfiye ediliyor. Burada sol cephe anlamındadır ve ideolojisi de resmi ideoloji olarak algılanmalıdır.

Bu hesaplaşmaların iyi bir sonuç yaratacağını düşünüyorum ama ülkem için her zaman iyimser olmamın yarattığı düş kırıklıklarını da aklımdan çıkaramıyorum. Umarın artık akıl çağına gireriz ve meydanlarda gırtlağını yırtarcasına bağırmanın sorunları çözmeye yardımcı olmadığını anlarız.


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Türkiye'de Yolsuzluklar Açıkça Himaye Ediliyor   :: Putin: Krizin Nedeni Amerikan Finans Sisteminin Sorumsuzluğu   :: AKP için uygun slogan aranıyor!   :: Atatürk'ün karma ekonomik modeli   :: Sayın Tümer Halil'e cevabımdır   :: Avusturya'da hükümet istifa etti   :: Selvi'den Hükümete zam eleştirisi   :: İçli'den Anayasa değişikliği uyarısı   :: Eylül'de 309 bin kişi ATA'nın huzuruna çıktı   :: Diyarbakır'da çatışma:1 Şehit   :: Hamilelikte kullanılan vitaminler bebekte astıma neden olabilir   :: Sosyal Güvenlik Sistemi açığı 17 milyar ytl'yi aştı   :: Enerjide dağıtım özelleştirmesine mola veriliyor   :: TÜROFED:"Son yılların en hareketli bayramı yaşanıyor,ama karlılık yok"   :: "Türkiye'nin en büyük problemi AKP yönetimi"   :: Mutsuzluk üzerine...   :: Kriz adım adım Türkiye'ye geliyor   :: Hindu tapınağında panik çıktı: 168 ölü   :: Doğalgaz'a zam   :: Dünyada şok   :: TBMM,yeni yasama yılına yarın giriyor   :: Eruygur yoğun bakımdan çıkıyor   :: Çin'de zehirli çay paniği   :: Google'ın Türkiye'ye jesti   :: Brüksel'in gözü Ankara'da   :: DSP'de " Sarıgül" sesleri   :: Eryılmaz: "İçişleri bakanlığı çifte standart uyguluyor"   :: Türkiye'nin enerji faturası kabardı   :: Bahçeli'den "Üslup" çağrısı   :: Elektrik zammı yarın yürülükte

Tamir mi?

Dünyadaki ekonomik krize karşı alınan tedbirler eskiye dönüşü yani oluşan hasarların tamirini mi amaçlıyor yoksa eski düzen yerini yenisine mi terk ediyor?

Diğer Yazıları
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(469 oy)

  • 54% (253)
  • 46% (216)
yükleniyor