Söyledikleri ile yaptıkları çakışmıyor. Ama ne çare, halk oylarıyla altı yıldır Başbakan.
2002 seçimlerinde ana muhalefet lideri ile birlikte katıldığı TV programında demokratik rejimin temel taşlarından biriyle ilgili bir vaatte bulundu. Siyaseti yozlaştırmaktan kurtarmak amacıyla siyaset adamlarının yasadışı işlere adlarının karışması durumunda dokunulmazlıkla korunmalarının önüne geçilmesine katkıda bulunacağını söyledi. Altı yıl geçti. Baykal, RTE’ye dokunulmazlık ucubesini kaldırmayı vaat ettiğini ama gerekeni yapmaya geldi mi yan çizdiğini anımsattı. AKP iktidarında ayyuka çıktı yolsuzluk olayları. Partiyle doğrudan bağlantısına işaret eden olaylar yaşandı, yaşanıyor. Hakkındaki çeşitli suçlamalardan dokuza yakın dosya yargıya gitmeyi bekliyor. AKP grubunun neredeyse yüzde 25’i ile ilgili dosyalar Meclis’te. Dokunulmazlığa dokunmayarak yolsuzlukların, yolsuzluk veya rüşvet sanıklarının koruyucu meleği RTE ne yapıyor? *** Bakın ne yapıyor: Önce kimsenin yutmadığı bir karşı öneri ile sahneye çıkıyor. Sadece milletvekili dokunulmazlığının değil, memurlara uygulanan ve ancak amirinden izin alınması koşuluyla yargılanmalarını sağlayan yasal hükümlerin de kaldırılmasını ve böylece dokunulmazlık konusunda eşitlik sağlanmasını istiyor ve: Sonra… 2008 yılının bir ayında bu sözünü, bu önerisini tamamen çürüten bir icraat sergiliyor. Belediye Başkanlığı döneminde siyasette yol arkadaşı, RTÜK gibi önemli bir kurulun başına getirdiği Zahid Akman’ı yargının pençesinden kurtarmak için bürokratlara, memurlara işleyen yargıya götürülmelerini engelleyen amirinden izin alma yetkisini daha genişletiyor. Nasıl mı? Şöyle: Almanya-Türkiye arasında tarikat şebekesi çalıştı ve RTE: Deniz Feneri soruşturmasının eninde sonunda himayesinde olan eski yol arkadaşı Zahid Akman’a ulaşacağını çok önceden öğrendi. Olay patlayıp isimler ortaya dökülmeden bir ay önce... ...RTÜK Yasası’nda ufacık bir değişiklik yaptı. Zahid Akman hakkında soruşturma başlatmayı Başbakan’ın iznine bağladı. RTE nerede duruyor şimdi? Örneğin din iman birlikteliği söz konusu oldu mu RTE; daha önceki vaatlerini, örneğin dokunulmazlık konusundaki önerisini anımsamıyor bile. *** Ulusal kanallara ahlak, sosyal terbiye, doğruluk nasihatlerinde bulunan, kimi kanalları kapatan Bay Zahid Akman’ın Frankfurt savcısının iddianamesinde tam 34 kez adı geçiyor. Başka bir dava nedeniyle Almanya’ya girer girmez yaka paça savcının önüne çıkarılacak olan Zahid Akman, sağa sola ahlak dersi veren, çok ama çoook Müslüman bir kişi olarak RTÜK’teki başkanlık görevinden istifa etmeyi aklının ucundan bile geçirmiyor. Balık baştan kokar mı kokmaz mı? Bu ülke balığın baştan koktuğunu ispat eden bir ülkedir. Doğal olarak sonuç: Din ve imanı sömürerek iktidara taşımakta yardımcı olanların egemen olduğu bir ülkede; yolsuzluklar, rüşvet olayları elbette giderek artar, artacaktır...
|