Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
16
Eylül
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Mümtaz SOYSAL arrow Büyük ve Küçük Patlamalar
Büyük ve Küçük Patlamalar Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Cuma, 12 Eylül 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALAvrupa Nükleer Araştırmalar Merkezinin fizikçileri Büyük Patlama deneyiyle evrenin sırrını çözmeye çalışadursunlar, Türkiyenin küçük patlamaları ülkedeki düzenin hâl-i pürmelâlini bütün açıklığıyla gözler önüne sermeyi sürdürüyor. Son haftalarda iki küçük patlama yaşadık. Biri Deniz Feneri rezaleti, öbürü de Erdoğan-Doğan söz düellosu.

Ortaya çıkan görüntü, düzen değil, tam bir düzensizliktir. Belki o açıdan, Büyük Patlama sonrasında evrende yaşandığı söylenen Büyük Kaosa benzetilebilir. Şu farkla ki, onun sonunda büyük dinlerin İlahi Uyum dedikleri bir doğa düzeni oluştuğu halde, şimdiki ulusal kaostan, eğer akılcı bir yaklaşımla durdurulmazsa, ondan çıka çıka, ancak daha büyük bir kaos çıkar.

Evet, düzen dediğimiz şimdiki kargaşaya bakın.

Devletin anayasası Kimse.. dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz demiş, hazretler fakire yardım sevaptır diye para toplayıp camiler dolusu fakir fukarayı dolandırmışlar. Bırakın sosyal devleti, zekât yoluyla da olsun insanların mutluluğunu sessiz sedasız sağlamak yerine, erzak dağıtma görüntüsüyle oy toplamaya kalkmışlar.

Öte yandan, Anayasa Haberleşmenin gizliliği esastır derken telekulağın dinlemediği kimse kalmamış. Anayasa haber alma ve öğrenme özgürlüğünden söz ettiği halde, basın ve yayın araçları, bu özgürlükleri sağlama ve pekiştirme yerine, ticari çıkarları kollama ve kamuoyunu aldatma silahlarına dönüşmüş.

Örnekler çoğaldıkça, kasvet artıyor, dayanamayan kalkıp ülkeden gidiyor.

Türkiye yaşanmaz duruma gelince hiç büyük patlama yaşamamış da sayılmaz. Tam tersine, üç kez yaşadı: 27 Mayıs, 12 Mart ve yirmi sekiz yıl önce bugün yaşanan 12 Eylül. Birincisi, ki şimdiki iktidarın gözünde en kötüsü sayılır, hiç değilse belli bir düzen getirebilmek için, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti, planlı ekonomi gibi ilkeler getirmişti; ama ardından gelen iki büyük patlama, hepsini teker teker berhava etmeyi marifet saydı.

Patlamaların yararsızlığı, ille de bir başka büyük patlama beklemek yerine, dağılmış akıl zerrelerini toplayıp doğru dürüst bir ortak akıl oluşturmaktan başka çare bırakmamıştır. Kim ne derse desin, bu yöntemi en iyi uygulayabilen ulusal kurum, genellikle sanılanın ve dıştan söylenenin aksine, parlamento, hükümet ve ana muhalefet gibi siyasal kurumlar değil, hiç beklenmedik biçimde kurmay tartışmaları yoluyla ortak düşünce oluşturmayı deneyen ordu oluyor galiba. Yeni Genelkurmay Başkanının ortaya koyduğu yaklaşım böyle bir yöntemin izlerini taşır gibidir.

Askerin yaptığını cumhuriyetçi kesimin siyasileri yapamaz mı? Bir çeşit ulusal şûrada yan yana gelip ortaklaşa oluşturulmuş aklın gereklerini yerine getirmek hiç mi başarılamayacak bir iştir?


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: Çıplaklığa Az Kaldı!   :: Deniz Feneri davasında karar yarın saat 11.00'de açıklanıyor   :: Danıştay'dan AK Parti'ye şok   :: Yunanistan'da deprem   :: Gazze'de Filistinliler birbirlerini vuruyor   :: MEB'den yeni uygulama   :: KGS ve OGS indirimi kalkıyor   :: ACLE sayesinde Çin'e yapılan deri ihracatı arttı   :: Piyasadaki ucuz telefonlara dikkat!   :: Yok artık Google !   :: 24 saattir nüfus işlemleri yapılmıyor   :: Aksaray'ın suyunda çok yüksek arsenik çıktı   :: Dolar 1,27'yi aştı, borsada kayıp sürüyor   :: Kayıkçı kavgası   :: BAŞBAKAN'A AÇIK DAVET   :: Kadehleri değil kafaları tokuşturmak!   :: Bu kavga bizi ırgalamıyor Tayyip bey   :: Kararı kim verir?   :: Başbakan bir de beni böyle yaksa ya!!   :: Bize hakaret edenler, elin Alman'ına neden susuyor?   :: 'Derin devlet' yok edildi ama piyasa intikam hazırlığında   :: Dış Politikada D-övünme Günleri   :: Frankfurt'ta Nazım olmadı ama...   :: Sağlık Üzerine Sağlıksız Görüntüler   :: RTE Aydın Doğan'ı Başbakan Yapacak   :: EPDK Akaryakıtta fiyat belirleme mekanizmasına el koyuyor   :: Sağlık Bakanlığı'ndan alerjisi olanlara "Grip Aşısı" uyarısı   :: Türkiye'deki kuraklık kritik noktaya ulaştı   :: 500 Bin çocuğa Anadolu Lisesi hayal oldu   :: Obama'dan Bush'a kriz tepkisi

Fenerin yanıltışı

FENERLER çeşit çeşit; el feneri, cep feneri, bir de deniz feneri.

Diğer Yazıları
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(329 oy)

  • 51% (167)
  • 49% (162)
yükleniyor

E-Posta ile haberdar ol:

Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın.