Giriş
05
Aralık
2008
Ergenekon'a Savcı Deniz Feneri'ne Avcı! Yazdır E-posta
Mustafa BALBAY   
Pazartesi, 08 Eylül 2008

Mustafa BALBAYBaşbakan Erdoğan partisinin İstanbul ilçe kong-relerini saldırı zeminine dönüştürdü. İki gündür üslup da gözetmeksizin Aydın Doğana ve CHPye yükleniyor.

CHP-AKP arasındaki çekişme siyasetin doğası içinde değerlendirilebilir. CHP, belgeli iddialarla AKPnin üstüne gittikçe, siyasi iklim giderek soğuyacak.

Ancak Başbakanın medyaya yönelik tutumu AB kriterlerinden hangisine sığar, kestiremiyoruz!

Başbakanın asabının bozulmasının nedeni Deniz Fenerine ilişkin Almanyada sürdürmekte olan davayla ilgili haberler. Alman savcının hazırladığı iddianamede özetle şunlar yer alıyor: - Almanya

da bağış toplamak üzere kurulan holding ve çevresindeki örgütlenme Alman yasalarının dışına çıkmıştır. Toplanan paraların 41 milyon Avroluk bölümü amaç dışı kullanılmıştır.

- Bu paranın 14 milyon Avroluk bölümü Kanal 7 televizyonuyla bağlantılı kişiler tarafından kullanılmıştır.

- Amaç dışı kullanım toplanan paraların yüzde 60ına ulaşacak düzeydedir.

Amaç dışı kullanımda rolü olanlar kimler?

İddinamenin 164. sayfasından bir bölüm aktaralım:

02.02.2005 tarihli alındı belgesinde herhangi bir meblağ yazılı olmamasına rağmen Mehmet Gürhan, Firdevs Ermişten parayı, Türkiye Başbakanına vermek üzere aldığını tasdik etmiş. Bu konu sanık Ermişin 7. kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğruluğu tasdik edilmiştir.

Altını çizelim; bir sanık ifadesinde böyle bir iddiada bulunuyor. Mahkeme konuya ilişkin belgeleri bu ifadelerin tamamlayıcısı ve kanıtı olarak değerlendirirse suç, tersi olursa tabii ki değil...

***

Başbakan, Almanyadan gelen bu haberlerin Doğan grubunun yayın organlarında kullanılmasına fena halde öfkelendi. Doğan grubunun bu iddiaları kanıtlaması gerektiğini söyledi! Aksi halde işi ahlaksızlığa kadar götürdü...

Her şeyden önce bunun zemini mahkeme.

Alman makamlarının araştırma-soruşturmalarının devamının Türkiyede yapılması gerekiyor. Konuşma, bunu yapmakla görevli kişilerin elini tutuklaştırabilir.

Dava devam ediyor. Büyük olasılıkla iddiaların da arkası gelecek. Başbakan, medyanın ayağını denk almasını, Alman makamlarından gelen bilgileri neredeyse hiç kullanmamasını istiyor.

Başbakan bununla da yetinmiyor, Aydın Doğana kendi girişimleriyle ilgili açıklamalar yapmak üzere süre tanıyor. Aksi halde ben açıklama yapacağım, diyor.

Erdoğanı dinlerken bir an kovboy filmi mi izliyoruz, duygusuna kapıldım!

***

Erdoğan, Ergenekon soruşturmaları için ben bu işin savcısıyım diyecek kadar ileri gitmişti. Daha iddianame dahi hazırlanmadan devleti çetelerden temizliyoruz demeçleri vermişti. İşin sonuna kadar gidileceğini söylemişti.

Aynı Erdoğan, Deniz Feneri olayında ise tam tersi bir tutum izliyor. Değil savcılık, iddiaların haber olarak yayımlanmasına bile katlanamıyor. Yazanları, ağır dille suçluyor, adeta düelloya davet ediyor.

Öyle anlaşılıyor ki Erdoğan, artık kendi medyasını en güçlü şekilde oluşturduğunu düşünüyor. Medyanın önemli bir bölümü AKPnin özel medya kolu gibi çalışıyor. Doğan grubunu etkisiz hale getirirse, medya fenerini tümüyle eline aldı demektir!

AKP davasının sonuçları tartışırken olasılıklardan biri de şöyle dile getirilmişti:

Başta Başbakan olmak üzere AKP yönetimi bu karardan ders çıkarır, daha dengeli hareket eder!

Alın size denge...


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy