Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
16
Eylül
2008
12 Eylül --24 Ocak Yazdır E-posta
Muhlise GÜNGÖR   
Cuma, 12 Eylül 2008
Muhlise GÜNGÖR12 Eylül 1980, benim aklımda ‘’24 Ocak kararlarının uygulanabilmesi’’ için yapılan bir darbe olarak kalmıştır.
ABD nin Türk askerine 24 Ocak kararlarının uygulanabilmesi için baskı ve terör ortamı yaratılarak güya ''istikrarın''  sağlanabilmesi adına yaptırdığı darbedir!

İçerdeki işbirlikçi sermaye sahipleri ekonomik darboğazdaydılar, emperyaller ülkenin hâkimiyetini istiyorlardı, amaçlar örtüştü ve emperyallerin dayatmasıyla 24 Ocak kararlarının (güya ekonomik karardı(!) ) uygulanabilmesi için, hiç bir itirazın, muhalefetin, çatlak sesin olmaması gerekiyordu, dünya ya da’ ’'gerekliydi!’’ imajı verilmeliydi.
Bunlar için en uygunu DARBEYDİ!

Darbe istediler…
Durduk yere darbe olmazdı.
Darbe yapmanın zemini hazırlanmalıydı.
O günün koşullarında bu karışıklık ortamını yaratmak çok kolaydı.
Kışkırtıcı ajanlar, satılmış işbirlikçi sermaye sahiplerinin sayesinde, topyekûn işçi sınıfına, emekçilere, yükselen dinamizmine ket vurmak çok kolaydı.
Ekonomik tedbirlerle toplumun düze çıkması masalı ile o günkü koşullarda uygulanabilirliği sıfır olan 24 Ocak kararları, sahte provokasyonlarla ortam yaratılması sağlandı.
 

Zemin hazırlandı, anarşi yaratıldı ve sonuç 12 Eylül…

Sabah soldan biri vurulurken, akşam aynı tabanca ile sağdan birinin vurulduğu, kardeşin kardeşe kırdırıldığı bir anarşi…

Her gün bu vahşete, bu kıyıma kim dayanabilirdi ki?

Terör ve anarşinin kol gezdiği, sokakların bile sağ ve sol kurtarılmış bölge diye ayrıldığı, oluk oluk kanların aktığı, kardeşin kardeşe kırdırıldığı, kayıpların, yitirilmişliklerin çok olduğu bir süreç…

Ortalık toz duman, sabah işine gidenlerin akşam dönmediği bir ortam, anlatılamayan, ancak yaşayanların vahametinin farkındalığı olan süreç.

13 Eylül sabahı başlayan, tek yaprağın kıpırdanmadığı sonraki yıllar…
Neredeydi o anarşi, terör?
Nereye gitmişlerdi?
Kışkırtıcı ajanların görevleri bitmiş başka ülkelerde yeni görevlerine dönmüşlerdi.

13 Eylül sabahı artık tam bağımsızlık diyenler yoktu, ya yok edildiler, ya içeri tıkıldılar, ya öldürüldüler…
Ne sağ kaldı ne sol, herkes yok olmuştu sanki.

24 Ocak kararları hiçbir baskı ve çatlak ses olmaksızın uygulanmaya başlandı.

‘’Tek elden, tek seslilikle’’

Müsteşar Özal’dan başlayıp, 5 generalin yerleştirdiği, Başbakan Özal’la pekişen kararlardır!
Sanıldığı gibi 24 Ocak kararları sadece ekonomik kararlar değildir.

12 Eylül darbesi Türk toplumuna karşı yapılan çok amaçlı bir darbedir.

Toplumun dokusunu değiştiren, sistemli dejenerasyonun yapıldığı kararlardır.

 

*Bu darbe sonucu ABD’ye ekonomik olarak göbekten bağlanıldığı,

*Solun yok edildiği,

*Türk toplumun değer yargıları, kültürü, dini, ahlak anlayışı, kısaca her şeyi sistemli olarak değiştirildiği,

*Bugünün ılımlı İslam’ının tohumlarının yeşerdiği, su yüzüne çıktığı,
 

*‘’Benim memurum işini bilir’’ gibi sözlerle; talanın, hortumun, yağmanın, vurgunun, hayali ihracatların, bir günde köşe dönmeciliğin mubah sayıldığı, kirli dönemece girildiği,

*Sivil toplum kuruluşlarının yok edildiği,

*Yüreklerin dağlandığı,

*Ocakların söndüğü,
……

Kısacası TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN bel kemiğinin kırıldığı zamandır!

Saygılar.


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: Kadehleri değil kafaları tokuşturmak!   :: Bu kavga bizi ırgalamıyor Tayyip bey   :: Kararı kim verir?   :: Başbakan bir de beni böyle yaksa ya!!   :: Bize hakaret edenler, elin Alman'ına neden susuyor?   :: 'Derin devlet' yok edildi ama piyasa intikam hazırlığında   :: Dış Politikada D-övünme Günleri   :: Frankfurt'ta Nazım olmadı ama...   :: Sağlık Üzerine Sağlıksız Görüntüler   :: RTE Aydın Doğan'ı Başbakan Yapacak   :: EPDK Akaryakıtta fiyat belirleme mekanizmasına el koyuyor   :: Sağlık Bakanlığı'ndan alerjisi olanlara "Grip Aşısı" uyarısı   :: Türkiye'deki kuraklık kritik noktaya ulaştı   :: 500 Bin çocuğa Anadolu Lisesi hayal oldu   :: Obama'dan Bush'a kriz tepkisi   :: İftarda intihar saldırısı:20 ölü   :: CERN'ün bilim adamları Türkiye'de buluşuyor   :: Medvedev: Bize yaptırım uygulamak ters teper   :: IMF: Krizde en kötüyü atlatmadık   :: Tanrıkulu, Türkiye Ekonomisinin Çıkmaza Girdiğine Dikkat Çekti   :: "İstanbul'a 'Metrobus' değil 'Monoray' Uygun Olurdu"   :: Sinagoglu Kiliseli Cami Dinen Uygun mu?   :: İzmir'de tarihi eserleri canlandırma projesi   :: Sonbahar yağmurları geliyor   :: ABD Yüzyılda Bir Yaşanabilecek Finansal Krizde   :: SSCB'nin küllerinden Rusya'nın yeniden doğuşu!   :: Şerefinle yaşamak veya şerefinle ölmek!   :: Eee ne oldu şimdi?!   :: Fenerin yanıltışı   :: Yoksulluğun Yerleşmesi İçin Mücadele!

Kul Hakkı

Tüm dinlerin ve bizim dinimizin de esasına göre evreni yaratan yüce Allah’tır.Kuran’ı kerimi ilk okuduğum zaman, ilk düşündüğüm ‘’kul...

Diğer Yazıları
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(325 oy)

  • 50% (163)
  • 50% (162)
yükleniyor

E-Posta ile haberdar ol:

Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın.