apo, karargahında konuşuyor, ağzından bal akıyor(!)
Atatürk ve “Kuva-i Milliye” ruhundan bahsediyor!.. Sokaktaki sürüleri de artık rahat rahat, Türk topraklarında, Türk Bayrağı’na saldırabiliyor, Atatürk posteri asılı evleri tehdit ediyor, yolunda koşa koşa gidiyor!..
Pardon “Koşa koşa” değil, son derece panalı jeeplerle, pahalı otomobillerle, çok çok pahalı organize edilebilecek gösterilerle ilerliyor pkk!.. Parayı oluk gibi harcıyor, belli ki, gayrı meşru işler fevkalade iyi ve engelsiz!.. Gene belli ki, güçlü bir “Al gülüm ver gülüm” düzeni mevcut, sistem ile!.. Şimdi bir parantez açalım... Son bir hafta içerisindeki şehit sayımız sanıyorum 10 oldu!.. Asker ve korucularımızı toprağa verdik... Kendi topraklarımızda, çocuklarımız, kolayca şehit edildiler!.. Neden??! Cevabı en yetkili ağızdan... Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, daha birkaç gün önce şöyle demişti: “Bireysel kalmak ve ulus devlet yapısına zarar vermemek kaydıyla, kültürel zenginliklerin yaşanması için yapılan düzenlemeler, daha fazla demokrasi söylemleriyle toplumsal talepler haline getirilip siyasal alana götürülmeye çalışılmamalı. Kutuplaşma ve ayrılaşmaya meydan verilmemeli ve ülke güvenliği tehlikeye atılmamalıdır. Teröre karşı yürütülen mücadelede ana hedef, örgüte ve destekçilerine terörle hedeflerine ulaşamayacaklarını göstererek başarı umutlarının yok edilmesidir.Terörü hiç yaşamamış, terörün tanımlamasını bile yapamayan ve olaylara sadece insan hakları ve özgürlükler penceresinden bakarak kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutan ülkelerden bu mücadelede destek beklemek aşırı iyimserliktir.Güvenlik güçlerinin, görevlerini daha etkin yapabilmek için yasal desteğe ihtiyacı vardır. Silahlı teröristler kadar legal alanda ortaya çıkan silahsız teröristlere ve ayrılıkçılık destekçilerine karşı da tedbirler getirilmesi gerekir.” Komutanın olabildiğince “İtinalı” izana bıraktığı sözlerinden anlaşılacağı gibi, Avrupa Birliği ile “Müzakereler” eşkıya çetesinin elini kolaylaştırmış ve hatta TBMM içine dalmasına sebep olmuştur!.. Şimdi “Parantezden” çıkıp oyuna dönelim... Şu sıralar, pkk sürüleri “Barış(!) mitingleri” ve DTP teşkilat açılışları ile yeni “Tiyatro” eserlerini oynuyorlar!.. Maksatların en başında, TSKínın eşkıyaya karşı yürüttüğü yurt içi operasyonun da önünü kesmek var!.. Eşkıya takibinin sürdüğü, askerin ablukaya alıp, çatışma bölgesi içinde sıkıştırdı eşkıyaların canını kurtarmak için, bu yörelerdeki yerleşim alanlarında “Parti binası açıp teşkilat çalışması yapacağız” malum “Siyasetçiler” ortalığa çıkıveriyor... Ellerinde, “Dokunulmazlık” kimlikleri ve peşlerine taktıkları pkk milisleri(vatandaş görünümlü) ve de, çoğu AB ülkelerine servis yapan iç-dış tv kameraları ile!.. Askerin mayın taraması yaptığı bölgelerde, bir de bakıyorsunuz, vatandaş görünümlü, siyasi kimlikli, pkk militarize ekibi yollarda!.. Çok da ilginç, bu pkk propaganda gücünün lider kadrosunu taşıyan araçların süper lüks jeepler olduğu da görülüyor!.. Değirmenin suyu sadece kaçakçılıktan değil, dahası daha da tatlı bir durum!.. pkknın kontrol ettiği belediye gerçeği inkar edilebilir mi!!?
Bu belediyelerin ihaleleri hangi ellerde bilinmiyor mu?!. Bu belediyelerin Ankara'yı pas pas edip, yabancı fonlardan sağladıkları şaibeli fonların nasıl kullanıldığı bilinmiyor mu?.. İyice bir bakın bakalım, Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere bir çok devlet ihalesi kimlerin elinde, hangi aşiret ağaları Kandil ile irtibatlı ve ellerinde hangi ihaleler var!!? Komutan Koşaner'in sözlerindeki önem açık seçik ortaya çıkıyor.. Para, yetki, serbestlik, üstelik milletvekili dokunulmazlığı ile donanım bir tarafta... “Yasaların gözden geçirilmesini” bas bas bağırıp kurşunu, nereden geleceğini bilmeden bekleyen Mehmetçik beri tarafta!.. Neymiş. Terörle yaşamağa alışacakmışız!.. Kim alışacak?.. Geçim sıkıntısından sersem sepelek olmuş, sorguluyacak hali kalmamış, bir avanta kapısı bulsamda ben de yapışsam çaresizliğindeki “Biz” elbette!.. Bir de cabası “Ulan ağzımı açmayayım, alıp götürürler” korkusu da cabası!.. El fatiha!..
|