Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
26
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Cüneyt ARCAYÜREK arrow Kıbrıs'ta Ödün Vermeye Hazırlık
Kıbrıs'ta Ödün Vermeye Hazırlık Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Cuma, 05 Eylül 2008

Cüneyt ARCAYÜREKRTE, Türkiyenin ulusal ve stratejik yararlarına aykırı olacağını hesaba katmadan Kıbrısta çözümsüzlüğe çözüm arıyor.

Rauf Denktaş, Türkiyenin ulusal yararlarına bağlı kaldığı, Kıbrıs Türklerinin Rum egemenliği altında azınlık konumunda yaşamasına karşı çıktığı için AKP hükümetinin desteğini kazanamadı.

RTE, kafasına uygun, Rumlarla birlikte, Rumların yönetimi altında yaşamayı çoktan sindirmiş birinin, MA Talatın işbaşına gelmesine destek oldu.

Sonuç: Tencere yuvarlandı kapağını buldu!

Şu gerçek unutulmamalı: Kıbrısta Denktaştan sonra başlayan süreç; RTE-Talat ikilisinin başlattığı ve sürdürdüğü ödünler sürecidir.

Oysa Talatla Hristofyas arasında başlayan görüşmelerin ilk gününde tarafların ortaya koydukları temel ilkeler Kıbrıs sorununun çözüm olasılığını dinamitliyor.

Tarafların asla vazgeçemeyeceklerini öne sürdükleri öğeler, görüşmelerin çözümsüzlükle sonuçlanması olasılığına ağırlık kazandırıyor.

Tabii Türk tarafının başrol oynadığı bir oyun kurgulanmıyorsa...

***

Türk tarafının hedefi yeni bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulması. Çözüm, iki ayrı halkın ve iki demokrasinin varlığına dayanmalı. İki kesimlilik, iki tarafın siyasal eşitliği, iki kurucu devlete eşit statü.

Rum tarafına göre; tek egemenlik ve tek vatandaşlıkiçeren iki kesimli, iki toplumlu federasyon vazgeçilmez ilkeler.

Açıklanan temel kurallar iki toplum arasında uzlaşmanın zor, hemen hemen olanaksız olduğunu kanıtlıyor.

Türk ve Rum toplumları arasındaki anlaşmazlıklarda daha başka ve uzlaşılması olanaksız aykırılıklar var.

Örneğin Türk tarafı askerin Kıbrıstan ayrılmasına karşı. Garanti ve ittifak anlaşmaları yürürlükte kalmalı, çözümü garantör ülke Türkiye de kabullenmeli, diyor.

Rumlar için Türk askerinin Adadan ayrılması, garanti ve ittifak anlaşmalarının iptal edilmesi vazgeçilmez önkoşul.

Bu temel anlaşmazlıkların ikili görüşmelerden önce tarafların ne kadar ödün koparabiliriz diye birbirini yoklamak için açıkladıkları öğeler olmadığı, önceki gün başlayan Talat-Hristofyas arasındaki görüşmelerden sonraki açıklamalardan anlaşıldı.

Türk tarafı ile Rum tarafının ödün vermeyecekleri öğeler toplantıdan sonra yinelendi.

***

Temel farklılıklar çözümün olanaksızlığına işaret ediyorsa; Ankarayı da arkasına alan Talat, Rumlarla 11 Eylülde ilk pazarlığa neden hazırlanıyor?

Ankara ile Talatın bu denli birbirine zıt ilkelere karşın müzakere ve pazarlıkta ısrar etmeleri acaba başka bir tezgâhın eseri mi?

RTE ve Talat ikilisi Türk kamuoyunu karşıya almamak için şimdilik Rumlara teslim olmayacak koşullar öne sürüyorlar.

Yoksa, görüşmeler ilerledikçe ABden, ABDden gelen dayatmalarla temel ilkelere daha yumuşak bakan, açıklanan temel ilkelerden kaytaran bir oyun mu kurguluyorlar?

Talat, bir yandan temel ilkelerde asla ödün verilmeyeceğini söylüyor ama bir yandan da ikili konuşmalarda hangi konunun geniş tartışmalara yol açacağı sorusuna; Rumların ısrar ettiği tek egemenliğin, siyasal eşitliğin, tek vatandaşlığın reddi olacak demiyor

...Mülkiyet sorunundaki görüşmelerin çetin geçeceğinisöylüyor.

Bu işaretler Talat ile Ankaranın iki devlet, egemenlik, tek vatandaşlık, siyasal eşitlikten ödün vermeye hazırlandığını gösteriyor.

Talat bu. Ankaranın desteğinde, Ankara ile birlikte yanar döner!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy