Giriş
20
Kasım
2008
Yok Birbirinden Farkı Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Pazar, 07 Eylül 2008

Cüneyt ARCAYÜREKİktidar partisi AKPnin bakanı, AKPnin ikinci adamı, şimdi Cumhurbaşkanı; Sıvasta çıkmış halkın önüne, birlik ve beraberlikle mutlu yarınlardan söz ediyor.

RTE ile el ele vererek Türkiyeyi; laikler-laiklik karşıtları, türbanlılar-türbana karşı olanlar, bizden olanlarla olmayanlar, Sünniler-Aleviler diye bölünmelere neden olduklarını bilmezmiş gibi birlik ve beraberliğin bozulmamasını istiyor.

Başbakan ise; CHP belediyesinin İzmir halkını susuz bıraktığını ispat etme peşinde. Özrü kabahatinden büyük laflar ediyor.

Şöyle diyor: Devlet Su İşleri barajlar yapacak ve İzmir Belediyesine verecek. Halk, belediyenin DSİden sağladığı suyu kullanacak!

İzmir halkının seçtiği belediyeye: Alan da kaçan mı?” demek istiyor.

Sanki DSİ, halkın DSİsi değil de RTE Beyefendinin özel mülkü, babasının malı.

Bu kafa başka bir yönünü ortaya koyuyor RTEnin. AKPye oy veren iller bu hükümetin ili, o ilde yaşayanlar bu hükümetin halkı.

İzmir gibi oy vermeyenler ise devletin üvey çocukları!

***

Baykal bir TVde DSİ ile ilgili açıklamalarına değinirken, sorular sıralıyor:

Sen kendini Türkiyenin ve İzmirin Başbakanı olarak görmüyor musun? DSİnin görevi İzmire de hizmet etmek değil mi?

Oysa Baykal, Sen nerenin Başbakanısın diye sorarken Sen kimin, kimlerin Başbakanısın diye sorması gerekirdi.

Olaylar soruyu yanıtlıyor.

RTE, partisinin üst kademesinde görevli rüşvet alan kimilerinin Başbakanı!

RTE, Almanyada Deniz Feneri davasında halktan din yoluyla milyonlar topladıklarını ifadelerinde söyleyen, kuryeler eliyle gizlice Türkiyeye gönderdikleri dövizlerin bir bölümünü RTEye verdiklerini açıklayanların Başbakanı!

Ayrımcılığın, partizanlığın, yeşil sermaye ve basınının Başbakanı!

***

Şam seferinden dönerken uçağına aldığı gazetecilere Anayasa Mahkemesinin verdiği karara saygı duymaktan başka çareleri olmadığını söylemiş. Siyaseti kararın saptadığı koşullarda sürdüreceklerini eklemiş.

Başbakanda bir hayli gelişme ve değişme var diyeceksiniz ama:

Oysa RTE, daha sonra kararı yok sayan bir tavır alıyor. Dediği şu: O ve arkadaşları AKPnin laiklik karşıtı eylemlerin odağı gösterilmesini kabul etmiyorlarmış.

Hem Anayasa Mahkemesinin kararına uymaktan söz edeceksin, hem de bu kararı sindiremediğini, kabul edemediğini söyleyeceksin; bu, laiklik karşıtı hareketlere bildiğim yolda devam edeceğim demek değildir de nedir?

***

Çankayadaki AKPliye gelince; RTEyi de aştı. RTE hiç değilse on yıl öncesi kimi düşüncelerini yadsımıyor.

Dün Milliyette Melih Aşık, Çankayadakinin 15 yıl önce Ermenistan ile ilgili sözlerine değinirken arada geçen sürede ne değişti de Erivana gidiyor diyen soruların, 15 yılda çok şey değişti diye yanıtlandığına değiniyor ve sonra:

Çankayadakinin Cumhurbaşkanı sıfatıyla 2007 yılında Azerbaycan Milli Meclisindeki konuşmasından kimi bölümleri aktarıyor.

Çankayadaki bir yıl önce şunları söylüyor:

“…Ermenistanın bir yandan Türkiyeye hasmane davranışlar içinde bulunmasının, bir yandan da Azerbaycanın topraklarını işgal altında tutmasının bugünkü durumun sebebi olduğunu artık dünya görmelidir.

Ermenistan 1915 olaylarının yorumlanmasını başka ülkeler parlamentoları nezdinde takip etmeyi sürdürdükçe ilişkilerin normalleşmesiyle ilgili bir gelişme beklenmemelidir…”

Ermenistanın, Türk ve Türkiye düşmanlığı politikalarında en ufak bir değişiklik yok. Ama:

Kendini inkâr eden adam olmayı ola ki Çankayadaki kendine yakıştırıyor. Lakin TC Cumhurbaşkanına yakışıyor mu?


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy