Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
16
Eylül
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Mustafa BALBAY arrow Devlet Değil, Demokrasi Küçülüyor
Devlet Değil, Demokrasi Küçülüyor Yazdır E-posta
Mustafa BALBAY   
Pazar, 14 Eylül 2008

Mustafa BALBAYDeniz Feneri davasının köpüğünü bir kenara koyduğumuzda ortaya şu çıkacaktır:

Devlete paralel, başka devlet yaratma girişiminin kurumlarından biri!

Bu bağlamda olaya, sıradan bir yolsuzluk gözüyle de bakılamaz.

Neoliberal akımların G-8ler dışındaki coğrafyaya dayattığı bir model var:

Devleti küçültün!

Olur, ne yapalım?

Her şeyi satın... Devlet, bakkallık, kırtasiyecilik mi yapar, devlet kendi işlevini yerine getirsin yeter.

Nedir devletin işlevi?

Genel düzeni korusun, istikrarı sağlasın yeter...

Türkiye de bu dayatmadan fazlasıyla etkilendi. Nesi var nesi yok, satıyor. Devlet küçüldükçe her şey daha güzel olacak.

Oysa gidiş öyle değil... Tersini de iddia etmiyoruz; yani devlet büyüdükçe demokrasi de büyür, ekonomi de büyür demiyoruz. Ancak Türkiyede bunun ölçüsünün kaçtığını görüyoruz.

Konunun küresel dayatılan boyutu ile AKPnin iktidar gücünün kökleştirilmesi için planlanan paralel devlet boyutu birleşince ortaya tam bir kuşatma çıkıyor.

***

Deniz Feneri neden salt yolsuzluk olayına indirgenemez?

1- Halkın dini-insani duygularına seslenerek, en geniş yığınlara ulaşılıyor ve Size biz devletten de yakınız mesajı veriliyor. Böylece geniş yığınlar böyle bir örgütlenmeye bağlanıyor.

2- Bu yolu sağlam açınca devamında istediğiniz kadar büyük bir ekonomik güç elde edebiliyorsunuz. Öyle ki Almanyada para toplanırken 5-10 Avro verenin yüzüne parayı atıp, Al bunu dilenciye ver. Biz yardım topluyoruz diyecek kadar ileri gidebiliyorsunuz.

3- Bu ekonomik gücün bir kısmını gerçekten yoksullara verip yine kendinize bağlıyorsunuz, aslan payını da siyasal iktidara uzanan ekonomik gücünüzün artması için kullanıyorsunuz.

4- Yatırım için seçilen ana alanlardan biri medya. Öteden beri vurguluyoruz; medya, artık kitle imal silahı olarak kullanılıyor. Medya gücünü elinizde bulundurdunuz mu; hedef kitleyi istediğiniz gibi yoğuruyorsunuz. Böylece Deniz Feneri tipi örgütlenmenin gücüyle medya ediniyorsunuz, o medyanın gücüyle Deniz Fenerini daha da güçlendiriyorsunuz.

Ne güzel sar-mal!

***

Devleti küçültmek dedik de; ABDde son yılların en büyük devletleştirmesi yapıldı!

Neden?

İki büyük finans kuruluşu çok zor durumdaydı. Kurtarılması için 200 milyar dolardan fazla kaynak gerekiyordu. Amerikan yönetimi bir süre başka yol olup olmadığını araştırdı. Baktı ki batmaları halinde konut edinme sistemi dahil pek çok yapı çökecek. Bir kalemde devletleştirmeye gitti.

Oysa şu anda Türkiyeye dayatılan mantık şu:

Bırakın batan batsın; çıkan çıksın...

Bu anlayış yukarıda aktardığımız nedenlerle; AKP yelpazesinin de işine yarıyor. Zira kendi devletsel kurumlarını zaten oluşturuyorlar. Devletin geleneksel kurumları ödeneksizlikten bilinçli çökertmeye kadar bir dizi nedenle yok olurken, siyasallaşan kurumlar öne çıkıyor.

Deniz Fenerine Bülent Arınçın Meclis Başkanlığı döneminde kimi yardımların yapıldığı bizzat Arınç tarafından açıklandı. Bu alanda faaliyet gösteren devlet kurumları varken, tercihin bir anlamda hükümet kurumundan yana yapılması, aktardığımız rotanın doğal sonucu...

AKP, yerleşen sözlerimizi de değiştirtecek:

Devlet malı deniz, yemek için fener isteriz!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: Kadehleri değil kafaları tokuşturmak!   :: Bu kavga bizi ırgalamıyor Tayyip bey   :: Kararı kim verir?   :: Başbakan bir de beni böyle yaksa ya!!   :: Bize hakaret edenler, elin Alman'ına neden susuyor?   :: 'Derin devlet' yok edildi ama piyasa intikam hazırlığında   :: Dış Politikada D-övünme Günleri   :: Frankfurt'ta Nazım olmadı ama...   :: Sağlık Üzerine Sağlıksız Görüntüler   :: RTE Aydın Doğan'ı Başbakan Yapacak   :: EPDK Akaryakıtta fiyat belirleme mekanizmasına el koyuyor   :: Sağlık Bakanlığı'ndan alerjisi olanlara "Grip Aşısı" uyarısı   :: Türkiye'deki kuraklık kritik noktaya ulaştı   :: 500 Bin çocuğa Anadolu Lisesi hayal oldu   :: Obama'dan Bush'a kriz tepkisi   :: İftarda intihar saldırısı:20 ölü   :: CERN'ün bilim adamları Türkiye'de buluşuyor   :: Medvedev: Bize yaptırım uygulamak ters teper   :: IMF: Krizde en kötüyü atlatmadık   :: Tanrıkulu, Türkiye Ekonomisinin Çıkmaza Girdiğine Dikkat Çekti   :: "İstanbul'a 'Metrobus' değil 'Monoray' Uygun Olurdu"   :: Sinagoglu Kiliseli Cami Dinen Uygun mu?   :: İzmir'de tarihi eserleri canlandırma projesi   :: Sonbahar yağmurları geliyor   :: ABD Yüzyılda Bir Yaşanabilecek Finansal Krizde   :: SSCB'nin küllerinden Rusya'nın yeniden doğuşu!   :: Şerefinle yaşamak veya şerefinle ölmek!   :: Eee ne oldu şimdi?!   :: Fenerin yanıltışı   :: Yoksulluğun Yerleşmesi İçin Mücadele!

Dış Politikada D-övünme Günleri

Hemen her ülkede böyledir; içeride başarısız olan lider, dışarıya bakar, şöyle der:“Dünyanın en saygın ülkelerinden biri olduk. Çevremize barış...

Diğer Yazıları
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(325 oy)

  • 50% (163)
  • 50% (162)
yükleniyor

E-Posta ile haberdar ol:

Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın.