|
Yiğit BULUT
|
|
Pazar, 14 Eylül 2008 |
|
Bir yazarın yazdıkları “ne kadar” önemli ve değerlidir? Karşısındakilerin “anlayabildiği kadar.”
Siz, “dünyanın en gizli belgelerini ortaya çıkarın, en stratejik yorumlarını yapın”, anlattıklarınız “karşınızda sizi dinleyenin” algılaması ile sınırlıdır.
Bunları neden yazdım?
Hemen arz edeyim son günlerde kamuoyu o kadar hassas ve hepimiz o kadar “karışık” bir algılama içindeyiz ki ne yazarsam yazayım, birkaç okuyucumdan aksini algılayıp sonuca vararak beni yargıladıkları yönünde “Bu da şaka” dedirtecek mesajlar alıyorum.
İşte en güncel örnek. Hatırlarsanız Cuma günü “biat medyasına katkım” diyerek Deniz Feneri olayını komplo teorileri ile harmanlamış ve “herşeye kılıf bulmaya çalışanlarla” tabiri caiz ise “dalga geçmeyi” denemiştim! Ama gördüm ki okuyucularımız benim her yazdığımı fazla ciddiye alıyor ve “ironi” yaptığımı dahi sorgulamadan “Doğrudur” diyerek, yargıya varıyor.
Bu yazı sonrası bir okuyucumdan gelen ve arkasından “Helal olsun” dediğim mesajı aynen aktarıyorum:
“...Deniz Feneri olayı düzmece öyle mi? Yazıklar olsun sana. Biz de seni adam sanmıştık. Onlara katkı yapacak kadar yanlarına çekebildilerse seni helal olsun onlara. Patlayıncaya kadar, çatlayıncaya kadar yiyip içsinler... Zavallı Türkiye’m aklı başında zannettiğimiz bir aydınını (?) kaybetti demek. Eh, madem öyle bu yolda devam et. Dönme bir daha bizim aramıza. Fehmi Koru ağabeyin de sana bir kıyak yapmak için aracı olur elbet. Sen de malum saflarda yolunu bulur, köşeyi dönersin hayırlısıyla... Son bir not: her kitap doğruyu mu yazar? Hele romanlar, hayal mahsulü değil midir? Ne kadar inanılır, ne kadar güvenilir. Tabii bir de yazdıranın amacı ve şeceresi de düşünülmeli, ne dersin?...”
“Ben ne diyorum”, bu mesajı yazan sevgili dostum ne diyor!
Bu noktada sizlere de sorarak veda etmek istiyorum “Biat medyasına katkımdır” diyerek, “Deniz Feneri olayını da abuk subuk bir şekilde aklileştirin” diyerek örneklerle “tam bir ironi” denemesi yaptığım bu yazıdan sizler de yukarıdaki “mesajı mı” aldınız? Eğer öyleyse bana yazın ben de bu işi bırakayım!
Sonuç: Biat medyasına yeniden sesleniyorum Cuma günü çıkan yazımı mutlaka okuyun ve verdiğim ipuçlarından yola çıkarak “Deniz Feneri’ni” gölgelemeyi deneyin! Göreceksiniz çok yol alacaksınız!
|