Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Eylül
2008
Önsayfa arrow Yazarlarımız arrow ÇATI PARTİSİ VE DAMDAKİ KEMANCI
ÇATI PARTİSİ VE DAMDAKİ KEMANCI Yazdır E-posta
Sabahattin TALU - sabahattintalu@dengeli.com   
Cuma, 08 Ağustos 2008

ÇATI PARTİSİ VE DAMDAKİ KEMANCI

İmralı sakini apo, geçtiğimiz aylar içerisinde avukatları ile yaptığı bir görüşmede; DTP’ye, sol partilerle ittifak kurarak bir “Çatı Partisi” şemsiyesi altında faaliyet göstererek, Mart 2009 yerel seçimlerine hazırlık yapması talimatını vermişti.

Her zamanki gibi talimatı alan DTP’li yöneticiler, toplumun genelinin, isimlerinin açılımlarını bile tam olarak bilemediği bazı sol tandanslı siyasi partilerle görüşmelere başladılar. Bilindiği gibi, geçtiğimiz 22 Temmuz seçimlerine “Bin Umut Adayları”  adı altında ÖDP, EMEP ve SDP ile birlikte giren ve bu girişimden umduğunu bulamayan DTP, bu sefer ÖDP ile pek anlaşamamış gibi görünüyor. ÖDP’nin eski Genel Başkanı, yeni Diyarbakır Bağımsız milletvekili Ufuk Uras’ın, bu tür bir birleşmeye yanaşmadığı da geçmiş açıklamalarından zaten biliniyordu.

Çatı partisi ile ilgili gelişmeler, Diyarbakır toplantısı sonrası, DTP’nin Ankara’da yapılan 2. Olağan Kongresi’nde netlik kazanmaya başladı. DTP’ye göre bu, bir seçim ittifakı değil, stratejik işbirliği idi. Sloganları ise; “Birlikte Yaşam, Birlikte Çözüm”. Çatı partisinin adı da belli gibi. aponun son dönemde ısrarla dillendirdiği “Demokratik Cumhuriyet” söyleminin partiye dönüşmüş şekli, yani “Demokratik Cumhuriyet Partisi”. Burada verilmeye çalışılan mesaj, partinin hem demokrat (!) ve hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhuriyet’ini temel almış olduğu (!) Kısaca; parçalama ve bölme yok!!! 

Aslına bakılırsa DTP’nin bir açılım peşinde olduğu bir süredir izleniyor. Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde oylarını AKP’ye kaptıran DTP, oyların geri alınması hedefi doğrultusunda “dine yönelme” girişimleri göstermiş, terörist cenazelerinde cübbeli imamlarla boy göstermiş, mevlitler okutmuş ve etkinliklerinde de elde “Kuran” taşıtmıştı. Bir taraftan dine yönelen DTP, bu kez tam tersine aşırı sol olarak bilinen, Marksist-Leninist bir ideolojiye sahip cenaha da yanaşıyor. Tuz ile şekeri birbirine karıştırıp içmek gibi bir şey bu. Söylemlerine göre; Türkiye partisi olma gibi, bize göre son derece uzak ve imkânsız bir idealleri varmış !!!

Öyle ya; biraz ondan, biraz bundan; işte size; Türkiye partisi!!!

 

Bazı sol partilerin ve belli görüşteki belli oluşumların, Kürtçü organizasyonlar ile zaman zaman ortak amaç doğrultusundaki belli etkinliklerde, işbirliği içerisinde birlikte hareket ettikleri söylenebilir. Bu durumdaki işbirliğinin ortak paydası, her zaman olduğu gibi yine “Ortak Amaç”. Ortak amacın biraz dışına çıkıldığında ise, bu sefer eleştiriler birbiri ardına geliyor.

Kürtçü kesimden ziyade, aşırı sol cenahın Kürtçü kesime yönelik eleştirileri hat safhada ve oldukça da haklılar. Sol cenah, Kürtçü olarak bilinen kesimi “Milliyetçilik” yapmak ile suçluyor. Çünkü sol literatürde Milliyetçilik, tasnif dışı. En önemli ve alaylı eleştirilerden biri de, aponun yakalanışı sonrasında televizyonlara yansıyan görüntü ve ifadeleri. Onlara göre; aponun son derece ürkek duruşu ve ağzından çıkan “Hizmetinizdeyim” şeklindeki ilk ifadesi, tam bir teslimiyetin daniskası. Yani, Devrimci Duruş’a sığmıyor, yakışmıyor!

Kızılan bir diğer nokta da, bazı önemli sendikaların Kürtçüler tarafından ele geçirilmiş olması. Niteliksel olarak değil belki ama sayısal çoğunluk nedeniyle ele geçirilen sendikaların, asli görevlerini yapmadıkları ve Kürtçü kesim tarafından sadece ve sadece kendi menfaatleri ve görüşleri doğrultusunda yönlendirildikleri. Onlara göre; sağlık sendikası tamamen “aponun sağlığı”, eğitim sendikası ise tamamen “Kürtçe ana dil” ile uğraşıyor, üstelik sağlıkçıların ve öğretmenlerin yüzlerce kemikleşmiş sorunu yıllardır ortada dururken. 

Ayrıca, DTP’li bazı yöneticilerin hâlâ aslen Niğde’li Akın Birdal’ın ve bilâhare Ufuk Uras’ın, Türk kimliği taşımaları nedeniyle, milletvekilliklerini hazmedemedikleri, DTP’li Aysel Tuğluk’un, partilerine yönelik açıklamalarından da anlaşılıyor. Onlar, iki Kürdün milletvekilliği hakkının iki Türk tarafından gasp edildiğini düşünüyor. Hatta onlar, ki çoğunlukta oldukları söyleniyor, bırakın Türk olmayı, pkkya eleman vermemiş, bu uğurda can yitirmemiş, kan dökmemiş Kürtlerin dahi partilerinde olmayı hak etmediklerini savunuyor. Anti parantez; DTP’li İstanbul Bağımsız milletvekili Doğan Erbaş’ın kaprisi ve hırsı nedeniyle, Türk kökenli, Prof.Dr. Doğu Ergil’in harcandığından, vekil seçilmesinin engellendiğinden DTP kulislerinde övünülerek bahsediliyor.

İşte kurulma aşamasına gelen, son derece taban tabana zıt ve temelsiz aponun “Çatı Partisi”nin, yani “Damdaki Kemancı”nın müstakbel “Demokratik Cumhuriyet Partisi”nin durumu bu merkezde.

Gelinen noktada özetleyerek tekrar edersek; olsa olsa tuz ile şekeri birbirine karıştırıp içmek gibi bir şey bu.


1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Davacı
13 Ağustos 2008 12:09 29
Başarı Göstergesi: +0

"Hatta onlar, ki çoğunlukta oldukları söyleniyor, bırakın Türk olmayı, pkkya eleman vermemiş, bu uğurda can yitirmemiş, kan dökmemiş Kürtlerin dahi partilerinde olmayı hak etmediklerini savunuyor"diyor yazarımız;doğruluğundan kuşku duymuyorum!..Hal böyle iken bunlar Meclis'te!..
Ve ne yazık ki,"eyvah,TBMM'de kıyamet kopacak" tahmininin tersine,malum muhalefet partisinin lideri bunlarla selamlaştı, tokalaştı!..Şimdi eli kanlı terör örgütünün TBMM şubesinden küstah söylemlere tanık oluyoruz;bebek katili liderlerinin serbest bırakılması için gösteriler düzenliyorlar!..Kendilerine özel "yasa dışı terör örgütü" oluşturma çabası içindeki iktidar,bu kanlı örgütü "nereye koydu",cebinde mi tutuyor;ne olur ne olmaz!

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: BİZLER MUSTAFA KEMAL'İN NEFERLERİYİZ!   :: Pakistan askerleri ABD uçağını düşürdü   :: Fazıl Say'dan Mektup   :: Tofaş üretime ara verdi   :: DSP'den Başbakan Erdoğan'a "Empati" önergesi   :: 'Hayatımda gördüğüm en büyük kriz'   :: Ataköy ihalesi'ni Sinpaş-Kat turizm kazandı   :: Bala'da 4,6 büyüklüğünde deprem   :: Engellilerin 'Aziz Baba'sı   :: İZDOB, Bu Eserleri İlk Kez Sahneliyor   :: Tuncay Özkan gözaltına alındı   :: Ne olacak halimiz Allah'ım?   :: Kasırganın söktüğü kök: Ülkücülük   :: Eski film; Pervasız Kaptan   :: Siyasette Yeni Denge Arayışları   :: Ne Cumhurbaşkanı Ama?   :: Şema?   :: İki olay, bir sonuç   :: Sanal dünya   :: Uzaktan kumandalı bomba patladı, 1 şehit   :: "Türkiye mükemmel müttefik"miş!   :: TOKİ, Ataköy-Bakırköy sahil şeridindeki arazinin satışını yarın yapacak   :: 'Türkiye soykırımı tanırsa, laik sistemi çöker'   :: CHP'de toplu istifa   :: "Tuz Gölü artık yok"   :: 'Cep'ler çocukta beyin tümörü riskini artırıyor   :: Komada Eruygur'a yurtdışı yasağı geldi   :: Hadi Çaman hayatını kaybetti   :: Antik Kente Termik Santral   :: İzmir'de bebek ölümleri enfeksiyondan

   
Zafer YÜCEL
Zafer YÜCEL Hasta hakları koca bir palavradır... Türkiye de senelerdir hemofili sorunu yaşanmaktadır. Birçok il’e yayılan mevcut hasta sayısının 3.500 ...
     
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(424 oy)

  • 51% (216)
  • 49% (208)
yükleniyor


Ulusal Bilgi Merkezi