|
 pkk yanlısı bazı yayınları zaman zaman izlemekte büyük yarar olduğunu düşünüyorum. Bazen çok önemli ve bazen de çok garip mesajlar veriyorlar çünkü. Geçtiğimiz günlerde, bunlardan bir tanesinde atılan bir başlık oldukça dikkatimi çekti.
Başlığa göre; DTP Şırnak il ve ilçe örgütleri ile DTP’li bölge belediye başkanlarından bazıları, Mayıs ayı başlarında, Iğdır’ın Aralık ilçesi kırsalında mayına basarak yaşamını yitiren bir erin ailesini ziyaret etmişler. Tam, “Hayırdır inşallah!” diye düşünürken, hemen arkasından “Bu işte bir bit yeniği var. Hayatını yitiren er, kesin Kürt kökenlidir” diye aklımdan geçmiş, yazının hemen ikinci satırından, şehit er’in Cizreli Mesut Sanır adlı bir genç olduğunu öğrenmiş ve tahminimde yanılmadığımı anlamıştım. Neden böyle bir tahminde bulunduğuma gelince; DTP içerisindeki “Ilımlılar” kanadından Aysel Tuğluk, bir süre önce yaptığı son derece ılımlı bir açıklamasında; “Bizler, şehit cenazelerine gitmek isteriz, ama ….”, Sırrı Sakık da; “Milli takımın maçlarına gitmek isteriz, ama …” demişler ve apodan; “Bunlar (Milletvekili Tuğluk ve Sakık’ı kastediyor, yanlış anlamayın!), kendi kafalarına göre açıklama yapmasınlar. Ne demek, şehit cenazelerine katılmak isteriz, milli maçlara gitmek isteriz!” şeklinde ağızlarının payını almış, ilkokul çocuğu gibi azarlanarak, zılgıt yemişlerdi. Bu nedenle, DTP’lilerin, bırakın bir spor müsabakasına gitmelerini, herhangi bir şehit cenazesine katılmaları, atılan sert fırça gereği asla mümkün gözükmüyordu. Öyle ya, onlara göre Kuran tefsirinden sonra, belki de önce, aponun ayetleri geliyordu!!! Yazının devamından, Cizre’li er Mesut Sanır’ın, aponun sağlık durumu ile ilgili, 2005 yılı içerisinde, Gemlik’te yapılan protesto yürüyüşüne katıldığı gerekçesiyle gözaltına alındığını ve ne derece doğrudur bilemem ama Sanır'ın annesinin de, oğlunun ölüm haberini getiren askeri yetkiliye “Oğlum şehit değildir, kardeşi kardeşe vurdurtuyorsunuz” diyerek tepki gösterdiğini öğrendik. Yine bir başka örnek... Hakkâri’nin Şemdinli ilçesindeki bir askeri karakola düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren Ş.Urfa Ceylanpınar’lı Eyüp Dağtekin adlı askerin ailesine DTP’liler başsağlığı ziyaretinde bulunmuşlar. Dağtekin'in ailesi, yine doğrumudur bilemem ama, eğer doğruysa, devletin resmi törenini reddederek, “Devlet bizden ciğerimizi aldı. Anneler günü’nde oğlumuzun cenazesini verdiler. Artık yeter, bu savaş bitsin” demişler. Törende konuşan amca DTP İlçe Başkanı Ahmet Dağtekin de, devlete olan tepkilerinden (!) dolayı resmi töreni kabul etmediklerini belirterek, “Kürt sorunu savaş ile çözülmez. pkknın tasfiyesi ile sorun çözülmez. Çözüm; barış ve kardeşliktedir” diyerek, “yavuz hırsız” misali propaganda dolu siyasi görüşü doğrultusunda fikir (!) beyan etmiş. Normaldir, sonuçta DTP’lidir ve ne de olsa herkesçe bilinen bir siyasi görüşleri vardır. DTP’lileri veya pkk sempatizanlarını anladık da, er Sanır, pkk mayınıyla, er Dağtekin de kurşunuyla öldürülürken, “Devlet bizden ciğerimizi aldı. Kardeşi kardeşe vurdurtuyorsunuz” diyebilen böylesi bir mantığı hiç anlayamadık. Anlayan varsa çıksın ortaya. - Askerdeki oğlunuzu Devlet mi öldürmüştür veya devlet, oğlunuzu ölmesi için, bilerek ve isteyerek
pkknın kucağına mı atmıştır? - DTP’li de olsanız,
pkklı da olsanız, böyle son derece saçma bir mantığı kabul etmek mümkün müdür? - Vasat bir akla bile sığmaz ama, diyelim ki Devlet, oğlunuzu
pkknın kucağına bilerek attı, bu durumda bile oğlunuzu öldüren pkknın, yani hırsızın hiç mi suçu yok?
Ana yüreğidir, haklıdırlar. İnsan olan herkesin katıldığı “Barış ve kardeşlik. Artık savaş bitsin” haykırışlarının haricindeki söylemlerinden değil belki ama, sadece ve sadece “ana yüreği” olduğu için haklıdırlar. Ancak, bu ana yüreklerine, Oğullarının, canlarının, ciğerlerinin pkk tarafından öldürüldüğü, Bunun ilk olmadığı, Yıllardır kardeşi kardeşe kırdıranın, kin tohumları ekenin kim ya da kimler olduğu, Bugüne kadar maalesef ki kaybedilen 35 bin insanı ve özellikle beşikteki masum yavruları, yaşanan acıları, bir kez daha şöyle bir gözlerinin önünden geçirmeleri gerektiği, üstüne basa basa, altı çizile çizile ve tekrar tekrar hatırlatılmalıdır.
|