|
Yeni eğitim sezonumuza hazırlandığımız şu günlerde okullarımızda kayıtlar süratle devam ediyor. Tüm eğitim camiamız değerli öğretmenlerimiz ve idarecilerimizle birlikte hummalı bir çalışmanın içindeler. Bakanlık bu bağlamda pek çok yeni uygulama başlatmış. Öğrencilerin nüfus kayıt esasına göre , yani ikamet ettiği en yakın yerdeki okulda kaydedildiği yeni bir sistemde uygulanmakta, hem de internetten kayıt bile yapılabiliyor.
Eğitim sistemimiz nerelerden nerelere gelmiş biraz bilgi sahibi olalım. Çünkü eğitim sorunumuz halazırda bu memleketin en önemli ve acil sorunudur kanımca. 1923 tarihli cumhuriyetimiz 3 Mart 1924 tarihli tehvid-i tesisat kanunu ile genç cumhuriyetin eğitim sisteminin temelini atmıştır. Bu kanunla mektep ve medrese ayırımı kaldırılmak istenmiş, medreseler kapatılmak suretiyle, eğitim sistemimiz bir çatı altında toplanarak milli eğitim bakanlığına bağlanmıştır. 2 Mart 1926'da maarif teşkilâtı hakkındaki kanun kabul edildi. Bu kanunla lâik eğitime uygun, ilk ve ortaöğretim programları belirlendi. İnkılâplarla yenilenen ve değişen genç cumhuriyetimiz eğitim alanında yaptığı diğer atılımlarla oldukça iyi sonuçlar almış, bitmiş kül olmuş bir halktan genç aydın nesiller yetiştirmeyi hedeflemiştir. Son 50 yılda ülkemiz pek çok konuda olduğu gibi eğitim konusunda da tatmin edici ve bizleri refaha ulaştıracak atılımı gerçekleştirememiştir. Bugün geldiğimiz noktada eğitim problemimiz benim açımdan bakıldığında hala dağ gibi önümüzde duruyor. Fakat son yıllarda eğitim sorunumuzu kökten çözmek için, devletimiz bu sorunumuzu bir cemaate devretmiş görünüyor. Ve bu cemaat ülkemizde olduğu gibi dünyanın pek çok ülkesinde, özellikle ABD nin etkin olmak istediği ülkelerde de bu eğitim sorununa gönüllüce el atmış. Milli eğitim sistemimiz cemaat yapılanmasını içine almış, artık bütün devlet okullarında cemaat kadroları yerleştirilmek isteniyor. Hatta uzun zamandan beri var olan dershanecilik te de çok etkin ve önemli bir yere sahipler. Çok saygı değer bir dershaneci öğretmen arkadaşımın dershanecilik sistemi konusundaki serzenişini dikkate değer buldum, size aktarmak istiyorum. Öğretmen beyin aktardığına göre, kendi dershanelerinin ÖSS sınavlarında iyi üniversitelere ne kadar öğrenci gönderebildikleri, yeni dönemde öğrenci alımları konusunda hiç önemli oluyormuş. Neden mi? Bazı cemaatlerin dershaneleri iyi öğrencileri nerdeyse bir sınıf halinde kendi dershanelerine hemencecik alıyorlarmış. Çünkü onlar Müslüman dershaneler, onlar Müslüman ve iyi öğrenciler yetiştiriyorlar, çünkü onlar özellikle kız öğrencilerin namuslarını da iyi koruyorlar, çünkü onlar eğer üniversite kazanırlarsa öğrencilerine hemencecik yurt ve barınma imkânı sağlıyorlar, çünkü onlar devlet okullarındaki kendi cemaat öğretmenlerinden iyi öğrencileri kendilerine yönlendirmeleri desteği alıyorlar. Ve bu arada sayın velilerimiz bu dershanelerin öğretmenlerinin eğitim tecrübeleri, başarı oranları nı pek araştırma konusu yapmıyorlarmış. Sayın velilerimizin dershanelerin eğitim kadrolarının kalitesine bakmaktan çok, güzel şık binalarda, modern, fiziki olarak göz kamaştıran sınıflarda, harika cafe ve sohbet salonları olan dershanelerde evlatlarının üniversiteye hazırlanacağını düşünüyorlarmış. Aslında bütün bunlara da şaşmamak gerekiyor. Her konuda olduğu gibi halkımız evlatlarının geleceğini de sözde Allah ismini kullanarak, meslek ve kariyer elde edenlere bırakmakta. İşin üzücü yanı ; devletimiz, ülkenin eğitim sistemini nasıl olurda bu cemaatlerin kontrolüne bırakmış ben bunu kavrayamıyorum. Acaba bu ülkenin geleceğinden medenileşmesinden, muhasırlaşmasından vazmı geçil dide, yerine Arap ve ABD aşığı nesiller yetiştirilmeye çalışılıyor. Hayırlısı bakalım, umarım iyi Müslüman evlatlar yetiştirir izde, ülkemizi bugünküler gibi pazarlamazlar.
|
15 Ağustos 2008 17:30 35
Başarı Göstergesi: +2