|
2 ay önce, Kırşehir Mucur'un Yeni Yapan Köyü'nden bir hastanın, malulen emekliliğini, Bağ Kur iptal etmiş, çocuk beni aradı, bir şey bildiği yok, gelen evrakı istedim geldi.
Yazı okunmuyor, aradım tekrar istedim, Abisi tekrar almış, telefonda oku bakalım neymiş dedim, okunmuyor ki ağabey dedi, oğlum okunmayan evrakı niye aldın dedim, cevap yok. Neyse zar zor söktük konuyu, yani iyileşme ihtimaline karşı, bu adamı 2 sene anlaşmalı emekli etmişler, 2 yılda bir heyet raporu alınacak, maluliyet sebebi olan hastalığın iyileşip iyileşmediğine bakılarak karar verilecek. Rapor gecikince, maluliyet sebebinin ortadan kalkması gerekçe gösterilerek malulen emeklilik iptal edilmiş. Hasta Hemofili, maluliyet sebebi de Hemofili, bu hastalık kanın pıhtılaşmaması şeklinde seyreden genetik bir hastalıktır ve kroniktir. 2 yılda bir alınan heyet raporunun bürokratik sebeple gecikmesi sonucu kronik hastayı iyileşmiş saymışlar. Raporun gecikme sebebi ise, hastanın bana anlattığına göre, Bağ Kur bunların gönderdiği raporu kabul etmemiş tekrar istemiş, çocuk Kayseri'den tekrar almış göndermiş, köyden ile ilden merkeze posta vs. vs. ( Bu arada Hastanın gittiği geldiği mesafelere bakın. ) Bu mesele kafamı karıştırdı. Ya bu bir yanlışlık, ama bir sağlık heyeti bunu nasıl yapar. Ya da sağlık harcamalarını düşürmeye yönelik bir uygulama. Ben yanlışlık olduğunu zannediyorum, herhalde gözden kaçtı. Bu köylü vatandaş, 5 aydır aç, maaş ve ilaç alamıyor. Geriye dönük 8 ayın maaşını ve kullanılan ilaçların parasını geri istiyorlar. İlaçlar çok pahalı, maaşla beraber 45 – 50.000 YTL. Adam yoksul. İtiraz dilekçesi verdik 2 ay bekledik. Adam aç kalmış, perişan olmuş kimsenin umurunda değil. Hala sonuca ulaşmadı, ağabeyi 27 / 11 / 2007 telefon etti, bu durumda çocuk birde iç kanama geçirmiş, bağ kur iptal, ilaç yok, para yok, 28 / 11 2007 geldiler. Sabah saat 09,30 da Hacettepe acile girmişler, ben 11,30 da gittim, daha girememişlerdi sıra bekliyorlardı. 14,00 da içeri aldılar, konuştum prosedürü takip etmelerini, gelişmelerden beni haberdar etmelerini söyleyerek oradan ayrıldım. Otoparktan çıktım koleje geldim telefonla aradı, bağ kur olmadığı için bizi çıkardılar ağabey dedi. Ne yapacağımı bilemiyorum, çocuk kıvranıyor yürüyemiyor. Geri dönsem ne yapacağım, park yeri de yok, siz taksi ile sağlık bakanlığına gidin derdinizi anlatın, ben geleceğim dedim telefonu kapattım. Bir medya kuruluşuna gittim. Konuştum ilgilenmediler oradan ayrıldım çocuk tekrar aradı, ağabey Sağlık Bakanlığında biz bir şey yapamayız, Bağ Kur genel müdürlüğüne gidin dediler, ağrım çok ağabey oraya gidiyoruz dedi. Orada bir şey yapamazsınız sağlık Bakanlığında beni bekleyin dedim dinlemediler, her şeyi bıraktım oraya Bağ Kur genel Md. ne gittim. Onları Bağ Kur genel Md. beşinci katta buldum, çocuk sürünüyor. Orada bir hanımla görüştüm, hanım; biz prosedürü uyguluyoruz, il müdürlüğümüze tekrar itiraz edin değerlendirelim diyor, haklı ama durum vahim. Çıkalım dedim çocuk koridora yığıldı kaldı, yapılı adam taşımak mümkün değil, Bağ Kur un güvenlik elemanları yardım ettiler, zar zor arabaya yükledik genç adamı. İçim acıyarak onları terminale götürüp yolcu ettim. O halde iki büklüm, sallana sarsıla… Kırşehir, Mucur, Yeni yapan köyüne gitmek üzere! Not: İnternette konu ile ilgili her yerde bulabileceğiniz bilgi; Hemofili Nedir? Hemofili hastalığı kanın yeterince pıhtılaşmaması ile karakterli doğumsal bir hastalıktır. Ömür boyu hastayı, ailesini ve toplumu etkileyen hastalık, durdurulamayan kanamalarla kendini gösterir. Hemofili hastalarında, kanda bulunması gereken 13 faktörden bir protein eksiktir. Kanamaların önlenmesi veya durdurulması için insan kanından elde edilen eksik faktörün hastaya damar yoluyla verilmesi zorunludur. Söz konusu hayati ilaç, yurt dışından ithal edilmekte olup çok pahalıdır. Sosyal güvencesi olmayan hastaların hayatı bu nedenle tehlikededir. Tedavi edilemeyen hastalar kanamalarla ölebilir veya sık eklem kanamalarıyla sakat kalırlar. Hayret bir şey, burada harcamalar çok geliyorsa, lütfen işin ticaret ve pazarlama tarafı kontrol edilmelidir. Şu anda Sağlık Bakanlığının bütçe uygulama talimatında belirtilen ve senelerdir uygulanan, %1 e kadar’’ Profilaktik uygulama için ayda 18.000 UI olan uygulama çoktur, en fazla 15–16.000 UI olabilir( 1000 uı 1.000 YTL). Eğer vazifeşinas davranılacaksa, hastalara eziyet yerine, bu taraflarda gezinmekte fayda vardır. Birde yukarıdaki anlattığım, ( Telefonda oku bakalım neymiş dedim, okunmuyor ki ağabey dedi, okunmayan evrakı niye aldın dedim, cevap yok. ) Meselesi var ya Bu meselede çok önemli, Anadolu da yol yordam bilmeyen bir sürü insan var. Bu insanları ezmek o kadar kolay ki. 
Önemli bir meselede, bu insanların haklarını kim koruyacak? Kendi haklarını zor koruyan, ben mi? Defalarca söylediğim gibi, bu milletin fertlerini korumak ‘’Kamunun’’ görevi olmakla beraber, Kamunun buna kudreti ve yöneticilerin bu konudaki azim ve isteği, daha da önemlisi, Kamunun bu konuda ne derece teşkilatlandığı, merak ve araştırma konusudur. Her kesin elinde dev aynası, kimse birbirini görmüyor. Büyük adamlar büyük işler peşinde. Anlaşılamayan bir şey var, büyük idealler ve başarılar bu küçük işlerin arkasında duruyor aslında. Biraz dikkat edilecek olursa, bu işlere çalışmayı bırakın, çalışıyor gibi görünenlerin bile prim topladığı görülecektir. Bunca senedir bu dünyada doğru bir iş görmedim, durdurun Dünyayı inecek var, ama istediğin kadar bağır durmuyor.. Neymiş arkadaşlar? Millete hizmetmiş! Neymiş arkadaşlar? Sağlık reformuymuş! Neymiş? Hasta hakları imiş! Neymiş? İnsan hakları imiş! Neymiş? Neymiş? Hadi canım sende… Bütün bunlar bu Dünyanın neresindeymiş?
Saygılarımla ve herkes için tüm dualarımla…
|
19 Mart 2008 15:54 42
Başarı Göstergesi: +1