|

"Olay, binbir özveriyle kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yolunu demokrasi görüntüsüne bürünerek karartma girişimidir." Bu sözü alıntı yaparak devam ediyorum. Çünkü bu davanın aslında neye karşı olduğu, neyi korumak istediği, gücünü nerden aldığı yeterince anlaşılamadı.
Türk toplumunun abartmadan söyleyelimki kapatmya karşı bir duruş sergiledi. Peki, başsavcının AKP yi kapatmaya yönelik açmış olduğu davanın sebepleri konusunda bu halk ne kadar bilgili idi. Veya Türk halkı gerçekte olan bitenin ne olduğunu ve başsavcının neyi korumak istediğini anlayabilmişmiydi. Türk halkı neredeyse tanzimattan buyana ulaşmaya çalıştığı medeniyet seviyesinden de neyin kastedildiğini anlayamadı. Demokrasi ve kültürümüzün yeşermeye başladığı tanzimattan bu yana malesef halkımız kendi geleceği ve kaderi için yapılan oylamaların hiç birinde emperyalist baskılardan ve oyunların kisvesinden kurtulamadığından seçimlerinde ve kararlarında kendi geleceğini iyileştirebilecek bir duruş sergilememiştir. Bunun bir tek istisnası vardırki, o da ATATÜRK'ün devrimler yoluyla yeni cumhuriyetimize çizmeye çalıştığı yoldur. Parlementer demokrasiye geçişimizden bu yana türk milletinin kendi bekası konusundaki kararlarda ki başarısını ülkenin 58 yıllık serüvenini hatırlama zahmetinde bulunarak değerlendirebiliriz. Kuşkum yokturki gelmiş olduğumuz noktada devrimlerle ve savaş meydanlarında kazanılan değerlerin, halkımızın inanılmaz "seçme yetisi" eksikliği, eğitim seviyesinin geriliği, arap hurafeleriyle örtülmüş düşünme kapasitesi sayesinde bir bir yok olmasını izlemekteyiz. Parlementer demokrasinin veya demokrasinin en iyi yönetim şekli olduğu safsatalarıyla uyutulan halkımız , gerçekte anlamını bilmediği bu yüce değerlerin peşinde koştuğunu sanarak, aslında sahip olduğu en önemli değerlerini" bağımsızlık ve özgürlüğünü" kendi elleriyle ve seçimleriyle kendsini sömürmek için kapıda bekleyen güçlere verme delaletini göstermiştir. "Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar, elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar"ATATÜRK'ün bu vecizesinde de isabetle temas ettiği gibi yok olma tehlikesini göremedik..... göremiyoruz.. Çünkü, 300 yıllık uyku devam ediyor.
|
08 Ağustos 2008 09:19 31
Başarı Göstergesi: +1