Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
22
Eylül
2008
Önsayfa arrow Yazarlarımız arrow Muhlise GÜNGÖR arrow Çıplaklığa Az Kaldı!
Çıplaklığa Az Kaldı! Yazdır E-posta
Muhlise GÜNGÖR - muhlisegungor@dengeli.com   
Salı, 16 Eylül 2008
Muhlise GÜNGÖRBu kadar mı?
Başka yok mu?
İstanbul
Gaziantep
Batman
Denizli
Daha çok şehir ve belediyeler mevcut bu vatan topraklarında!
Haydi, yok mu sayıyı arttıran?

Tabela holdingleri
İhlâs holding
Yimpaş
Kombassan
Deniz feneri
Haydeee. Bekliyoruz yok mu sayıyı arttıran?

Hâlbuki bizler çok alışmıştık!
Tefrika roman gibi her sabah merakla bekler olduk, bugün nerede ne patlak verecek diye?

Hani kazağın kel alaka yerinden bir ip sarkar.
Kopartıp atmak için ipin ucundan tutarsınız ve çekersiniz.
Siz zannedersiniz ki kazağın ucundan sarkan alelade bir ip.
Hâlbuki…
Çektikçe gelir…
Çektikçe gelir…
Bir bakarsın ki kazak yarılanmış sökülmüş!
Ne kol kalmış, ne beden.

Çıplak kalmaya az kaldı!
İpler yavaş yavaş çekile çekile bitiyor, sona geliniyor.
Yama da tutmaz bundan böyle.
Çok yakında führerimiz ve takımı çırılçıplak!

Elbette öfke sanatına(!) sığınacak!
Başka elden ne gelir!

Ama bizim basında pek hınzır!
Beklesinler de 2009 Temmuz 22 yi, öyle saldırsınlar.
O zaman genç ve taptaze vekiller ölene dek maaş alsınlar.
Çok gaddar mıyız neyiz?
Adamlar o kadar masraf yaptı şunun şurasında vekil olabilmek için.
Var mı öyle masrafı çıkartmadan yan çizmek?
Vekil efendileri oyalayacağım diye kırk takla atıyor.
Bu da elbette sinirlerini yıpratıyor.
Gitmeyin üzerine yazıktır, günahtır(!)
 
Führerimize öfkelenmemesi için tarafımdan naçizane bir öneri:
Yüzde 53 e CHİP taksın, ense kökümüze doğru.
Otomatik kumanda mekanizmasını sıfırlayan CHİP!
Alsın eline bir kumanda şık şık düğmelerine bassın dursun.
Bak o zaman ses çıkar mı?
Tıss…
Bak nasıl rahatlar.
Ne öfke kalır, ne kavga.
Dır dır dır ne bu kardeşim!
Yok deniz feneriymiş, yok Dişli imiş, yok Güzelbeyli imiş…
Bırakın rahat etsin, hükümetinin son günlerinde bari rahat bırakın,
El insaf!

Bu arada Sayın Baykal’ a iki çift lafım var.
Bu yaşa kadar gelmişsiniz,
Bunca yıldır vekillik yapmışsınız,
Hala öğrenememişsiniz zengin olmayı, cık cık cık…
Yakışmadı size!
İnsan bu mal varlığını açıklar mı?
Utanır(!)
Mal varlığının içinde düğün, dernek, sünnet paraları yok mu?
Ya babanızdan kalma çıkın?
O kadar oğlan everdiniz, kız çıkardınız!
Yok yok sizi seçmeyiz biz, asla iktidar olmazsınız(!)
Vekilliğinde zengin bile olamayıp, hortumlamasını beceremeyenlere iktidar teslim edilemez(!)
Bir gemiciğiniz bile yok!
Koskoca gemiciğin yanaşması için deniz feneriniz bile yok(!)
….

Ne alaka bu hikâye, nerden çıktı diyeceksiniz?
Olsun ben yine de yazacağım, alakaya maydanoz olmak için!

Aşağı köyle yukarı köy kavgalılarmış. Birbirlerini gördükleri yerde kavga ederler, adeta bir kaşık suda boğmak isterlermiş.
Bir gün yukarı köylüler sakin sakin köyün meydanında oturup sohbet ederlerken, aşağı köyden üç beş kişi çıkagelmiş.
Yukarı köylüler hemen ayağa kalkmışlar dertleri neymiş diye soracakları sırada aşağı köylüler:
—Niyetimiz iyidir! Kötülük için gelmedik. Aksine bu aramızdaki husumetin sona ermesi için size hediye getirdik.
Demişler ve hediyeyi bırakıp gitmişler.
Yukarı köylü şaşkın…
Hangi dağda kurt öldü ki bunlar değişti demişler ve hediyeyi açmışlar.
Birde ne görsünler, kocaman bir sini insan pisliği.
Aman ne sinirlenmişler, hemen misilleme yapmak istemişler ve aralarında konuşmaya başlamışlar.
---Durun!  Demiş köyün bilgesi.
 Nedense bu tür hikâyelerde hep bir bilge vardır. Neden olur hala anlayabilmiş değilim.
---Yarın hanımlarınız en güzelinden, en lezzetlisinden baklava yapsın! Yarın burada toplanalım görüşürüz konuyu demiş ve bilge ayrılmış.
Ertesi gün baklava yapılmış, köy meydanında toplanılmış.
 Bilgenin sözüyle baklava kocaman bir siniye konmuş, bir güzel sarılmış aşağı köye götürülmek üzere hazırlanmış.
Bilge paketlenen baklava sinisinin üzerine de bir not yazmış,
---Varın götürün artık aşağı köye demiş.
Yukarı köylüler siniyi almışlar ve aşağı köye götürmüşler.
Aşağı köy zaten misilleme beklediklerinden hazırlarmış her türlü olaya.
Selamün aleyküm, aleyküm selam dendikten sonra siniyi bırakıp dönmüşler yukarı köylüler.
Aşağı köylüler merak içinde siniyi açmışlar bir görsünler ki en alasından bir baklava!
Şaşırmışlar…
Biri yazıyı, sinideki notu fark etmiş ve okumuş, notta:
‘’Siz bize yediklerinizden gönderdiniz, bizde size bizim yediklerimizden gönderdik!’’

Not: Mesaj gibi, kıssadan hisse gibi bir niyetim yok(!)
Artık baklava yok!

Saygılar.

 

0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Bebek ölümleri bu sefer İzmir'i vurdu   :: Dünden bugüne, isim isim siyasal İslam'ın gizli kasaları - Soner Yalçın   :: Atatürk'ün Ermeni Konusuna Bakışı!...   :: Soylu ve İdiz Serbest   :: Eruygur'a tahliye kararı   :: Günlerdir beklenen iki gezegenin çarpışması gerçekleşti   :: KPSS sınavı yapılıyor   :: Çin'de grizu patlaması: 37 ölü   :: Ehud Olmert, istifasını açıkladı   :: ADD:Eruygur'a yapılan "zulüm" son bulsun   :: Alzheimer tedavisinde önemli adım 2015'de atılacak   :: Newsweek:"Türkiye'nin dış politikası çok karışık"   :: Dünya Sigortacılık sektörünün İstanbul buluşması   :: Türkiye'nin geçici üyeliği için geriye sayım başladı   :: Google'a rakip Türk icadı "ATTABOT"geliyor   :: Büyükşehir'in, Buca Toplu Konutları teslim için gün sayıyor   :: Sömürge Dili Olarak Din ve İslâm Düşmanlığı (2)   :: Askerlik kampları   :: Bunca negatif enerjiye yine de iyi dayanıyoruz!   :: Medya ve Siyaset   :: Ak Görünmek İçin Karayı Savunan Bir Başbakan   :: Polis Derin Devleti mi?   :: Yetim hakkı kavgaları!   :: Kalabalık içinde yalnız bir adam   :: Doğalgaza zam geliyor   :: ABD'de krize karşı 700 milyar dolarlık kaynak   :: Yağışlı hava bu akşam yurda giriş yapıyor   :: 17 milyon Afrikalı açlıktan ölmek üzere   :: Asrın deneyi 2 ay boyunca durdurulacak   :: Katlanabilir fare kolayca taşınıyor

Siz, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanısınız!

Duyduklarıma inanamadım.Gözleri yuvalarından fırlamış, boyun damarları şişmiş, dudaklarını sinirden büzmüş, ağzını öfkeyle sonuna kadar açmış, olanca sesiyle bağırıyor:...

Diğer Yazıları
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(365 oy)

  • 54% (198)
  • 46% (167)
yükleniyor

E-Posta ile haberdar ol:

Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın.