Giriş
05
Aralık
2008
BİZLER MUSTAFA KEMAL'İN NEFERLERİYİZ! Yazdır E-posta
Muhlise GÜNGÖR - muhlisegungor@dengeli.com   
Çarşamba, 24 Eylül 2008

Muhlise GÜNGÖRBana göre şereften, namustan çok bahsedenler, dürüstlüğü yere göğe koyamayanlardan hep art niyet aranmalıdır derim. Çünkü onlar olduklarını değil, olmak isteyip de bir türlü beceremediklerini ağızlarına pelesenk etmişlerdir.

Sizi söylemleriniz değil, eylemleriniz anlatmalı! Eylemleriniz de söylemlerinizle örtüşmeli.
 
Söylemler, eylemler!
Şimdiler de ne yazık ki hiç örtüşmüyorlar…
 
Görgü bir yaşam biçimidir. Görgüyü sonradan elbise gibi giymeye kalkarsanız bedeninizde mutlaka bir potluk oluşturur diye düşünürüm hep.
Görgü insan için vardır. İnsan olduğunu zanneden ve bu görüntüde ki kişilerin üzerinde, sonradan giydikleri için eğreti durur her zaman…
 
Siyasetin son dönemlerine özellikle son altı yılına bakıldığında yukarıda bahsettiğim sözcükler ve değerleri hepimizin kafasında bir kanaat oluşmuştur.
 
Düzeyi oldukça düşmüş olan siyaset, toplumda iticilik, sevimsizlik toplamaya yetip artıyor bile.
Toplum huzurunda sarf edilmeyecek sözler, ses tonlamaları, bakışlar jest ve mimikler…
Maço, külhanbeyi havaları…
Nasılsa toplum cahil, anlamaz havaları!
Vayyy bu daha çok prim getiriyor. Toplum güçlüden yanadır havaları…
O makamlar baki değildir!
 
Ama burada toplumun siyasetten uzaklaşmasından ziyade çok önemli bir konu gözlerden kaçmaktadır.
Demokrasiden uzaklaşıyoruz. Bu demokrasi sanılan gibi AB-D nin göstermelik demokrasisi ve özgürleşme hareketi değil.
Gerçek demokrasiden…
Epeydir bu kavramların toplum nezdinde içini boşaltmak için sonsuz bir çaba harcanıyor ve ne yazık ki başarılı da oluyorlar.


Bu böyle gitmez!

Her şey son sürat yok edilip, içi boşaltılıyor, muazzam bir çöküntü, korku, baskı uygulaması var!
ERK sahibi olmayı isteyenler her türlü yolları deniyorlar!
Yapacaklarını toplumun kabul görmesi açısından gösteri haline getirerek biz yaparız görüntüsü sergileniyor.
 
Bakalım şimdi bu gelişmelere somut örnekler verelim.
 
Ordu cumhuriyetimizin olmazsa olmazı…
Orduyu aleni yıpratma kampanyaları…
Olmadı genelkurmay başkanına dava açmalar…
Olmadı emekli generaller…
Olmadı muvazzaflar…
Sadece ordumuz mu?
 
Yargı…
AKP'nin kapatılma davası açılması sürecinde ki yargıya kıyım sözlerini şöyle bir gözler önüne getirin…
Dava sürecinde ki sözleri anımsayın. Benim anımsarken bile yüzüm kızarıyor…
Türklerin Diriliş Destanı'nın adı kullanılarak, Türklüğün sembolünü ne hale getirdiler…
Türklüğe açılan savaş gibi değil mi?
Yapılan ne?
Hala devam eden karışık gözaltı süreçleri…
Kafa karışıklığı…
AKP'ye kim karşıysa içinde, arada çeşni olsun diye serpiştirilmiş kel alaka üç beş suçlu…
Korku…
Gözdağı…
Baskı…
Gitti mi yargı elden?
Kendilerince evet…
 
Sivil toplum kuruluşları…
İnsanlar üye oldukları derneklere uğramaz oldu!
ADD'liyim demeye korkar oldu!
''Ulusalcılık'' terör kapsamına girdi…
Yardım kuruluşlarının yerine cep fenerleri aldı…
 
Ya siyaset!
Zaten güven bunalımı yaşanırken, daha da güvensiz konuma getirildi…
Yolsuzlukları unutturmak adına yapılan gösteriler Romalıların arenasında bile bu kadar heybetli olmadı!
Şeref… Onur… Haysiyet kavramları tarumar edildi…
 
Kısaca YASAMA YÜRÜTME YARGI yok ediliyor!
4. kuvvet MEDYA özel tim harekâtı gibi çalışıyor!
Kime karşı?
Kendi toplumuna karşı…
 
Kurumlarımız toptan yok ediliyor!
Her zaman söylerim, yine söyleyeceğim DEVLET KURUMLARIYLA VARDIR!
 
Başka bir pencere açalım…
Ulus olma özelliklerinin altına dinamit konuluyor…
Dil- din- ırk-tarih- kültür…
Anadiline karışan yok konuş, ama resmi dilin Türkçeyi yok sayıp, yerine koyarsan DUR denir!
Sadece mezhep olan Aleviliği kaşırsan, İslam'ı değiştirip Arap kültürünü din diye aşılamaya kalkarsan DUR denir!
Irkçılık yapıp Türk ırkını yerle bir edersen DUR denir!
Tarihi AB-D isteğiyle işine geldiği gibi yeniden yazarsan DUR denir!
Kültürümüzde ki yardımlaşmayı yolsuzluğa çevirirsen DUR denir!
Kültürümüzde baş bağlamayı, SIKMABAŞA çevirirsen DUR denir!
Tüm bunlara (eksiğim, yazmadıklarım çok siz tamamlayınız lütfen)birde EKONOMİK boyutu katın!
Alın size bir devlet nasıl çökertilir?
Fakirleştirin…
Ağızlardan lokmalara kadar uzanın, esas yükü götürürken bir paket nohutla adam kandırın!
Hazır balık verin!
Balık tutmayı öğretmeyin yasaklayın, öğretenleri de yok edin!


BU BÖYLE GİTMEZ! GİTMEYECEKTİR DE!
BUNA KİMSE DAYANMAZ! DAYANMAYACAKTIR DA!
SABIRLIYIZ, APTAL DEĞİLİZ!
HERGÜN ÖLMEK YERİNE, BİR KERE VATAN İÇİN ÖLÜRÜZ!
ÇÜNKÜ BİZLER MUSTAFA KEMAL'İN NEFERLERİYİZ!

.


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 
   
Zafer YÜCEL
Zafer YÜCEL Hasta hakları koca bir palavradır... Türkiye de senelerdir hemofili sorunu yaşanmaktadır. Birçok il’e yayılan mevcut hasta sayısının 3.500 ...
     
Gül KÜLCÜ
Gül KÜLCÜ KLAVYE KOMUTANLARI... Bugünlerde moda; Klavye başına geçen herkes komutan..! Hem de öyle böyle değil Genelkurmay Başka...