Duruşmaya bir ay 2 gün kala ne tesadüftür ki tam da deniz feneri mahkûmiyetlerinin olduğu ve Alman savcının gerekçeli kararında açıkladığı üzere esas kişilerin, emri verenlerin Türkiye’de olduğunu açıklamasına denk düşüyor!
Flaş! Flaş! ERGENEKON… AKP’ne dava açılır. Flaş! Flaş! ERGENEKON… AKP’nin kapatılma davası biter. Flaş! Flaş! ERGENEKON… Deniz feneri sonuçlanır. Flaş! Flaş! ERGENEKON… ERGENEKON perdeleme ve misilleme aracı oldu sanki! Her yere örtülür… Yolsuzluğa örtülür, Usulsüzlüğe örtülür, Ergenekon’un örtmeyeceği hiçbir yer yoktur! Dikkat! İtina ile misilleme yapılır! Her derde devadır mübarek! Ergenekon Türklerin Orta Asya’dan çıkış destanıdır, Türklüğü temsil eder. Bu isim bana göre çok ‘’bilinçli’’ konulmuştur! Ama koyanlar sanıldığı gibi bu ‘’terör örgütü!’’ diye tanıtılan kişiler tarafından konulduğunu sanmıyorum. Kasıt var, zira Türklüğün kökünün kazınması için, bilerek ve isteyerek ortaya atılmış bir isimdir. İstanbul başsavcısı Aykut Cengizer, kamuoyu baskılarıyla iddianame açıklanmadan evvel yapmış olduğu basın toplantısında ‘’Biz koymadık bu adı. Suçlu zanlıları koydu ‘’ demişti. ‘’Ergenekon’’ adı için resmi ağızdan tek söylem buydu. Kim koymuştu bu ismi? Hala meçhul! Türklüğü yok etmeye çalışanların, Türk ırkından kin ve nefret duyanların, geçmişte kuyruk acıları olanların koydukları isimdir! Aklımıza hemen geliveren İngiltere değil mi? Hayır, dahası da var. İngiltere’nin emmioğlu ABD de işin içinde, kısaca emperyaller diyelim mi? ‘’Ağam çok sıkıştırdı bu Alman savcılar bizi, biraz yardım!’’ HELP! Hemen ERGENEKON. Kamuoyunun bakışı tenis kortunda topu takip eden bakışların kayışı gibi hooop kayıyor ve ERGENEKON gündeme CUK diye oturuveriyor. Karman çorman bir yapı… Emekli generallerden tutunda, sanayicisi, gazetecisi, yazarı, eski rektörler, yazarlar, avukatlar, mafya, adi suçlular, katiller, dolandırıcılar… Eksik olan neydi tiyatrocular! Başka? Cinsiyet değişikliği yapanlar! Ne kaldı eksik? Ooooo daha çok meslek erbabı var… Demek ki daha çok operasyonlar olacak! Misilleme… Perdeleme… Ergenekon, bir şeylerin üzerinin örtülmesi gerektiğinde ‘’aktif’’ hale gelen bir soruşturma. Ergenekon, hınçların alınmasında, gözdağı verilmesinde ‘’aktif’’ hale gelen bir soruşturma. 20 Ekime az kaldı. İlk duruşma başlayacak. Ne olacak? Göreceğiz… ‘’Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet, böyle bir kavramı asla kabul edemez. İnsan hakları, yasalarımızın güvencesi altındadır. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır. Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları ve bundan emin olmaları gerekir. Zayıf ama haklı olanların en güçlü durumda olmaları, adliyemizin en belirgin özelliği ve ülküsüdür. ‘’ 09. Ekim. 1925. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Saygılar.
|