Giriş
20
Kasım
2008
Pişman olmadan önce Yazdır E-posta
Coşkun TÜRK   
Salı, 27 Mayıs 2008

Coşkun TÜRKYaşlı marangozun emeklilik çağı gelmişti.

İşveren mütahidine çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir hayat sürmek isteğinden bahsetti.

Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı ne varki..
Mütahit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan kendisine bir iyilik olarak son bir ev yapmasını rica etti.

Marangoz kabul etti veişe girişti.Ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı.Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı.
Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne talihsizlikti!!

İşini bitirdiğinde işveren evi gözden geçirmek için geldi.

Dış kapının anahtarını marangoza uzattı.”Bu ev senin, benden sana hediye…..”
Marangoz şoka girdi.

Ne kadar utanmıştı keşke yaptığı evin kendisine ait olacağını bilseydi.O zaman bunu böyle yaparmıydı?

Bizim için de böyle değil midir?

Çoğu zaman yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız.Daha sonra da şoka girerek yanlış yaptığımızı fark ederiz.

Keşke geriye dönebilsek ve daha iyisini yapabilsek diye yakınırız.Ne var ki geriye dönemeyiz.

Marangoz sizsiniz.

Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar yada bir duvar dikersiniz. "Hayat bir kendin yap tasarımıdır gerçekte" Bugün yaptığımız seçim ve davranışlar yarın yaşayacağımız evi kurar.

Öyleyse onu akıllıca kurun.

Unutmayın… Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın.

Hiç incinmemişsiniz gibi Sevin.Kimseyi de incitmeyin…

Kontağı ne zaman kapatacağımız belli değil!!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy