|
Yılmaz ÖZDİL
|
|
Çarşamba, 23 Ocak 2008 |
|
Oscar ödüllü güzel yıldız Charlize Theron, "Türkiye’de en çok Budapeşte’yi beğendim" demiş.
Bizim basın alay ediyor:
"Güzel ama, cahil... Amerikalı aktris, İstanbul’u Budapeşte sanıyor!"
*
Halbuki kadın, Güney Afrikalı.
Annesi Alman.
Babası Fransız.
*
Geçenlerde de İspanya Kralı, bizim dışişleri bakanını "tercüman" sanmıştı...
Biz hepimiz, kucaklaşa kucaklaşa bir hal olduğumuz İspanyollar "bizim hükümeti herhalde çok iyi tanıyor" sanırken.
*
Oluyor böyle şeyler...
Mesela, 75 milyonuz sanıyorduk.
Bi saydılar... 70 çıktı.
Böylece ne olmuş oldu?
Kişi başı tık diye azaldığı için, kişi başına düşen milli gelir tık diye çoğalmış oldu.
*
6 bin küsur sanıyorduk.
Meğer 7 bin küsurmuş.
Velev ki...
318’er dolar kárdayız.
*
Ekonomi literatüründe, "kürre-i cemaatiyye akıbet’ül hüzzam iken, bişereffiye-tül fir kayme-i fevkalbeşer ül-sarih" deniyor buna.
Türkçesi:
"Dünya fakirleşir iken...
Türkiye zenginleşiyor."
*
Ekonomi yazısı sevmeyenlere uyarlamak gerekirse... Magazin literatüründe de "estetik cerrahi" deniyor, kısaca.
*
Baktın fazla var...
Liposuction yapıyorlar.
Baktın kırıştı, botoks.
Baktın küçük, slikon.
Hastasına göre artık...
Kimine peeling, kimine karboksi.
Baktın yamuk duruyor...
Rinoplasti.
"Zorla güzellik" yani.
|