Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Temmuz
2008
B-uzlaşma! Yazdır E-posta
Mustafa BALBAY   
Perşembe, 27 Mart 2008
Mustafa BALBAYÖfkeyi sanat edinen Başbakan, toplumsal gerilimin düşmesi için öncelikli görevin medyaya düştüğünü söylüyor.

Olur!

Erdoğan 'ın mantığıyla hareket ettiğimizde, medya hükümeti hiç eleştirmezse, yapılan her şeye doğru derse sorun çözülmüş olacak.

Alışmışlık her şeyden beterdir, derler...

Erdoğan, medyanın kendisini, icraatını sistematik olarak eleştirmemesine, yaptığı her şeyi reform ilan etmesine alıştı. Bu yüzden de son dönemde yaşanan kimi gerilimlerin faturasının AKP'ye kesilmesine öfkeleniyor...

Bir bakıma ezberi bozuldu. Aynı ortamın geri gelmesini istiyor.

Başbakan'a kısa bir anımsatma yapalım:

Geleneksel olarak iktidar partilerine önce 100 günlük kredi açılır. Bu dönem içinde yapılanlar-yapılamayanlar kamuoyuna sunulur. Ardından 500 günlük ikinci bir kredilendirme dönemi başlar. Bu süreç içinde beklentilerin önemli bir bölümü gerçekleşmez. Hükümetin notu düşer.

AKP hükümetinde de öyle oldu. Ancak, gerek 2001 krizinin açtığı derin yara gerekse AKP'nin kendisini eleştiren kişi ve kurumlara karşı densizliği kredinin ucunun açılmasına neden oldu.

***

Demokrasisi rayına oturmuş ülkelerde zaman zaman toplumsal gerilimler olur. Hükümetler bunu yatıştırmak için kucaklayıcı olmanın yollarını ararlar.

Bizde ise tersi yaşanıyor.

Hükümet her şeyi kırıp döküyor; işçi, memur, işveren, çiftçi, esnaf, sanayici kuruluşları sağduyu çağrısı yapıyor.

TOBB, TZOB, TESK, Türk-İş, Hak-İş, TİSK ve Kamu-Sen imzalı "Türkiye İçin Sağduyu Çağrısı" dün 81 ilde okundu.

Çağrının özü şu:

Hukukun üstünlüğüne ve demokratik değerlere bağlı kalalım!

Bizce de...

Bunun için öncelikle AKP hükümetinin samimi olması gerekiyor.

Kendisine uymayan her yasayı değiştiren, demokrasiyi ancak kendi başı derde girince anımsayan bir parti ne kadar sağduyulu olabilir?

Bu bağlamda kamuoyu oluşturma gücüne sahip kuruluşlar, sorunun özünü iyi saptamalı ve gereği için bastırmalı...

Hükümetin gözü, ne AB sürecini, ne ekonomiyi, ne toplumsal barışı görüyor... Tek kaygısı, ne pahasına olursa olsun, iktidar gücünden milim ödün vermemek.

Başbakan bunu örtmek için de güzel bir kılıf bulmuş:

"Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız!"

Göz yaşartıcı bomba, bu sözler kadar etkili olamaz!

***

Siyasetin dengesini bulması için devrede olabilecek iki kurum daha var:

Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığı...

Protokoldeki yeri de art arda.

Bu iki makam, içinden geçtiğimiz süreçte olumlu bir işlev üstlenebilir mi?

Hayır...

Zira, Gül ve Toptan daha koltuğa oturdukları dönemde görevlerini AKP adına üstleneceklerini ilan ettiler.

Toptan iki gündür şu görüşü değişik tümcelerle yineliyor:

"Parti kapatmaya ben de karşıyım, ama bunu engelleyecek anayasa değişikliği için zamanlamaya dikkat edilmeli."

Toptan'ın sözleri Türkçeye ancak şöyle çevrilebilir:

"Kazı bağırtmadan yolun!"

AKP ve AKP'nin oylarıyla biçimlenen koltuklarda uzlaşmadan anlaşılan şu:

Herkesin AKP çizgisine gelmesi!

Buradan uzlaşma değil, buzlaşma çıkar!


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: ROJ TV YASAĞI DERHAL KALDIRILSIN, AKSİ TAKTİRDE...   :: ÖSS'ye giren adaylar, dikkat !   :: En büyük 10 şirketin 5'i Koç'un   :: Kart ücretinde kötü sürpriz   :: Japonya'da deprem   :: "Sahte çürük raporu" davasında görevsizlik kararı!!!   :: AVEA, 36 bin kişinin aboneliğini iptal etti   :: Kato ve Cudi'de sıcak çatışma   :: Bel ve boyun ağrısından kurtaracak yazılım   :: Klima, enfeksiyonları tetikliyor   :: PKK'da iç hesaplaşma   :: İş garantili meslekler   :: Apple'dan beklenmeyen kar   :: Obama'dan Filistin-İsrail barışı sözü   :: Almanya artık vatandaşlık sınavı yapacak   :: KEY'de ödemeler 28 temmuzda başlıyor   :: FT: ''Türkiye seçime gidebilir''   :: Tüpraş yine en büyük   :: Almanya yangın dosyasını kapattı   :: "Venezuela-Rusya arasında askeri işbirliği ilerliyor"   :: Karadziç, Miloseviç gibi savunmasını kendi yapacak   :: "Aranan siyasi yapıyı oluşturmaya karar verdim"   :: Denktaş'tan Ergenekon Mesajı   :: İstanbul'un yeni vapuru suya indi   :: Gül'den elenen rektör açıklaması!!!   :: Dink komisyonu raporunu açıkladı...   :: Türk Tuborg İsrailliler'e satıldı   :: Ergenekon'da son dalga   :: Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu görevinden alındı   :: Türk hacker güvenlik devini devirdi

             
OKTAY SİNANOĞLU
Prof.Dr.Oktay SİNANOĞLU Irak ve dış siyasette büyük fırsat Türkiye'deki herkes acaba ABD'yi hâlâ 1945-1963'teki ABD mi zannediyor? Devletin öneml...
 
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: