|
BU köşe hepimizin, bu yüzden okuyucudan gelen yazıları da fırsat buldukça yayınlıyorum... Bu hafta sonu da öyle yapalım... İşte ilk mektup...
“Merhaba, Ben Atatürk'ü layıkıyla düşünüp anlamaya çalışan bir Türk genciyim, Bilkent Uluslararası Ilişkiler mezunuyum, bu maili göndermemin nedeni, size Atatürkçülük ve PKK konusunun nasıl yan yana getirilmeye çalışıldığı ve bundan duyduğum endişeyi anlatabilmektir, dilim döndüğünce. Dikkat ederseniz PKK ile ilgili çıkan haberlerde gözden kaçan bir durum var, o da PKKínın ideolojik alt yapısı. Türkiyeíde değil dünyanın her yerinde terör varsa, bu terörün alt yapısında mutlaka bir ideoloji var ve bu da sol ideolojiler; komünizm, sosyalizm vs. gibi. İşte PKK da -namazla alay eden resimlerini de hatırlarsınız-, ciddi şekilde dine karşılar ve üstüne üstlük kendilerini bu hafta Aktüelíde okuduysanız bilirsiniz Kemalist olarak tanımlıyorlar. Bu çok korkunç bir şey, Atatürk hayatı boyunca, temelini materyalizmden alan komünizme karşı büyük bir mücadele vermiştir. Bu konuyla ilgili olarak da, ‘Şurası unutulmamalıdır ki; Türk Alemi’nin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir. Söylevíde de ìKomünizm içtimai bir meseledir. Memleketimizin hali, memleketimizin içtimai şeraiti, dini ve milli ananelerinin kuvvetli, Rusya’daki komünizmin bizce tatbikine müsait olmadığı kanaatini teyit eder bir mahiyettedir” demişti. Atatürkíün dinsiz olmadığını, dine ne kadar saygılı olduğunu çok iyi biliyorum, doğu halkımız da dindar, Müslümanı da var, Süryanisi de, Yahudisi de yani özünde Allahía inanan insanlar ama devletimiz ve ordumuz halkın bu yönünü görmezden geliyor, birçok insan hala dine düşman ve komünist yapıya sahip teröristlerle o masum doğu halkıyla bir tutuyor, bu farklılıklar açıkça ortaya konmuyor, PKKínın ideolojilk yapısı anlatılmıyor. Örneğin teröristlerin birçoğu eşcinsel... İşte Atamız bu yüzden komünizmi bizden uzak tutmak istedi, halkın ahlakının bozulmaması için, can kaybetmemek için. Ama bakın öldü sanılan komünizm ülkemizi ne hale getiriyor Atatürk “Vatan bölünmez” dedi, canını dişine taktı, at koşturdu vatan için, APO kalkmış iki başkentli bir federasyondan söz ediyor ve ben Kemalist’im diyor, çirkin bir plan var burada. Mehmetçiği şehit edenler, Atatürkçü çocukları katledenler sonra biz Atatürkçü’yüz diye dalga geçiyorlar. Atatürkçülük şehirlerde araba yakmak mıdır? Bu konuda ordumuz ne yazık ki sessiz, ben bir Atatürkçü olarak buna artık dayanamıyorum. Lütfen bu konuyu gündeme taşıyın, bu aşağılıkların nasıl hem Allahía, hem dine hem Atatürkíe düşman olduğunu lütfen yazın. Artık vakit kaybedemeyiz, saygılarımla.” Aylin Günel.. -------------------------------------------------------------------------------- İkinci mektup da tepkili... Konu, liseli gençlerin kutsal çıkışları, kanları ile çizdikleri bayrağımız... Alçak sürüsünün saldırıları ortada... Bizim okuyucularımız da elbette bu istilacının uşaklarına karşı ayaktadır... Yazıya geçelim... “TÜRK DEVLETİ Türkiye Cumhuriyeti ORDUSU Genelkurmay Başkanı; Genelkurmay Başkanlığı’na gönderilen ve manevi olarak olağanüstü bir mesaj veren ve belki de dünyada daha bir benzeri olmayan (ki yoktur sanıyorum) Kırşehirli lise öğrencilerinin bayrak panosunu basın mensuplarına gösteriyor. “İşte bu millet böyle bir millettir”diyor. Ve hepimiz çok derinden büyük bir duygu ile sarsılıyoruz. Onurlanıyoruz. Affedersiniz hepimiz derken “Muhtaç olduğu kudret damarlarında akan asil kannda mevcut” olanlar onurlanıyoruz. Vayyyyy efendim böyle bir şey nasıl olur? İlkel milliyetçiliğe soruşturma açılmalı diye bangır bangırlar. Hangi hakla? Siz kimsiniz? Bu Devletin Genelkurmay Başkanı bilmiyor mu bu olayın suç olup olmadığını? Ne suçu? Hangi suç? Çok merak ediyorum eğer soruşturma açıldıysa (doğrumudur bilmiyorum) nasıl soruşturulacak? -Sen parmağından neden kan akıttın mı denilecek? -Sen akıttığın kanla bayrak yapamazsın mı denilecek? -Sen Genelkurmay Başkanlığı’na mektup yazamazsın mı denilecek? -Sen “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır” sözüne inanarak kandırıldın mı denilecek? -Sen “İstiklal Marşı”nı sadece oku, sözleri geçmişte kaldı mı diyeceksin? Hadi bakalım kolay gelsin sizlere... Nereye kadar gideceksiniz? Saygıyla...” Gülsev Eyüboğlu İrhan... Okuyucularıma saygılarımı sunuyorum...
|
20 Ocak 2008 03:02 55
Başarı Göstergesi: +0