Yazarlarımız
Yurtsever YURTTAŞ
Namerde boyun eğdikse yuh olsun bize ( 2 ) | Namerde boyun eğdikse yuh olsun bize ( 2 ) |
|
|
| Yurtsever YURTTAŞ | |
| Perşembe, 22 Mayıs 2008 | |
|
Amed halkının mücadelesi, halkların özgürlüğü vs. vs. inceleyince şaşırıyor insan özgürlük demokrasi falan filan, ama hiç seni kucaklayan sosyal bir yapı hissedemiyorsunuz, üstelik bu oluşum şövenist bir tavır taşımaktadır. Bir bakıyorsunuz Yurtsever Yurttaşlar Platformu yürüyüş yapmış, yürüyüş sırasında Leninin posterlerini açmış. Yahu şu sıradaki siyasal çatışmalar içerisinde ne alakası var Lenin in günümüzde? O zamanlar Emperyalizme karşı silah desteği vs. olmuşsa olmuş, o yürüyüşte verilecek mesaj nedir merak ediyorum ve sağ sol ayrımı ile kışkırtma provokasyon kokuları alıyorum, bu karşılıklı tepkileri de alevlendirmeye başladılar bile. Ey Türk gençliği, ülkücü veya sol ya da diğerleri! Hepimiz kardeşiz, bu oyunlara gelmeyin ortak düşman Milletimizin mallarını yağmalayan ve bizi birbirimize düşüren zihniyetlerdir bunu unutmayın. Özgürlük, kardeşlik falan filan; bir bakalım desek hiç de öyle değil, bildiğimiz dostlara benzemiyor bunlar ve bu oluşum Emperyalistlerin desteğinde gelişen ve onların çıkarına çalışacak bir seyir izlemektedir, bu nasıl solmuş böyle? Önceki bir yazımda yazmıştım, Cıa ve Pkk sol örgütler kurabilir diye bu konuda uyanık olmak lazım. Eğer Türk milleti el ele verir sorunlarını hallederse, bu Milletin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak el ele ufku açıktır, ama bu faaliyetler, sağ sol, ya da vs. ayrılıklar, çatışmalar çıkarmayı ve malı götürmeyi hedefleyen kötü amaçlı faaliyetler olmaktan öteye geçememektedir. Bu Emperyalist zihniyetin, Dünyanın her yerindeki faaliyetleri ve uşaklarının eşkali bellidir. Öyle uyanık ki bu gibi zihniyetler; sanki senelerdir bütün Türkler Rantı paylaşmış yemişte, Kürtler ezilmiş gibi bir hava yaratıyorlar, ABD ve AB de bunu destekliyor. Yahu yemeyin bizi, bütün geri kalmış yâda gelişmekte olan ülke halkları, hepimiz perişanız bu bencillikler ve küresel sermaye karşısında. Sizin uyanıklar bizim uyanıklar, onların uyanıklar bir oldu hepimizi yedi, bu güne kadar. Egoist zihniyetlerin senelerdir başımıza açtığı sorunlar yüzünden, Milletin cebinde kuruşu yok, emekliler maaşlarına bakıp kahrolmaktalar. ABD ve AB’nin parmağı yokmuydu bunca senedir Türkiyenin içinde olan bitende? Bunu anlamayan ya aptaldır ya da oda uyanık. Sen içine gir bir Ülkenin, halkını perişan et, sonrada ülke halkı tam uyanırken, yarattığın bütün pisliği içindeki fedakar önderlerin üstüne at, kendi çıkarına çevir gene her şeyi, buna ne derler bizim ellerde. Bu Süper güçlerle ittifak yapan çevreler, Demokrasi palavraları içinde üstüne oturdukları petrol, maden, Ticaret vs. bütün getirimden çilekeş Kürt halkına koklatıp, eteğine yapıştıkları uluslararası emperyalist çıkar odaklarının, yağlı ekonomik sofrasından iyi bir pay koparmak gibi pekte etik olmayan bir davranış sergilemektedirler. Bu planların, Kuzey ırak Kürt halkına ve bölge halklarına faydası değil zararı vardır, bu planların kimlere yarayacağını anlamamak için aptal olmak lazımdır.. Bizim karşı devrimcilerde bu sıralarda, yoğun çalışıyorlar yine, bunların en önem verdiği ana mesele, halkın beynine inerek yakın tarihin ve devrimlerin izlerini silmek ve geriye dönük yorum programlarla halkın hafızasını yenilemek ve onları refaha kavuşturacakları palavraları ile halk desteğini arkalarında tutabilmek. Bunu da anlatımı basit kolay anlaşılır programlarla ve sinema veya dizi filmler ile yapıyorlar. Sakin davranmaya çalışılıyorlar ve bütün hızları ile çalışıyor, bu hareket için Demokrasi sarmalı önemli bir liman ve AB ile ABD’nin köprüsü, Anadolu’daki hedef kitleye oynuyorlar. Stratejilerini iyi anlamak lazım, hedef Anadolu’daki kitle, Kayseri v.s. Kobiler le ve vs. çıkar birlikleri ile toplantılar yapıyorlar. Anadolu’daki bu destekleri alınca güçleniyorlar, kitle hakimiyetinde Kobiler ve çeşitli sivil toplum örgütleri taşrada baz istasyonları işlevi görüyor. Dünya bankasından alınan 3.500.000.000 Dolar para teşvik adı altında bu sahaya dağılacak, bu parayı da Kamuya iç borç verirlerse hiç şaşmayın. Bu Güney Doğu ya 12.500.000.000 Ytl yatırım, kurulacak özel Üniversitelere Kürt enstitüsü eklenmesi ve Kuzey ırak Kürt yönetimi ile yakınlaşma şeklinde gelişecek. Asker bu Kürt gerçeği fikrine alışıyor falan filan lafları etrafa yayılıyor bu sıralarda. Talabani’nin bahsettiği Kürt gerçeğinin kabulü fikrine toplumda alıştırılıyor ve her konuda imzalar atılıyor. Ayrıca hep söylediğim gibi, bu Irak yetkilileri ile Irak'ın geleceği için yapılan görüşmelerin ikinci ayağı kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimini tanımak, kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimini tanımanın getireceği son ayakta Kürdistan'ı tanımak olacaktır kesinlikle. Bu sıraların en önemli konusu kapatma davasına da çok güvenmeyin, esas Stratejiyi kavrayıp çökertmedikçe hiçbirşey düzelemez. Uyguladıkları Strateji bazı özverili temel direklerin çabası ile tam çökerken, Muhalefetin alakasızlığı ve etkisizliği yüzünden tekrar canlandırıyorlar, bu adamların safında hakikaten iyi iletişimciler ve Stratejistyenler var. Muhalifler Stratejiden anlamıyorlarsa biz yardım edelim ama büyük adam ya bunlar kimseyi dinlemez kimseden yardım almaz. Batının ve yandaşlarının hayati çıkarları için gereken bütün strateji canlı tutuluyor. Halkı Anti Demokratik kesimlerden kurtarmaya ve Demokrasi getirmeye çalışan palavra altyapı, açıkça görüldüğü gibi birçok bölgede kullanılan, ABD ve AB’nin meşhur yöntemi, Demokrasi getirilmesi zorunlu hasta ülkeler tezgâhının ta kendisidir? ABD’DE zaten, anti Demokratik ülkelere Demokrasi getirmekle, Bush’un deyimiyle Allah tarafından görevlidir, AB de buna muhtemel gelişmelere bağlı olarak, potansiyel destektir. ABD Müdahale etmek için hazırlıklarını yapıyor. Hal böyleyken bizim Hükümet, toz pembe hayaller le bezenmiş Kampanyalarını durmak yok yola devam sloganına eklediği yeni sloganlarla sürdürüyor. Bizim Millet Akıllıdır ama bunlara kananların bilgisizliğine şaşmamak elde değil. Rte Milletvekillerine emir verdi Anadolu’ya yayılın diye, her yere afişler yapıştırıldı, afişlerde 18 türbansız, 12 türbanlı hanım var, türbanlılar geri planda, kendiside Medyada propaganda yapıyor. Diyor ki; Biz Hükümeti DSP, MHP, ANAP koalisyonundan devir aldık, devir aldığımız dış borç kaç liraydı biliyor musunuz? 26.500.000.000 Dolar. Peki, şimdi kaç para? 8.500.000.000 Dolar. Yaaa işte böyle. Peki bizimde bazı sorularımız var; Milletin Mallarının satışından yani özelleştirmeden ne gelmiş? 30.000.000.000 Dolar. Peki bu dönemde özel sektör Dünyadan kaç para borç almış? 130.000.000.000 Dolar, peki buna kim kefil edilmiş? TÜRK MİLLETİ. Peki özel sektör bu paranın ne kadarını TÜRKİYE DEVLETİNE iç borç vermiş? Bu paralar nerede? Bu paranın ne kadarı yatırıma aktarılmış? Bu paranın ne kadarı sermayenin ihtiyaçlarına aktarılmış? Memlekette kim ne yapıyor? Kime emanetiz? AB nerede? ABD neremizde? Kim nerelerimize girdi? Kim kime çalışıyor? Biz kime çalışıyoruz? Belli değil. Niye Muhalefet Milletin bütçesinin hesabını soramıyor? Bizim muhalefetin mecliste bazı başarılı mücadelelerini takdir etmekle birlikte, Muhaliflerin Stratejiden anlamadığını ve kapsamlı kolektif örgütlenmeler için gereken ayrıntıları hiç kimsenin hesaplamadığını söylemek zorundayım. Özverili vatandaşların çalışmaları hiç kale bile alınmaz, Delegasyon yapısı bellidir, Partiler bireysel hareket eden tek adam firmaları gibi kurumlaşmaya kapalıdır ve özgür delegasyon çalışmaz. Bireysel çekişmeler had safhadadır, buda yıkıcı güç oluşyurur ve teşkilatlanma açısından gereken sosyal sermaye canlanamaz, kimse kimseyi takdir etmez desteklemez hele dışardan gelenlerin hiç şansı yoktur. Zaten bu sorunlar genel Toplumsal yapımızla iç içedir, Emperyalistlerin senelerdir toplumsal yapımızın genelinde yarattıkları tahribat kapsamlı görülememekte, herkes gelinen bu noktada birleşememekte ve kaos ortamı sürmektedir. Zaten bizi didiklemek isteyenler de bu gibi olguları kullanmaktadırlar. Millete narkoz gibi, siz boş verin bu işleri, yapacak bir şey yok, her şey güzel olacak din kardeşlerimiz, siz ekmek paranıza bakın diye kulağına üflenmektedir. Yabancılara gırtlağımıza kadar bağımlı olup insanlığımızı, Vatanımızı ve toplumsal onurumuzu kaybettikten sonra ne kalır geriye, ''ekmek parası'' edebiyatı ile şerefini sollayıp, vatanın ve Türkiye Cumhuriyetin satılmasına sessiz kalan sıçanlara söyleyecek bir söz bulamıyorum ben. Şimdi sıkı durun, bu iddia önümüzdeki günlerin önemli bir karşı devrim çalışmasıdır; Kıbrıs ta kullandıkları gençlik hareketini canlandırmaya hazırlanıyorlar. Hatırlayınız Kıbrıs seçimleri sırasında, Rauf Denktaş’ı Etkisiz bırakan en önemli olgu budur. Senelerin ambargosu ile bunalttıkları kuzey Kıbrıs halkına, sizi Türkiye ve Denktaş bunalttı onlardan kurtulun diye yoğun propaganda yaptılar, yaşlılar gerçekleri bildiği için onlara yutturamadılar. Doğal olarak o acıları çekmeyen ve tarihi bilinci olmayan gençlere yöneldiler ve kurtuluşunuz burada, Avrupa da dolaşıp iş bulacak rahat edeceksiniz dediler ve seçim Mehmet Ali Talat’ın zaferi ile sonuçlandı. Giderek Annan planı oylaması, Türk tarafı % 65 oyla kabul, Rum tarafında % 76 oyla ret ve unutulan sözler, ortaya çıkan yalanlar... Sonuç bellidir. Aynısı Burada başlıyor, ATATÜRKÜN bu ülke sizin, gelecek sizin diye gençlere söz verdiği ama sistem bunu yerine getirmediği gibi, gençleri perişan etti diyecekler. Buna ispat olarak da, ABD’nin bizim çocuklar dediği, 12 Eylül ve sonrasında kendi liboş yandaşlarının gençliğin kafasını boşaltarak a politize ettiği ve ekonomik sıkıntıların had safhada olduğu sıkıntılı dönem referans verilecektir. Tabi bunlar hafıza yenileyen TV programları ve belgesellerle yapılacaktır, zaten Leonardo vs. gençlik programları ile bunun alt yapısı hazırlanmıştır. ABD bunların tek başına başaramayacağını anladığı için şu anda bunun altyapısını hazırlamaya hız verdi, onun için Nato yu kullanarak Anadolu’ya Asker yerleştirerek Kuzey Iraktaki Kürt yönetimine verdiği desteği bunlara da vermeyi düşünüyor. Bu büyük plan ABD nin planlarının bir parçasıdır ve bozulacağını anlayınca atak başladı, dikkat edin Usame bin ladenin ses kaseti yine piyasaya çıktı, üstelik kaset olduğu halde Usame’nin görüntüleri ile birlikte veriliyor ve etkisi arttırılıyor, bu ne zaman olsa ABD bir yerlere saldırmak için meşru dayanak kazanıyor. Anayasa mahkemesi davayı sonuçlandırmadan ABD’nin bu Türkiye’yi işgal ve cephenin oluşturulma safhasını tamamlaması lazım kendi kamuoyunu bu fikre bir süredir alıştırıyor zaten. Bu bizdeki seçimler ve halkoyu çalışması da işte bu işgalin temelini sağlamlaştıracak en büyük kozdur, hele kapatılan bir parti mensuplarının, bağımsız olarak seçilmesi ve uyutulan halk çoğunluğunu arkasına alması halinde. http://dengeli.net/uyuyanlar_uyanin_.html Bu işgal projesine Sayın doğu Perinçek eskiden beri dikkat çekmeye çalışıyordu ve bu işgal projesinde sıra bize geldi ve geç kalıyoruz, Kıbrıs da gündemde, KKTC'de Amerikan ve İsrail Üsleri mi? - Dengeli.net bu adrese giriniz ve Sayın, Erol Manisalı'nın bu yazısını okuyunuz.Kıbrıs, Rodos, Gürcistan, Kafkasya, Bosna, Irak, Afganistan, İsrail, Arap ülkeleri, Filipinler vs. vs. Rampalarda ABD cepheleri hazırlandı. ABD burada Kuzey Afrika, Ortadoğu, Hazar bölgesi önemli ve bu bölgenin BOP kapsamında parçalanması ve RUSYA ÇİN ve KORE cephesinin açılması, Füze ve Radar rampalarının burada kurulması lazım, Dünya enerji bölgeleri için dalaşma başlayacak yoksa Amerika batıyor. ABD yi ancak böyle bir savaş kurtarır, bence bu savaşın tetiği Pakistan ve İran olacaktır ve bu aşamada esas tehlikede olan biziz. Parti kapatma bile bu oyunu bozamaz, bu oyunu bozmanın tek yolu halkı uyarmak ve bu halkoyu alt yapısını ellerinden almaktır. Bu Stratejiyi canlandırmaya ve Televizyonlarda halkın hafızasını silip yenilemeye çalışanlar, Vatanı satanlardır, bu kişileri iyi not edin. Saddam kötüydü falan filan ama o yinede bir karakter olarak tarihte yerini alacak ama onun gibi bir diktatörü satanlar bile korkak ve aciz yaratıklar olarak silik kalacaklardır. Emperyalistlerin bütün dünyayı kapsayan egemen olacakları çok geniş bir ufka baktıkları yadsınamaz bir gerçektir. Onların bu hedefleri kapsamındaki, şu ya da bu aşamalardaki küçük çıkarları kendilerine hedef edinen ve onların dümen suyuna giren kafalar, büyük işler yaptıklarını zannetseler de, Tarihe zavallı olarak geçmekten kurtulamazlar. Bu küçük çıkarlar uğruna hareket edenlerin, Emperyalistlerin yarattığı fırtınalar önünde savrulup bir yere yapışmaktan başka şansları olamaz. Eğer uyanık durulmaz ve engellenemezse, Emperyalistler ne amaçlar, işbirlikçiler ne amaçlar? İlişkileri tahmin etmekle birlikte gelecekte nasıl olur bilinmez ama ilk aşamalardan birinde, Sevr ortamının oluşacağı kesindir. Kuzey Afrika’dan Hazara kadar bu enerji bölgelerindeki kaynakların, senelerdir Türk halkının sıkıntısı pahasına rezerv ayırdıkları madenlerle birlikte paylaşılacağı sağırlar için bile kesindir. http://dengeli.net/masonlar_turkiyedeki_petrolu_kime_sakliyor_.html Özetle, söylediğim gibi Dünya enerji bölgeleri için dalaşma başlayacak yoksa Amerika batıyor. ABD yi ancak böyle bir savaş kurtarır, bence bu savaşın tetiği Pakistan ve İran olacaktır ve bu aşamada esas tehlikede olan biziz. Hiç okumayan halkımıza duyurulur, bu işin sağı solu, dinlisi dinsizi yoktur gün ayakta kalma günüdür. Senelerdir çevredeki savaş ve kıyımlardan uzak yaşıyorsunuz, şunu bilin ki bu palavralara kanıp düşmanlara ve işbirlikçilerine bu gücü verirseniz, kendinizi karınızı kızınızı Irak gibi bir ortamda bulursunuz ve bu vatan uğruna ölen ve sıkıntıya girenleride artık yanınızda bulamazsınız. Gün birlik günüdür, bizi bölmeye birbirimize düşürmeye çalışanlara, Tarikatlara, Din tacirlerine de kanmayın kurana dönün, çünkü Plan, ABD’nin Yeşil kuşak denilen din sömürüsüne dayanan Stratejisi çizgisindedir, Allaha hizmet olsun derken kendinizi ABD’nin kucağında bulmak üzeresiniz. Bizim Millet böyle şerefsiz yaşamaktansa ölmeyi tercih eder, fakat bilgisiz bırakıldılar bu yüzden korkum var. Mensubu olmaktan onur duyduğum Türk Milleti okuyun araştırın öğrenin, çünkü durum vahimdir. Ülkemizi ve milletimizi, bu günkü duruma getirenleri gözü kapalı alkışlayan sıçanlar, öldükten sonra bizi hatırlamasa da olur, çünkü onlar gibiler onursuz yaşamlarını, sahte vaatler ve iğrenç kandırmacalar içinde onursuz köleler olarak sürdüreceklerdir. |
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.K.Atatürk