• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
18
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Yazarlarımız arrow Bir Anlasak Ne Yöne Gittiğimizi!
Bir Anlasak Ne Yöne Gittiğimizi! Yazdır E-posta
Yurtsever Yurttaş   
Perşembe, 06 Mart 2008

İNADINA BÜYÜK TÜRKİYE HARİTASI!!!

Hani şu meşhur söz var ya,

Doğuya giden trende batıya gittiğini sanan saflar meselesi,

Makinistler güzergâhı anons etse de, bir anlasak ne yöne gittiğimizi!

Bu haberi bir süre evvel okumuştuk, hatırlayacaksınız Washington’daki George Bush ile Tayyib Erdoğan’ın “Oval Ofis” görüşmesinde, pkk terör örgütünün tasfiye edilmesi kararlaştırılmış. ABD yönetimi bunun karşılığında Türkiye’den Irak’ın kuzeyindeki peşmerge yönetimini tanımasını istemiş. Basına yansıyan Taraf gazetesinin haberine göre, Milli İstihbarat Teşkilatı eski müsteşar yardımcısı Sayın Cevat Öneş’e göre pkknın tasfiyesi için varılan anlaşma şöyleymiş:

Elverişli şartlar beklendi;

“Irak’ın bütünlüğünü ve Türkiye’nin çıkarlarına ters düşmeyecek bir biçimde ’Kuzey Irak’taki bölgesel yönetimin’ hukuki statüsü garanti altına alınacak.”

pkk terör örgütünün tasfiyesine aslında 1990 yılında Abdullah Öcalan Türkiye’ye teslim edilirken karar verildiği fakat Amerika’nın kendisi için en elverişli koşulları elde edene kadar süreci uzattığını söyleyen Cevat Öneş, “Amerika’nın Türkiye’den istekleri sorusuna da şu cevabı vermiş: ” ABD, İran ve Suriye eksenine karşı Türkiye’nin ABD politikalarına destek vermesini istiyor. Amerika’nın pkkyı Washington’da düşman olarak nitelemesinin perde arkasında böyle bir destek arayışı olabilir. Ayrıca ABD, Kuzey Irak’taki ’Kürt bölge yönetiminin ’Türkiye tarafından muhatap kabul edilmesini, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesini istiyor. Ayrıca, ABD Irak’taki bataklıktan çıkabilmek için de Türkiye’nin desteğine muhtaç.

Falan filan gibi devam eden Taraf gazetesinin bu haberi bilindiği gibi birçok yerdede yayınlandı.

pkk terör örgütünün tasfiyesine aslında 1999 yılında Abdullah Öcalan Türkiye’ye teslim edilirken karar verildiği fakat Amerika’nın kendisi için en elverişli koşulları elde edene kadar süreci uzattığı söylenmiş.

Buyur buradan yak, neymiş bu elverişli koşullar?

Bir sürü kardeşimiz öldü bizim.

Sayın Ecevit’te Apo yu niye teslim ettiler anlamadım demişti zaten.

Uzun süredir pkk ya gücümüz yetmez, onlar dağlarda onları bulamayız demiyorlar mıydı bu adamlar? 

Sonra bir baktık BBG evi gibiymiş meğerse kandil ve kuzey ırak.

Bu durumda TSK tahrip ettiği köprüleri kimlerin yaptığı da bir başka merak konusudur tabiî ki.

 

Dahası var haberde Sayın Cevat Öneş ; “Amerika’nın Türkiye’den istekleri nedir sorusuna da konuyu daha da açarak şu cevabı vermiş;

” ABD, İran ve Suriye eksenine karşı Türkiye’nin ABD politikalarına destek vermesini istiyor. Amerika’nın pkkyı Washington’da düşman olarak nitelemesinin perde arkasında böyle bir destek arayışı olabilir. Ayrıca ABD, Kuzey Irak’taki ’Kürt bölge yönetiminin ’Türkiye tarafından muhatap kabul edilmesini, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesini istiyor. Ayrıca, ABD Irak’taki bataklıktan çıkabilmek için de Türkiye’nin desteğine muhtaç.

Falan filan.

     

Aslında bunları hepimiz biliyoruz ama bu kadar yetkin bir ağızdan duyunca başka oluyor. Ben bu haber üzerine devam etmeyeceğim, Bu haberi ayrıca muhakkak okuyunuz.

Kürdistan’ı tanı gelişmesine yardım et ve ABD ekseninde hareket et diyorlar, gerisinin ucu açık. Bu ABD ve AB bu ucu açık ‘’nihai niyeti gizli’’ anlaşmaları çok severler.

Ben bu ABD Irak’taki bataklıktan çıkabilmek için de Türkiye’nin desteğine muhtaç, laflarına inanmıyorum. ABD’nin muhtaç olduğu falan filan bir yana, Türkiye’nin zaten bu batağın içinde olduğunu düşünüyorum, hem de senelerdir.

 

Peki, burada Bizim politikamız ne?

  1. Irak'ın bütünlüğünün bozulmaması mı?
  2. kesinlikle Kürdistan’ın kurulmaması mı?

Çünkü bu oluşum, ırak bütünlüğü falan filan derken, bölgenin bütünlüğünü huzurunu bozacak. Diğer taraftan pkk, öbür yanda Habur ve karşılıklı alışveriş. Bütün bölgenin ihtiyaçları TÜRKİYE tarafından karşılanıyor. Barzani ile ticari iş birliği, uluslar arası iş anlaşmaları ayyuka ya çıkmış vaziyette, varlıkları TC de olduğu söyleniyor. Türkiye Irak'ı imar ediyor imajı var ama kuzey Irağı imar ediyor, elektrik bizden.

Diğer yanda AB ve üye olmadan desteksiz gümrük birliği kazığı ve ABD ile stratejik ortaklık.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DIŞ POLİTİKASINDA çok yaman çelişkiler var.

Sayın; Prof. Dr. Halaçoğlunun, bir ara basında şu açıklaması yayınlandı, Irak'ta yaşanan olaylardan bahisle bu bölgenin Türkiye açısından çok önemli olduğunu, Musul ve Kerkük'ün 1926 yılında uluslararası bir anlaşmayla birleşik Irak devletinin bütünlüğünü sağlamak amacıyla verildiğini vurgulamıştı.

Sözlerine devamla;


“Türkiye, Musul ve Kerkük anlaşmalarını birleşik Irak'ın bütünlüğü için imzalamıştır. Eğer bu bölgede parçalanmalar olursa, bölünme yaşanırsa Türkiye'nin Musul ve Kerkük üzerinde uluslararası hakkı gündeme gelir ve bunu kullanması gerekir. Eğer bölünme tehlikesini görmezlikten gelir ve gerekli tedbirleri alamazsa Musul ve Kerkük'te söz sahibi olamayız. Irak meselesinin sadece günümüze göre değerlendirilmesi yanlıştır. Geçmişten gelen tarihsel süreç ve günümüzdeki olaylarla birlikte değerlendirilerek, ortak bir çözüm noktası bulunmalıdır.

Diyordu Sayın Prof. Dr. Halaçoğlu.

Yeni anlaşmalar yapılırsa, eski anlaşmaların hükmü kalır mı?

  • TÜRKİYE CUMHURİYETİ Musul eyaletindeki haklarını kaybetmek üzeremi?
  • Kürdistan’a razı olmak üzere miyiz?
  • Kerkük’ün Kürdistan’a başkent olmasına razı olup, işadamlarımıza Kürdistan’da iş mi bağlayacağız?
  • Musul Kerkük Petrolleri ile multitrilyoner olan, Barzani, Talabani ve Aptullah Öcalan dan dış borç alıp, Boğazda gökdelen mi yaptıracağız?

Bunların cevabını ilerde bulacağız herhalde.

Bu arada doğuda da petrol olduğu kesindir, bana öyle geliyor ki bu millet boşa sıkıntı çekti bunca senedir. Duyumlarıma göre TPAO son üç senedir çalışmaları hızlandırmış, üç senede de bir sürü kuyu açmış.

Bu doğu Akdeniz deki Petrol çekişmesi de dikkatleri Doğu Anadolu Petrolünden uzaklaştırmak için gibi sanki baksanıza petrol bulundu yaşadık falan derken, doğu Anadolu Petrolü bir anda gündemden düşüverdi. Birileri denetleyip haber versin Allah aşkına bu Millete mallarının durumunu.

  • Bulunan Petrolün ne faydası oldu bu Millete?
  • Milletin refahı için yeterlimi?
  • Yeterli değilse dahası ne zaman bulunacak?
  • Denizlerde aramak mı, doğuda aramak mı daha avantajlıdır?
  • Daha hızlı olamaz mı?
  • Burada da uyandırmayın safları durumu varmıdır?
  • Bu millet ne zaman malına kavuşup rahata erer ve nesillerinin bekası için topyekûn çalışır ve istikbal kaygısından kurtulur?
  • Kimse ne malı var biliyor mu acaba?
  • Koca pankartlarla büyük hamle gibi sunulan bu özelleştirme denilen faaliyet, kimin malını kime sattı?
  • Neye yarayacak?

Milletin bir ferdi olarak ben bunları merak ediyorum.

 

ABD, Barzani eliyle pkkyı etkisizleştireceğini öne sürerek, Türkiye'yi Kuzey Irak'tan uzak tutup oyalıyor.

Irak kuzeyinde Kürt devleti çatır, çatır kuruluyor diye Medya bas, bas bağırıyordu bir ara.

  • Medyanın dediği gibi süslü laflarla perdelenerek, Irak giderek parçalanıyor mu acaba sahiden?
  • Kerkük referandumuda buzdolabında bekliyor şu sıralar, orada da bir sürü Türkmen öldü bunun önem derecesi nedir?
  • Öte yandan pkknın bitirileceği palavrası ortaya yayılıyor, yağmur hattının arkası muamma,
  • Pejak merak konusu.

 

Barzani geri plana kaydı, Talabani öne çıkarılıyor şu sıralarda, beyefendi Irak cumhurbaşkanı ama Talabani’nin ta kendisi, ya Sayın Zebari oda Barzani’nin yakın akrabası. Irak Cumhurbaşkanı ile Başbakanı ile görüşünce kuzey ırak Kürt yönetimi ile görüşmüş oluyor bizimkiler. Zaten oradaki görev dağılımı da büyük ağabey tarafından belirleniyor herhalde. Ne düzeyde görüşüleceği karışık, öyle desen değil, böyle desen değil, tersimiz döndü gene bu aralar. Aylardır gözlemlediğimiz belirtilerden ABD cephesinde bir planın varlığı hissedilmekteyken, Hükümet kanadının bu konularda hiçbir açıklama getirmemesi de ayrıca şaşırtıcıdır.

Çok mu oluyorum bilmem ama bu Irak yetkilileri ile Irak'ın geleceği için yapılan görüşmelerin ikinci ayağı kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimini tanımak, kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimini tanımanın getireceği son ayakta Kürdistan’ı tanımak olmasın sakın.

Hani şu meşhur söz var ya doğuya giden trende batıya gittiğini sanan saflar meselesi, makinistler güzergâhı anons etse de bir anlasak ne yöne gittiğimizi.

 

Saygılarımla


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

     

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner