|
Zaten biliyoruz Sayın Paksüt gibi Büyük elçilerimizin Assala ve Pkk dahil bir sürü çakalın ve düşmanın içinde nasıl korkmadan görev yaptıklarını.
Bir süredir basında AKP Poliste ordu kuruyor haberleri çıkıyordu ve bu konu uzun süredir tartışılıyor, "polisin gücünü artırıp sistem içinde güç oluşturma konusu ve Ergenekon soruşturması ile birlikte tartışılan bir konu. Bu konu ayrıca memleketimizin uzun süredir uyanıklara ve yedi uyurlara teslim edildiğinin ispatıdır. Son ortaya bomba gibi düşen Sayın Osman Paksüt ün takibi olayı ibret vericidir. Bakın Sayın Osman paksüt nasıl anlatıyor olayı; Sayın Osman Paksüt; 'Benimki kuru bir şüphe değil, yaklaşık iki aydır benzer araçlarla takip ediliyorum' dedi… Kendisini izlediği gerekçesiyle Doblo marka sivil polis aracı için Ankara Emniyet Müdürü’ne başvuran Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, "Benimki kuru bir şüphe değil. Yaklaşık iki aydır benzer araçlarla takip ediliyorum" dedi. TAKİP edildiği, dinlendiği şüphesiyle Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’a başvuran Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Hürriyet’e konuştu. Paksüt, "Benimki kuru bir şüphe değil. Yaklaşık iki aydır benzer araçlarla takip ediliyorum. Beni izleyen araçlardan birisinin plakası da sahte çıktı. Plakasını verdiğim ve bugüne kadar sonucu hakkında bana bilgi verilmeyen araç kime aitti? Bunun da sonucunu bekliyorum" dedi. Paksüt şunları söyledi: Benzer araçlar Son dönemde aynı tip ve marka araçların etrafımızda dolaştığını tespit etmiştik. Bunlardan birinin de plakası sahte çıkmıştı. O plakayı da Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’a söyledim, bir açıklama hálá gelmedi. Benim için ’yersiz bir kuşku, çok kritik yerlerde (Bağdat’ta) görev yaptığı için psikoloji bozulmuş, en küçük bir şeyden nem kapıyorlar’ diye yorumlanmasın diye bunu da sizinle paylaşıyorum. Beni daha önce takip eden araçlar da, tıpkı son olaydaki araç gibi. Aynı marka, içi görünmesin diye filmle kaplı. Dikkat çekmemesi için ticari araç görünümlü. Yani, sadece bir olayda karşılaşmadık, bunun öncesi de var. Ben de araştırdım Araçlarla ilgili kendimin de yaptığı araştırmalar oldu. Aynı bölgede polis aracı tabii ki olabilir. Ama eğer ben geldiğim zaman geliyor, ben gittiğim zaman gidiyor, benim arkama sahte plakalı araç takılıyor, o araç bulunamıyor, bana da o konuda bilgi verilmiyorsa şüphelerim artar. Şüphelendiğim araçlarla ilgili araştırma sonuçları bana gelmedi. Eğer, verdiğim plakalar sahteyse, onların sahte olduğuna ilişkin de bilgi de gelir. Sahte plakalı araçlar çevremizde dolaşıyorsa, onu yakalamak da polisin görevidir. Konuyu araştırıyorlar, ancak henüz sonuç yok. Beni tatmin etti Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından araçla ilgili açıklama yapıldı. Aracın Emniyet’e ait olduğu, Narkotik Şube’nin bir görevi nedeniyle orada bulunduğu belirtildi. Eğer Emniyet’in açıklamasında ’polis aracı diyorsa’ bu beni tabii ki tatmin etti. Eşi de konuştu Başkanvekilinin eşi Ferda Paksüt ise Hürriyet’e şunları söyledi: "Lojmanlardan çıkışımızın hemen ardından arkamızda siyah Doblo marka araç belirdi. Otomobilde makyajımla ilgilendim. Ancak eşim, deneyimli olduğu için farkına varmıştı. Tenis Kulübüne yaklaştıkça şüphesi arttı. Aracın lastikleri inikti. Bu içinde ağır bir yük olduğunun işaretidir. Camları filmle kaplı olduğundan içi görünmüyordu." 15.05.2008 * Burada Narkotik Şube’nin bir görevi nedeniyle orada bulunduğu belirtilmiş. Fena yakalandılar; - OLAY NASIL ORTAYA ÇIKTI? (ANKA’nın haberi,)
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt, eşi Ferda Paksüt'le birlikte makam aracıyla Ankara Kavaklıdere Tenis Kulübü'nde yemeğe gitti. Bu sırada Ford Connect marka bir araç tarafından takip edildiğinden kuşkulanarak aracını durdurdu. Kendisini izlediğinden ve dinlediğinden şüphelendiği aracı da durdurdu. Paksüt, çevrede bulunan bir asayiş polisinden yardım istedi. Paksüt, polise, takip edildiğini ve dinlenildiğini belirterek, aracın arka kısmını açmasını istedi. Asayiş polisinin bu yönde bir yetkisinin olmadığını söylemesi üzerine araca yaklaşan Paksüt, camların siyah filmli olması nedeniyle içeriyi göremedi. Bu sırada polis, Paksüt'e, aracın emniyete ait olabileceği bilgisini verdi. Bunun üzerine aracın şoför mahalline gelen Paksüt, buradaki kişiye, "Siz ne iş yapıyorsunuz?" diye sordu. "Söyleyemem" yanıtını alması üzerine Paksüt ile araçtakiler arasında tartışma yaşandı. Tartışmaya Tenis Kulübü'nün korumaları ile Paksüt'ün koruma polisi de karıştı. Paksüt, bunun üzerine Yılmaz'ı aradı. Tenis Kulübü'ne gelen Yılmaz, Paksüt'e aracın Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Dairesi'ne ait olduğunu ve bir uyuşturucu operasyonunu takip için göreve çıktığını anlattı. Paksüt'ün takip edilmesinin ya da dinlenmesinin söz konusu olmadığını anlatan Yılmaz, uyuşturucu operasyonunun sürdüğünü söyledi. (ANKA) * Burada da Narkotik Şube’nin bir görevi nedeniyle orada bulunduğu belirtilmiş. AKP çevrelerİnden çelİşkİlİ açIklamalar geldİ ; Bu haber ayrı telden çalıyor, Sayın paksütü Operasyonu berbat etmekle suçluyor. Bakın nasıl aktarmış. Bİr dİğer açIklamaİçişleri Bakanlığı'nın üst düzey yetkilileri olay hakkında emniyet yetkililerinden bilgi aldılar. Üst makamlara verilen "Acil" kodlu bilgi notunda şöyle denildi: "Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Osman Paksüt ve birlikte olduğu iki kişinin kendilerini izlediği ve dinlediği şüphesiyle şikayetçi oldukları Doblo marka Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı'na ait bir araçtır. Araç da narkotik şube elemanları bir takip nedeniyle o bölgede bulunmaktaydı. Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Osman Paksüt ve yanındaki kişilerin dinlenmesi, dinlenmesi söz konusu değildir. Ayrıca araçta dinleme cihazları da bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Paksüt'le yanındaki iki arkadaşının sivil görevlilerimize aracın kapılarını açmaları istenmiş ve tepki gösterilmiştir. Görevlilerimiz olayın ne olduğunu karşıdakilerin tepkileri nedeniyle anlatmakta güçlük çekmiş ve hemen olay yerinden de ayrılmışlardır. Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Paksüt ve arkadaşlarının dinlenmesi asla söz konsu olamaz. Ayrıca bu konuda Ankara Emniyet Müdürü Ercüment ilgili birimlerden bilgi aldıktan sonra Sayın Paksüt, yanındaki arkadaşlarına gerekli bilgi verilmiş sonuçta şüphenilen araç Emniyet'e aittir. Ancak dinleme izleme söz konusu değildir. Narkotik ekibinin yürüttüğü bir çalışma söz kıonusudur." Bütün Operasyonu Deşİfre EttİAnayasa Mahkemesi Başkanvekili'nin "dinleniyorum" yaygarası bakın bir operasyonu nasıl bitirdi. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt'ün 'takip ediliyor' şüphesiyle bir polis aracını durdurması, KOM'un önemli bir akaryakıt kaçakçılığı operasyonunu sekteye uğrattı. Takip edilen kişi tüm tartışmayı izledi, takip aracını fotoğrafladı, buluşacağı bürokratlara 'gelmeyin' dedi. Ankara'da Kavaklıdere Tenis Kulübü önünde yaşanan "takip" şüphesi KOM Dairesi'nin bir yolsuzluk soruşturmasının sekteye uğramasına yol açtı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı Mali Suçlarla Mücadele Şubesi "Mavi Hat" operasyonundan sonra benzer bir akaryakıt kaçakçılığı soruşturması için düğmeye bastı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan "planlı" çalışma kapsamında bazı şüpheliler hakkında mahkemeden "gizli" izleme kararı çıkarıldı. Haber: Kamil Elibol/Bugün * Burdada başka, KOM'un önemli bir akaryakıt kaçakçılığı operasyonunu sekteye uğrattı. narkotik değil. Ankara Emniyet Müdürlüğü: "Paksüt'ün Peşinde Olduğu İddia Edilen Araç Başka Bir Görev için Oradaydı" Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt'ün Kendisini Takip Eden Araçtan Dinlendiği İddialarıyla Gündeme Oturan Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden Yapılan Açıklamada, "Kendi Görev Alanında Başka Bir Çalışma Amaçlı Oradaydı." Denildi. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt'ün kendisini takip eden araçtan dinlendiği iddialarıyla gündeme oturan Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Kendi görev alanında başka bir çalışma amaçlı oradaydı." denildi. Ankara'da dün gündeme oturan Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt'ün kendisini takip eden bir araç tarafında dinlendiği iddialarıyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü'nden bir basın açıklaması yapıldı. Bazı basın yayın organlarında, "Esrarengiz takip", "Esrarengiz araç Paksüt'ü izledi", "Ankara'yı karıştıran olay", "Yargıcın vahim şüphesi", "2 no'lu hakim dinleniyor mu", "Başkentte kuşkulu takip", "Ankara'da takip şoku" başlıklarıyla yer alan haberler üzerine yapılan açıklamada, 13 Mayıs 2008 tarihinde saat 12.35 sıralarında Kavaklıdere Tenis Kulübü yanında, Paksüt'ün bir araçtan şüphelenmesiyle başlayan sürecin Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz'ın olay yerine gelmesiyle açıklığa kavuşturulduğu belirtildi. Paksüt'le yapılan görüşme sonrasında olayın bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı belirtilen açıklamada şüpheli araçla ilgili şu ifadelere yer verildi: "Konu edilen aracın, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımıza ait ve kendi görev alanına giren başka bir çalışma amaçlı orada bulunduğu kesin olarak anlaşılmıştır." (Cihan Haber Ajansı) 14.05.2008 CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Verdiği Soru Önergesinde Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün Takip Edilmesi Olayını Meclis Gündemine Taşıdı. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, verdiği soru önergesinde Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün takip edilmesi olayını Meclis gündemine taşıdı. Arıtman "AKP'nin kapatılma davası sürecinde bu tür uygulamalarla Anayasa Mahkemesi üyeleri baskı altına alınmaya mı çalışılmaktadır?" diye sordu. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün Ankara'da 13 Mayıs 2008 tarihinde sivil plakalı bir polis aracıyla izni ve bilgisi dışında takip edildiği ve bu takibin özellikle dinleme amacıyla yapıldığı, Sayın Paksüt'ün bu duruma tepki gösterdiğinin basında yer aldığını belirtti. Arıtman, "Sayın Paksüt uzun yıllar yurtdışında büyükelçi statüsünde görev yapmış, bu nedenle takip edilme, izlenme, dinlenme gibi eylemler konusunda kişisel dikkat ve duyarlılık geliştirmiş bir kişidir. Kendi aracından inerek, kendisini takip eden aracın bagajında dinleme cihazı olup olmadığını bizzat tespit etmek istemesi önemsenmesi gereken bir davranıştır" dedi. Arıtman önergesinde şu soruları yöneltti: "İzlenme konusunda eğitim alan Paksüt neden Ankara Emniyet Müdürünü beklemeden ve yardım almadan olaya kendisi müdahale etmiştir? Emniyet bir narkotik olayı nedeniyle aracın bölgede bulunduğunu açıkladı. Ama Sayın Paksüt ve eşi lojmandan çıktıklarından beri bu aracın kendilerini takip ettiğini ve öğle yemeği için gidecekleri adrese kadar yakın takibin sürdüğünü, kendi araçlarının durduğu yerde, bu aracın da durduğunu belirlediklerini ifade etmişlerdir. Bu ifadelerden aracın Paksüt'leri takip ettiği açıkça bellidir. Narkotik olayda görevliydi iddiası size inandırıcı geldi mi, gerekli detay araştırmayı ve soruşturmayı yapıyor musunuz? AKP'nin kapatılma davası sürecinde bu tür uygulamalarla Anayasa Mahkemesi üyeleri baskı altına alınmaya mı çalışılmaktadır? Emniyet Genel Müdürlüğünün çok sayıda ve yasal olmayan bir şekilde pek çok kişiyi dinlediği ortaya çıkan olaylarla anlaşılmaktadır. Emniyetin bu yasadışı dinleme olaylarını engellemek için ne gibi önlemler alacaksınız?" (ANKA) AKP Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ise Paksüt'ün iddialarıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "İDDİALAR AKP'YE YAKIŞMAZ" Göktaş, anayasa değişikliği konusunun partinin gündeminde olmadığını belirterek, "Şunu özellikle toplumun ve sizlerin iyi algılaması lazım: Sayın Anayasa Mahkemesi üyelerimizle ilgili birtakım istifhamlar, birtakım soru işaretleri, peşinde, takip ediliyor gibi bunlar çok yanlış.Ak Parti'ye yakışmayan, Ak Parti'nin aslında böyle bir şeyin peşinde olmadığı, onurlu, gururlu hukuki bir mücadelesi vardır. Bu mücadelede üzerine düşen neyse onu yapmaktadır. Böyle akla gelmeyen, etik olmayan birtakım davranışlar içinde olunması mümkün değil. Böyle bir davranış içerisinde olan varsa, ki onun da ilk takipçisi Ak Parti olur, merak etmeyin" diye konuştu. (ANKA) CHP, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün Takip Edilmesi ve Telefonlarının Dinlenmesine Yönelik İddiaları Meclis Gündemine Getirdi. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Başbakan Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün takip edilmesi ve telefonlarının dinlenmesine yönelik iddiaları Meclis gündemine getirdi. Kart, Meclis Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün takibi ve dinlenmesi iddialarıyla ilgili olarak olay sonrasında siyasilerin ve güvenlik görevlilerinin yaptığı açıklamalar arasında tutarsızlık olduğunu, bunun da kuşkuları artırdığını söyledi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya'nın "meseleyi kurcalarsak, rahatsızlık oluşur" şeklindeki sözlerinin manidar olmak öte tehdit içeren unsurlar taşıdığını savunan Kart, "Polis devleti yapılanmasını ve söylemlerini daha da kuvvetlendiren bir olay ve iddia söz konusudur" dedi. Kart, Başbakan Erdoğan'ı şu soruları yöneltti: "Kavaklıdere'deki restoran çevresinde bulunması gereken aracın Birlik Mahallesi'nde ne işi vardı? Trafik güzergahlarındaki farklılığa rağmen, bu aracın, Paksüt'ün aracıyla aynı güzergah ve aynı sırada olmasının açıklaması nedir?Osman Paksüt'ün kimliğini açıklamasından sonra, araçtaki polisler neden kendi kimliklerini açıklamayıp hemen olay mahallini terk etmişlerdir? Böylesine bir anlayış ve uygulama, görev mahallini terk etmek ve görevi bırakmak anlamına gelmez mi? Polislerin bunu yapmasını gerektiren özel ve vahim bir durum mu vardı?2 aydın bu yana takip edildiğini söyleyen Paksüt'ün daha evvel beyan ettiği araçla ilgili bilgiler kamuoyuna neden yansıtılmamaktadır? AKP Genel Başkan Yardımcısının, kendinden emin ve çok şeyi biliyor izlenimi vererek yorum yapması ve ahkam yürütmesinin açıklaması nedir? Olaya karışan polis memurları ve yetkili amirlerin geçici olarak görevden uzaklaştırılmaları dahil olmak üzere gerekli idari önlemler neden hemen alınmamaktadır?" (ANKA) Takİp İddİasI Meclİs'te 15.05.2008 CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün takip edildiği iddialarını soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, Paksüt’ün, "Yaklaşık 2 aydır takip ve dinlenmeden şüphelendiği ve benzer ticari araçlarla takip edildiği ve bu araçların birinin plakasını Emniyet yetkililerine verdiği, ancak aracın plakasının sahte çıktığı" bilgilerinin, basın organlarına yansıdığını belirtti. Paksüt’ün kendisini tanıtmasına karşın, görevli polislerin oluşan şüpheyi dağıtmak için aracın içine bakılmasını engellemesinin gerekçesinin ne olduğunu öğrenmek isteyen Kılıçdaroğlu, Atalay’a şu soruları yöneltti: AA - "Osman Paksüt, 2 ay boyunca aynı tipte araçlarla takip edildiğini ve takip olay yerinde araçlardan birinin plakasını Emniyet yetkililerine ilettiğini belirtilmektedir. Plakası Emniyete bildirilen aracının tespitine ilişkin olarak basit bir plaka kontrolü dışında ne gibi incelemeler yapılmıştır? Osman Paksüt’ün kullandığı güzergahlar üzerindeki kameralar incelenmiş midir? Bir Yüksek Mahkeme yargıcının endişeler taşımasına neden olan olaylar yaşaması, yürütmenin hukuku baskı altına aldığı sonucunu doğurmaz mı? Yargıçlar ve diğer kamu görevlilerinin üzerinde yasal olmayan şekilde yapılan dinlemelerle oluşturulan korku ve baskılar, demokrasiyle bağdaşmak mıdır? Benzer olayların yaşanmaması için ne gibi önlemlerin alınması düşünülmektedir?" CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde, AK Parti’nin kapatılması sürecinde bu tür uygulamalarla Anayasa Mahkemesi üyelerinin baskı altına alınmaya çalışılıp çalışılmadığını sordu. Takİpte yanItsIz kalan sorular;Hükümet kanadı ve Ankara Emniyet Müdürü Yılmaz, 'takip yok' diyor ama... Hükümet kanadı ve Ankara Emniyet Müdürü, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt’ün ‘dinlenmesi ve takip edilmesi söz konusu değil’ derken, hâlâ yanıt bekleyen birçok soru var. Türkiye, son 2 gündür AKP’nin kapatılması ve üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliğinin iptali gibi kritik davalara bakacak olan Anayasa Mahkemesi’nin Başkanvekili Osman Paksüt’ün “takip ve dinlenme” tedirginliğine odaklandı. Kendisini takip ettiğinden kuşkulandığı aracın polise ait çıkmasının ardından son 2 aydır takip edildiği kuşkusu yaşadığını anlatan Paksüt’ün tedirginliğini, Anayasa Mahkemesi üyelerinin yanı sıra yargının farklı kademedelerindeki çok sayıda yargı mensubunun da paylaştığı belirtildi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’ın, “Paksüt’ün dinlenmesi ve takip edilmesi kesinlikle söz konusu değil” şeklindeki açıklamalarına rağmen yanıt bekleyen sorular şöyle: - Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt, sözkonusu (polise ait olduğu ortaya çıkan) aracın, Birlik Mahallesi’ndeki Devlet Lojmanları’ndan itibaren kendilerini takip ettiğini söyledi. (Emniyet açıklamasına göre) Uyuşturucu operasyonu nedeniyle Kavaklıdere’deki bir restoran çevresinde bulunması gereken araç, neden Birlik Mahallesi’nden harekete geçti? - Sözkonusu araçta, yakından takip ettiği bir başka aracın içini dinlemeye yarayan teknolojik donanım bulunuyor muydu? - Büyükelçilik görevi nedeniyle dinleme ve takip konularında büyük deneyimi bulunan Paksüt, neden sözkonusu araçtakilerin polis olabileceği düşüncesiyle olaya kendi müdahale etti? Neden saldırıya uğramayacağını, sadece dinlenmeye çalışıldığını düşündü? - Paksüt, neden savcılığa suç duyurusunda bulunmak yerine Ankara Emniyet Müdürü’nü aramayı seçti? - Araçtaki polisler, Paksüt’e kimlik göstermek yerine neden olay yerini terk etti? - Paksüt’ün durumdan haber ettiği Ankara Emniyet Müdürü neden savcılığı aramadı? Aranması halinde olay yerine gelerek araçta inceleme yapma yetkisi bulunan savcılık neden harekete geçirilmedi? lİki aydır izlendiğini söyleyen Paksüt’ün tespit ettiğini söylediği plakanın kaydına rastlanamadı. Plaka sahte miydi? - Paksüt ve Paksüt gibi “koruma polisleri” bulunan diğer yargı mensuplarının takip edildikleri kuşkuları konusunda bugüne kadar herhangi bir araştırma yapıldı mı? Bu arada, CHP konuyla ilgili iki ayrı soru önergesi verdi. İnceleme ‘Memur Bürosu’ndan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Osman Paksüt’ün iddiaları üzerine harekete geçerek, resen inceleme başlattı. Milliyet’in edindiği bilgiye göre, Paksüt’ün iddialarıyla ilgili incelemeyi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu yürütüyor. Paksüt’ün iddiaları ile ilgili basında çıkan haberleri mercek altına alan savcılık, henüz herhangi bir suç tanımı yapmadı. Savcılık, iddiaları ciddi bulursa, incelemeyi soruşturmaya dönüştürebilecek. İddiaların basında yer almasına rağmen Basın Suçları Soruşturma Bürosu yerine Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nun görevlendirilmesi ise dikkat çekti. Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nun devreye girmesinin, incelemenin, Paksüt’ün takip edildiğinden kuşkulandığı ve Emniyet’e ait çıkan Fiat Doblo marka aracı kullanan polisler üzerinden yürütüldüğü iddiasını da güçlendirdi. (MİLLİYET - TÜRKER KARAPINAR / Ankara) EMNİYET MÜDÜRÜ OLAY YERİNDEDurumu Paksüt ve iki arkadaşı derhal Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’a telefonla bildirdiler. Konunun hassasiyeti ve bu konudaki duyarlılığı bilinen Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, Paksüt ve arkadaşlarının bulunduğu yere saat 13.45 sularında gelip görüştü. Paksüt ve iki yakın arkadaşının gittiği Tenis kulübünde aynı anda bazı işadamları eski parlamenterlerin bulunması dikkati çekmiş. Bunların arasında Turhan Çömez’in bulunduğu da öğrenildi. Olay sırasında Tenis kulübünde ayrıca Yargıtay’ın bazı daire başkanları da bulunuyordu. Olay belli, ben sayın paksütün cesaretine ve dirayetine hayran kaldım, zaten biliyoruz Sayın Paksüt gibi Büyük elçilerimizin, Assala ve Pkk dahil bir sürü çakalın ve düşmanın içinde nasıl korkmadan görev yaptıklarını. Bunlar küçük işler onlar için, bu tarz kişiler görünmeyen kahramanlardır, senelerdir ismini, titrini kaç kişi bilirdi? Artık biliniz, o ve onun gibi çeşitli görevdeki tafrası olmayan ama binayı ayakta tutanlar sayesinde Türkiye, Türkiyedir ayaktadır, sıçanlara kalsaydı işimiz çoktan bitmişti. Sayın Paksütü ve onun gibi Devlet adamlarını tebrik etmekten başka ne yapılabilir, ayrıca bize sonsuz güven veriyorlar bu kadar korkağın ve hırsızın arasında. Saygılarımla
|