Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Olimpiyatlar ve Okullar
Olimpiyatlar ve Okullar Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Çarşamba, 27 Ağustos 2008

Prof.Dr. Mümtaz SOYSALAyrıca belirtmeye gerek yok; haberciler ve yorumcular çok vurguladılar: Son olimpiyatların en ilginç yönleri, dünya açısından Çinin parlaması, bizim açımızdan da Türkiyenin sönüşe geçmesi.

Bizim başarı tablomuz, Atinadakinden de sönük.

Sorumluluğun mutlaka aranması ve çarelerin bulunması gerekiyor.

Şimdi Bu iktidar döneminde zaten her şey kötüye gittitüründen demagoji kokan bir açıklamayla işin içinden sıyrılmak olmaz. Elbet, ortaya çıkan sonuçta iktidardakilerin temel felsefesinin de bir payı vardır. Gençliği kurtarmanın ve korumanın tek yolunu ibadet yuvalarını arttırmakta görenlerden spor alanında çok büyük atılımlar zaten beklenemezdi.

Ayrıca, yerel yönetimlerde başarılı olmanın ülke yönetiminde ve hele dünya çapında başarılı olmaya yetmediği de açıktır. Ülkenin en büyük kentinde de olsa bir belediyenin spor işlerini yürüteni Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne getirmekle nereye varılabildiği belli oldu. Kaldı ki, spor çevreleri, aynı kişinin yerel düzeyde de parlak sonuçlar almadığında fikir birliği ediyor. Fakat, belediye yönetimlerinden ülke yönetimine sıçramak yalnız bizim ülkeye özgü bir alışkanlık değil. Dünyada böyle başarılı olan da var, olmayan da.

Dolayısıyla, bu nokta üzerinde durmaktansa, başka nedenlere bakmak daha doğru olabilir.

Nerelere ve nelere bakmak gerektiği, son örneklerle açıkça ortada.

Parlayan iki ülke var: Biri, her zaman olduğu gibi Amerika; öbürü de, ilk kez Çin. ABDnin hep okul ve özellikle kolejya da üniversite yoluyla sporda uluslararası başarı kazandığı bilinir. Rusya ve Çinin Sovyetler Birliği veya Maoist Devrim dönemlerinden beri planlı ve disiplinli bir eğitim çabası içinde olduğu, sporun bu çerçevede önemli bir yer tuttuğu da.

Bu nedenlerle her iki ülkenin bu seferki olimpiyat seferberliğine yine aynı yollardan hazırlandıklarını varsaymak hiç yanlış olmaz.

Ya Türkiye? AKPli Milli Eğitim Bakanlığı ile yine bir AKPlinin yönettiği Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün böyle bir ortak çabası oldu mu?

Daha önemlisi, ulusal düzeyde Olimpiyat Komitesi ne yaptı? Yoksa onun görevi bu toplumu hâlâ Olimpiyat düzenleme sırası bize de gelecekhayaliyle oyalamak, dört yılda bir Sıra kime gelecek?toplantıları vesilesiyle dünyayı dolaşmak ve vaktiyle çıkarılmış ünlü yasa sayesinde kendilerine ayrılan gelir payını rahatça harcamaktan mı ibarettir?

Metin Toker sağ olsaydı bu konunun üzerine daha iyi giderdi ama, komite üyelerinin böyle sıkıştırmalar olmadan da bütçelerinin ne kadarını olimpik sporcuyetiştirme davasına ayırdıklarını açıklamaları gerekmez mi?


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy