|
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt dün düzenlenen törenle görevini Org. İlker Başbuğ’a devretti.
Bu devir teslim töreni sırasında yapılan konuşmalar da oldukça ilginçti.
Büyükanıt, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına yönelik bütün tehditlerden söz etti, PKK’yla verilen mücadele konusunda dakikalarca konuştu ama son bir yıldır yaptığı gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “laiklik” konusundaki hassasiyeti üzerinde neredeyse hiç durmadı.
Oysa ondan hemen sonra söz alan yeni Genelkurmay Başkanı Başbuğ, Anayasa Mahkemesi tarafından “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak”tan suçlu bulunan AKP kökenli Cumhurbaşkanı’nın, Meclis Başkanı’nın, Başbakan’ın gözlerinin içine bakarak, laiklik ilkesi konusunda son derece net mesajlar verdi.
Laikliğin tanımını değiştirmek isteyen bu partinin akıl hocalarına da, “Biz, laikliğin Anayasa’nın 24. maddesindeki tanımına bağlı kalacağız” diyerek, o maddenin en hassas bölümünü okudu:
“Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”
***
Elbette her türlü darbeye, askerin ülkeyi yönetmeye soyunmasına, demokrasiye ara verme girişimlerine karşıyım.
Ben sadece Yaşar Büyükanıt’ın 27 Nisan 2007’de verdiği “e-muhtıra”da üzerini çizdiği tehlikeleri bir kenara bırakıp, son bir yıldır muhalefetle kavgaya girmesinden rahatsızdım.
Org. İlker Başbuğ’un dünkü konuşmasını ise bu yüzden can kulağıyla dinledim.
Muhtıra falan vermedi...
Sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve halkın cumhuriyet ilkelerine bağlı bölümünün duygularını, kimseden korkmadan dile getirdi.
Laiklikliğin tanımını değiştirerek içini boşaltmak isteyenlere, daha ilk günden mesajını en net şekilde verdi.
Demokrasiyi kullanarak laikliği yıpratabileceklerini umanları uyardı.
Halkımızın ordumuza duyduğu güvenin nedensiz olmadığını gösterdi.
***
Org. Başbuğ dünkü tavrıyla ve kararlılığıyla, belki görev süresi bittiğinde şeref madalyası alamaz ama...
Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı olanların gönlünde taht kurar.
Sanırım o bu konudaki tercihini çoktan yapmış...
İyi ki de yapmış!
***
GÜNÜN SORUSU
Hükümet memur maaşlarında 2009 yılı için ilk 6 ayda yüzde 3.5 ikinci altı ayda yüzde 4 zam önermiş...
Aynı iktidarın sadece bu yılın ilk 8 ayında doğalgaza, elektriğe, ulaşım ücretlerine ne kadar zam yaptığını biliyor musunuz?
***
Ellerin düşündürdüğü
Rusya’yla Gürcistan arasında çıkan savaşla başlayan gerilim, yeni bir soğuk savaş dönemine girildiğinin işareti olarak yorumlanıyor...
Bu bir gerçek...
Ama asıl gerçek yukarıdaki fotoğraf!
Amerikan sahil koruma gemisi Dallas, Batum Limanı’na demir atmış, bazı Gürcüler, ABD’li askerleri karşılamak için ellerinde ABD ve Gürcistan bayraklarıyla sahile koşmuş...
Şimdi fotoğraftaki ABD’li askerin eline bakın!
Ne kadar istemeye istemeye uzanmış o el!
Sevgili Bülent Tanla’nın dikkatini çeken bu el, sanki “mundar”a dokunacak da çekiniyor!
***
Eller ve gözler gerçeği anlatır. İkisi de yalan söylemez...
Düne kadar birbirini düşman bilen, şimdi sözüm ona “dayanışma” ya girenlerin elleri bunlar...
Bakın ve karar verin:
Karadeniz’in Kuzey Doğusu’nda başlayıp bütün dünyaya sayılan soğuk savaş, ABD’nin Gürcistan’a uzattığı bu “el”le aşılabilir mi?
|