Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Cinnet Askeri Coşkuda Değil, Fethullahçılıkta
Cinnet Askeri Coşkuda Değil, Fethullahçılıkta Yazdır E-posta
İlhan SELÇUK   
Pazar, 31 Ağustos 2008
İlhan SELÇUK

30 Ağustos yalnız askeri bir zafer değil...

Laik Türkiye Cumhuriyetini doğuran bir siyasal zafer... 

*

İçinde yaşadığımız bölünme, parçalanma, dincileşme, İslamcı devlettehlikesinin ortalık yerinde kutlanan 30 Ağustosun anlamı askeri boyutlarını kat kat aşan tarihsel bir değer kazanıyor...

Toplumsal ve tarihsel duyarlığın radarları, 2008 yılında, 30 Ağustosun güncel anlamına dönük bir taramayı ister istemez gündeme getiriyor...

*

Son bir yıl içinde Türkiye medyası el değiştirdi; artık yaklaşık yarısı AKP-Fethullah cephesinden oluşuyor...

Fethullah Gülenin resmi sözcüsü Zamangazetesidir; 20 binlerde dolaşan satışı yanında tüm Türkiyede bedava dağıtılır...

Bu gazetenin 30 Ağustos Zafer Bayramı günü attığı manşet Fethullahçılığın zamirini ortaya koyuyor:

Asker uğurlama coşkusu toplumsal cinnete dönüşmesin...

*

Manşet haberinden birkaç satır:

...asker uğurlama törenleri, giderek şiddet eksenli bir hal alıyor. (...) Asker uğurlarken yol kapatan, trafiği ihlal eden, sürekli kornaya basan ve silah kullanan magandalar, vatandaşların öfkesini kabartıyor... (...) Buna rağmen birçok aile, askerini hem topluca yolcu ediyor hem de şiddet içeren öğelerden vazgeçmiyor...

*

Bir bakıma doğrudur bu...

Çünkü daha bugün bu yolda bir facia yaşandı; kazalar, belalar, ölümler gırla...

Türkiye öyle bir duruma düşürüldü ki ister nişan olsun, ister sünnet düğünü olsun, ister düğün olsun, ister askere uğurlama olsun, hepsinde şiddete davetiye çıkarılıyor...

Bu olayın bir yüzü...

Ya öteki yüzü?..

*

Askere uğurlama törenleri düğün bayram gösterisine dönüştü...

Neden?..

Belki başka hiçbir ülkede eşine rastlanamayacak bir olgu...

*

Türkiye Cumhuriyetinin sigortasıdır bu...

Atatürkün Cumhuriyetinde en güvenilir kurum halkın gözüyle ordu...

Laikliğin bir teminatı da ordunun Atatürkçülüğe bağlı bulunması...

Demokrasiye aykırılık değildir bu durum, laikliğe bağlılık demokrasinin en temel ilkesine bağlılık demektir...

*

Şimdi yine Fethullahçı Zamanın 30 Ağustos günü attığı manşete gelelim...

Anlaşılan Fethullahçılar halkta yoğunlaşan milli duygulardan tedirgin oluyorlar...

Öylesine ki 30 Ağustos askeri zafer bayramında bu tedirginlik manşetleşiyor...

Ne diyorlar:

Asker uğurlama coşkusu toplumsal cinnete dönüşüyor...

Oysa toplumda cinnete dönüşen akım Fethullahçılık...

Çapsız bir imamın İslamcılığı kullanarak toplumda dincilik siyasetini yürütebilmesi, Türkiyede laiklik için en büyük tehlikedir...

Bunlar 30 Ağustos Zafer Bayramında bile askere, askerliğe, askeri coşkuya düşmanlığı manşetleştirmekten kendilerini alamıyorlar...

Asıl cinnet halkta değil..

Askeri coşkuda değil..

Fethullahçılıkta..

Dincilikte...


 

1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
mustafa demirel
31 Ağustos 2008 14:09 16
Başarı Göstergesi: +2

Sayın Selçuk,

Siz gazeteyi bir gözünüzü kapatıp diğerini acık bırakarak mı okuyorsunuz?

Öncelikle yayınlamak istemediğiniz alıntıları(...) yazayım ki olay daha net anlaşılsın.

(...) Anadolu da kültürel zenginlik olusturan bu ritüellerin büyük kentlerde izine rastlanmıyor.

(...) İç İşleri Bakanlığı 2002 de bir genelge yayımlayarak toplu asker uğurlama törenlerini yasakladı.

Sonra gelelim gazetenin satış rakamlarına;

24/08/2008 tarihindeki traj 656 bin, bedava dağıtılma olayını da sanırım baska gazetelerle karıştırdınız....

Doğru Türk medyası değişime ugradı artık doğru haberler yapılmaya başlandı, halka gercekleri göstermeye basladı Türk medyası...

30 Ağustosta atılan manşete kızmışsınız, peki o otobüs Haliçe uçsaydı?
Hep birlikte orda ölenlere 30 Ağustos şehidi mi diyecektik?
Yoksa İETT şehidi mi? Yoksa Trafik şehidi mi ?

Keşke sol gözünüzü kapatmasaydınız gazteyi okurken, çünkü orda şöyle yazıyor;

Türk Bayrağı üzeride Gazi M.Kemal Atatürk ün resmi, ve yazı da şöyle,
Bir milletin şahlanışı diye bir başlık ve Atatürk'ün liderliğinde 86 yıl önce yazılan destanın heycanı tazeliğini koruyor diyerek devam ediyor yazı. ve ayrıntılar diye de 2 sayfa numarası veriliyor....

Çaptan bahsediyorsunuz, ben de sizin çapınız ne kadar onu merak ettim bir okur olarak, hakaret ederek bir yere varılmayacağı kanısındayım. Hakareti de alçak insanlardan başka kimsenin yapacağı bir davranıs değildir.

İnsanların dini inanışları laikliğe tehlike değildir.
Çünkü laiklik ilkesine göre "Devletin dini yoktur." insanların dini vardır.Ve Anayasamıza göre de her vatandaş, her birey " Din ve vicdan hürriyeti"," Düşünce ve kanaat hürriyeti ", " Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti " haklarına sahiptir.

Onun için cinnete dönüşen bir şey varsa , Ergenekon dur.Halk en çok bunu merak ediyor...

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy