Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow AKP'yi İktidarda Tutan
AKP'yi İktidarda Tutan Yazdır E-posta
Serdar ANT   
Pazartesi, 11 Şubat 2008

Serdar ANTBugün posta kutuma düşen bir yazıda, tüm ulusal güçlerin birleşmesi yönünde anlamlı bir saptama (ya da çağrı) yapılıyordu:

"Evet birleşeceğiz! Ancak ABD denetiminde ve AB kapısında değil, Atatürk'te birleşeceğiz, Atatürk'te buluşacağız! Halk hareketini sahte laiklik sloganlarıyla yolundan saptırmak ve ABD'ye teslim olmak için değil, bağımsızlık için birleşeceğiz. Emperyalizme ve yerli gericiliğe karşı! Birliğin amacı budur!"

Tam yazıyı okuyup bitirmiştim ki, posta kutuma bir ileti daha düştü. Bu iletide de Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 2 Mart 2008 pazar günü Ankara'da yapılacak olan miting için yaptığı çağrı yer alıyordu. ADD Genel Başkan Yardımcısı imzalı çağrıda şöyle deniliyor:

"ADD, 2 Mart 2008 Pazar günü Ankara'da laik cumhuriyetten yana olan ulusalcı çizgideki demokratik kitle örgütleriyle birlikte büyük bir miting düzenlemek kararını almıştır. Miting düzenlemesine ilişkin ayrıntılı bilgiler daha sonra yayınlanacaktır. Tüm örgütümüzün, bu mitinge yoğun ve etkin katılım sağlanması yönünde ivedilikle hazırlıklara başlaması için gereğini önemle rica ederim."

Oysa daha geçtiğimiz hafta sonu, 9 Şubat'ta, Ankara'da bir miting vardı! Bu mitinge katılanlar da ulusalcı ve Atatürkçü çizgideki kişiler ve demokratik kitle örgütleriydi. Ne var ki, bildiğim kadarıyla, ADD bu mitinge örgüt olarak katılmadı!

ADD'nin, ABD denetimine karşı olduğu açıktır. Gerçi Genel Merkez bugüne kadar açık bir şekilde "AB'ye tam üyeliğe hayır" dememiştir, ama yine de ADD tabanında ve örgütlerinde Türkiye'nin AB kapısında köleleştirilmesine karşı çıkan ezici bir çoğunluk vardır. Üstelik AB konusunda, 9 Şubat mitingini düzenleyenler arasında da ADD gibi düşünen kesimler mevcuttu. Ayrıca ADD örgütlerinin emperyalizme ve yerli gericiliğe karşı, bağımsızlık ve laiklikten yana oldukları da açıktır.

O zaman insan sormadan edemiyor:

Neden bu ayrılık?

Daha bir miting alanında bile bir araya gelemeyen "bu ülkenin aydınlık insanları", Cumhuriyet'i, bağımsızlığı, laikliği korumak için nasıl birleşecekler?

Hepimizin önderi Atatürk değil mi?

O zaman, neden bu "sen-ben kavgası"?

Bu sorulara herkesin vereceği bir yanıt vardır elbette. Kimine göre diğerleri gerçekten Atatürkçü değildir! Kimine göre ABD ve AB konusunda benimsenen tutum, bölünmüşlükte belirleyicidir. Bazılarına göre ise, diğerlerin geçmişi "karanlıktır". Programla ilgili farklar da çıkabilir. Yöntemle ilgili farklar da… Sonuçta, bölünmüşlüğe bahane bulmak o kadar zor değil!

Madem bu ülkenin Atatürkçüleri, ulusalcıları bu kadar farklıdır, o zaman bu söylem benzerliği neden?

Türkiye'nin aydınlık insanlarının emperyalizme, yerli işbirlikçilerine, bölücülere, mandacı vatan satıcılarına karşı tek bir bayrak altında, ay-yıldızlı al bayrak altında birleşmeleri; tek bir kişiyi, Mustafa Kemal Atatürk'ü önder belleyip onun kurduğu Cumhuriyet'i savunmak için el birliği ile mücadele etmeleri neden bu kadar zor?

Bölünmüşlüğün nedeni, belli bir siyaset farkı ya da ideolojik bir tavır olsa hiç bir diyeceğim yok. Bu durumda falanca solcudur, filanca da sağcıdır, şu veya bu konudaki politik önerileri farklıdır, bir araya gelmeleri zaten eşyanın tabiatına aykırıdır diye düşünülebilir. Ama bugünkü koşullarda bu geçerli değil. Siyasetler için mi, yoksa vatanın bağımsızlığı ve egemenliği, kısacası cumhuriyetin varlığı için mi çağrı yapıyoruz? Oysa herkes maşallah "Atatürkçü", herkes "laik", herkes "bağımsızlıkçı", herkes "ulusalcı"... Onun için de herkesin ayrı bir örgütü var!!!

Seçimlerde alınan toplam oy, yüzde 30'u bile zor bulurken, bu yüzde 30'luk kitlenin de bölünmesi kime ne fayda sağlıyor?

Ama ne ilginçtir ki bu bölünmüşlük bir miting alanında bile bir araya gelinemez derecedeyken, kimse birleşmeye de karşı değildir! Tıpkı birlik olunmasının gerekliliği gibi, tıpkı yukarıda aktarmaya çalıştığım söylem benzerliğinde olduğu gibi, nasıl birlik olunacağı konusunda da paylaşılan ortak bir nokta vardır:

"Gelin, bizim çatı altında birleşelim!"

Kimi bunu açık açık söylemekte, kimi de diğer yurtsever güçlerle bir araya gelmeyi kendi çatılarına eleman kazanmanın bir yolu olarak görmektedir. Kısacası bütün bu birlik edebiyatına egemen olan motif kişiselliktir, "biz" değil "ben" vurgusudur, Atatürk edebiyatı ile ambalajlanmış siyasal hedeflerdir, bir koyundan birkaç post çıkarma güdüsüdür!

Bu durumda sıradan vatandaş elini taşın altına sokmak ister mi? Bu koşullarda, gidip bir partide ya da sivil toplum örgütünde aktif siyasete atılmak, aslında var olan bölünmüşlüğe katkı yapmaktan başka bir anlam taşımıyor. O parti ya da sivil toplum örgütünün başındakilere "nefer" olmanın ötesinde bir yararı da olmuyor.

İşte AKP'yi iktidarda tutan da halkla bütünleşmiş olması ya da arkasındaki emperyalist güç yığınağı değildir! AKP'yi iktidarda tutan, ulusalcı ve Atatürkçü güçlerin adı konulmamış, örtük didişmesidir, bölünmüşlüğüdür, dağınıklığıdır, ben-merkezli kafa yapısıdır!

Türkiye'nin ulusalcı güçleri daha "Sivas Kongresi"ni toplayamamışlardır! Bu kafayla devam edilirse toplamaları da zordur!

Oysa düşman İzmir'e çıkalı çok oluyor!

1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
kurtali5
12 Şubat 2008 23:49 32
Başarı Göstergesi: +1

Ahhh bu ahh beni oldurecek baskasini bilmem bu sahtekarlar bilmezlermi bir ordunun bir komutani olur o komutanin yardimcilari ve yaverleri askerleri olur ama bu sahtekarlar hep komutan olmak isterler
komutansiz ordu basarili olurmu ve yahutta ordusuz komutanin basarisi nasil beklenir siz isim vermemissiniz ben verim sahtekar surusunu gerci olunun arkasinda konusulmaz derler eseri var o konusu yor ecevit 2 deniz baykal bakmayin simdi yaygara yaptigina dun eminenin basina karsi degilim diyen o 3 murat kara yalcin soy adi gibi kapkara bir duzen baz bacisinin kuyrugunun altinda guneslenen bir kararmis yuz 4 zeki sezer denen bir uyur gezer bunlardan lider olursa benden hunkar olur hunkar ankarayi istan bulu altun tepside gokcege ve taibe hediye eden sahtekar lar muncudan nurcuya zeval gelmezz sonuc itibari ile
ATATURK DIYE DIYE ATATURKUN BUTUN VARLIK LARINI YOK ETTILER
GOZLERI AYDINLIK BASLARI TURBANLIK OLSUN AMIN DUALARIMI KABUL BUYUR SAIDI NURSI HAZRETLERI SENI SOZLERIN GERCEKLESTI MUNCULAR LA NURCULAR BIRLESINCE CUMHURIYET YOK OLDU ZATEN 85 YILLIK KARANLIK TI TURBAN LA AYDINLIGA ERDIK BUYUK BASARI BURDA

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy