• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

03
Nisan
2008
Anasayfa arrow Takip Ettiğimiz Yazarlar arrow Tam "Operasyonluk" bir operasyon
Tam "Operasyonluk" bir operasyon Yazdır E-posta
Behiç KILIÇ   
Cuma, 01 Şubat 2008

Behiç KILIÇAdına "Ergenekon" denilmesi bile bu "Operasyona" çok derinliğine bakılmasını gerektiriyor...
Aydınlık Dergisi de böyle yapmış ve ortaya dergide yer alan çok ilginç satırlar çıkmış... Aydınlık yazıyor;

"Ergenekon operasyonu, Tekirdağ Cezaevi'nde tutuklu bulunan Engin adlı bir eroin kaçakçısının Tayyip Erdoğan'a yazdığı mektupla başladı. Bu şahıs derhal "Tanık Koruma Programı"na alındı ve yazdığı ihbar mektubu 20 sayfalık bir tutanağa dönüştürüldü. İhbar tutanağındaki suçlama özetle şöyleydi: Veli Küçük ve diğerleri, hükümeti devirme amacı güden bir gizli örgüt oluşturmuşlardı..."
AYDINLIK'ın dikkat çekici satırları, operasyonu duyuran gazete manşetleri ile başlıyor... "Taraf: "Kızılelma hoşaf oldu", Referans: "Veli Küçük'e büyük operasyon", Yeni Şafak: "Hiç bu kadar derine inilmedi", Hürriyet: "Ergenekon'a şafak operasyonu", Bugün: "Küçük Paşa'ya büyük baskın", Vakit: "Derin gözaltı", Zaman: "Ergenekon operasyonu", Sabah: "Devlet, derin devlete karşı", Evrensel: "Derin operasyon", Birgün: "Ortalık güzel koktu", Radikal: "Darbecilere operasyon", Milliyet: "Ergenekon'da 35 gözaltı", Posta: "Ergenekon'a darbe"...
Medyanın Fethullahçı, İkinci Cumhuriyetçi, Şeriatçı ve neoliberal solcu takımı ile holding medyası 23 Ocak 2008 günü aynı manşette buluştular."
Dergi de vurgu yapılıyor; "Ergenekon tezgahının nerelere vardırılmak istendiğine geçmeden önce bir başka çelişmeye dikkat çekelim. Malatya cinayetlerinin de arkasından tarikat evlerinde yatıp kalkan tetikçiler, fakat daha önemlisi yine polis bağlantısı ortaya çıkınca Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in çıkışı dikkat çekti. Bakan Şahin, "Bu Emniyetçiler'i soruşturmak lazım" dedi..."
İşte bu noktada satırlar son derece iddialı hale gelmeye başlıyor... Devam etmeden Orgeneral Büyükanıt'ın "Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetler'le ilişkilendirme çabaları geçmişte oldu şimdi de oldu..." sözlerini hatırlatalım... Komutan,TSK'ya karşı bir tavrı net olarak ortaya koyuyor...
AYDINLIK'taki değerlendirmeden devam edelim... "12 Mart ve 12 Eylül darbelerini yapan Gladyo çekirdeği o zamanlar Ordu içinde yuvalanmıştı. Turgut Özal'ın kendisine bağlı bir güvenlik gücü oluşturma planı, gladyonun yer değiştirmesinin de başlangıcı sayılabilir. Ama asıl değişiklik, İsmail Hakkı Karadayı'nın, ardından da Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun Genelkurmay Başkanlıkları döneminde oldu. Her iki komutanın da en önemli çabalarından biri, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı (ÖKK) ABD etkisinden kurtararak milli bir kuvvet haline getirme faaliyetiydi. ÖKK iç ve dış düşmana karşı savaşan bir merkez oldu. Bu değişikliğin en önemli kanıtını, karşı tarafın, ABD'nin 90'ların sonundan itibaren ÖKK'ya karşı yürüttüğü kampanyada buluyoruz. Kampanya, kamuoyunun önüne çeşitli türlü kod isimleriyle geldi. Hepsinin arasında çok hatırlanmayan ama bir o kadar da önemli olan ÖKK karargâhının genişletilmesi işinde yaratılan "yolsuzluk" suçlamalarını özel olarak vurgulamak gerekiyor. Bu operasyon, yurt savunmasında çok önemli yer tutan Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu tarafından başlatılan genişletme planına ağır darbe vurdu. Tabii Türk Silahlı Kuvvetleri, bu operasyona pabuç bırakacak değildi. ÖKK önce plan düzeyinde ardından da fiilen büyütüldü. Bu arada milli savunma önemli darbeler yemedi değil. Örneğin MGK'ya bağlı çalışan ve uzmanlığı psikolojik savaş olan Toplumla İlişkiler Başkanlığı, MGK'nın sivilleştirilmesiyle birlikte tasfiye edildi..."
Sözün özü, içeriye alınanlar Küçük'ler falan işin küçük tarafları, konu mankenleri...
AYDINLIK'ta çok ilginç satırlar var...
-----------
AÇIKLAMA: Sayın Altemur Kılıç'ın "Cadı avı" yazısında "1944 tabutluk" olaylarının anlattığı yazısından alıntılar yapmıştım. Bu yazıda "İstanbul Tophane Askeri Hapishanesi'nde bulunan asker sanıklar da şunlardı: Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Reha Oğuz Türkkan, Cemal Oğuz Öcal (Hıncal Uluç'un babası) Said Bilgiç..." satırları vardı... Değerli yazar Sayın Hıncal Uluç, bu satırlardaki yanlışlık için uyardı... Orada adı geçin "Cemal Oğuz Öcal" ile bir yakınlıkları bulunmadığını belirtti... Kendisinden özür dileyerek bu yanlışlığı düzeltiyoruz...

feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

  :: Türkiye bir lanetletin içindedir   :: Avrupa ve Biz...   :: Alafranga Avanaklık   :: Dışardan Gazel   :: İşte durumun özeti   :: Başarı nedir?   :: EXPO   :: Hukuk, ya da darbe...   :: Yılmaz ERDOĞAN aslında hiç de KOMİK değil!   :: Gerilimin faturası ekonomiye   :: Abdullah Gül'e yöneltilen 4 suçlama   :: Daha...   :: Armageddon   :: Ne oldum deme...   :: Bir cumhurbaşkanımız olsaydı...   :: EXPO 2015'i Milano yapacak   :: Mahkeme iddianameyi kabul etti   :: İlhan Selçuk hastaneye kaldırıldı   :: Alerji mevsimi başladı   :: Dolar yükselişte   :: Esnaf kapıya kilit vuruyor   :: Anayasa Mahkemesi toplandı   :: AKP'nin Hu-kukla Oyunu!   :: Sorunumuz Uluslararası...   :: Hain faşist   :: Ne yapmalı   :: Dönme Paradoksu!   :: Yağışlar geliyor   :: !!! TÜRBAN KAFANIZI DEĞİL BEYNİNİZİ KAPATMIŞ !!!   :: Dolar 1,30 YTLyi aştı

     
İLHAN SELÇUK
İlhan SELÇUK AKP-FETO Medyası Kafayı Yemiş... Laik Türkiye Cumhuriyeti ne durumda diye merak ediyorsanız, bir tek köşe yazısının başlığı bile sorunun yanıtı...
 
MUSTAFA BALBAY
Mustafa BALBAY Dik Çene Niçin Geldi? ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney 'nin genel duruşuna, konulara yaklaşımına bakınca, adını Türkçeye ş&ou...
 

SİZ'CE